Sektörler - Sakarya Şehir Hafızası

Türkiye ve Sakarya’da Sektör Analizi

Adapazarı Ovası:
Sakarya vadisinde ve sapanca gölünün şarkında 40 kilometre tul (uzunluk) 25: 30 kilometre arzında (genişlik) … bir ovadır. Ovanın şark-ı cenubunda Akyazı; kısm-ı şarkisine sarı çayırlar, merkezine Adapazarı, kısm-ı garbisine Gökçeören/ Gökçeviran ovası denilir. Sakarya, Mudurnu ve tevabileri (tabi) olan mebzul (bol) sulu çaylarla iska (sulamak) olduğundan gayet sulak ise de fazla suları akıtacak ve muntazaman taksim edecek cetvel (dere) ve kanallar mevcut olmadığından birçok mahalleri bataklık bir halde olduğu gibi bazı seneler Sakarya ve Mudurnu çaylarının fizanından (baskı, basınç) dolayı bataklıklar tezayüt (artma) ve mezurada (ekili) külliyetli hasar irat (verim, toplam) eder. Gökçeören gölünün etrafı kemalen bataklık ve sazlık ve kamışlıktır.

Ovanın havasını mutedil ve fusul (mevsim) erbaa tamamen cari ise de havası ağır ve ısıtmalıdır. Etrafı ormanlıklı dağlarla mahat (çevrili) olan ormanın toprağı gayet mümbit (verimli) ve kalın bir tabaka türab (toprak) nebatıyla mestur (örtülü) olduğundan hasılat-ı ziraatiyesi pek fazladır. Ormanın ekser tarafları vasi (geniş) dutluklarla kaplı olup ipekçilik müterakkidir. Birinci derecede tütün, patates, mısır ve sair hububat ve fasulye hasıl olur. Tabur ahalisi ve bilhassa kazları meşhurdur. Ova da Adapazarı kazasıyla yüz kadar köy mevcuttur.1

1 Tarihi Coğrafya Bakımından Az Bilinen Bir Kaynak: Anadolu istatistikî , İktisadî , Askerî , Coğrafya. (1.Cilt)

Türkiye’de İpekböcekçiliği

İpekböcekçiliği, genellikle küçük ölçekte yapılan ve tüm aile fertlerinin emeklerini değerlendiren, fazla yatırım gerektirmeyen, işletmelere 35-40 gün gibi kısa sürede ek gelir sağlayan ve yaratılan katma değer ile milli ekonomiye katkı sağlayan önemli bir tarımsal faaliyettir. Ancak, son 20 yıl içinde ipekböceği yetiştiriciliğinde ülke çapında önemli bir azalma olmuştur. İpekböceği yetiştirmede en önemli aşama yumurta üretimidir. İpekböceği yumurtaları yaygın olarak iki şekilde sınıflandırılmaktadır. Bunlar; damızlık ve ticari (hibrit) yumurtalardır. Türkiye kendi ipekböceği yumurtasını üretebilen, koza ve ipek üretimini mevcut saf hatlarını koruyarak bu materyallerden elde ettiği yumurtalardan sağlayan, dünyadaki sayılı ülkelerden biridir.

İpekböceği yetiştiriciliğinde önde gelen iller, Diyarbakır, Antalya, Bilecik, Ankara, Sakarya, İzmir, Aydın, Bolu, Muğla, Eskişehir, Bursa, Batman ve Hatay illeridir. Bu iller içerisinde tarihi ipek yolu üzerinde bulunan Bursa, ipek üretiminin ilk başladığı yıllardan beri önemli miktarda üretimin yapıldığı illerden biridir. 2013 yılı itibariyle Türkiye toplam 121 ton olan yaş koza üretiminin %65’ini; Diyarbakır (%39), Antalya (%16) ve Bilecik (%10) illeri oluşturmaktadır.

Marmara Bölgesi’nin en önemli yükseltisi olan Uludağ da Bursa sınırları içinde bulunmaktadır. Bursa, akarsu ağı bakımında zengin sayılabilir. İlin doğu kesimindeki sular Koca suya karışarak Sakarya’ya, batı yarısındaki sular ise Susurluk Çayına dökülürler. Uludağ’ın güneyinden doğup bu dağı yararak Bursa Ovasına açılan Nilüfer Çayı da Susurluk Çayına karışmaktadır. İl hudutları içinde yer alan İznik ve Uluabat, iki önemli tatlı su gölüdür. Marmara denizi kıyı şeridinde yer alan Bursa ilinde genellikle Akdeniz iklim tipi yaygın olup, yazlar kurak ve sıcak, kışları ılık ve yağışlıdır. Denizden uzaklaştıkça iç kısımlarda yarı karasal iklim görülmektedir.

Tablo 1: Yıllar İtibariyle Sakarya’da İpekböceği Yetiştiriciliği Yapan Hane ve Açılan Kutu Sayısı
Yıl Hane Sayısı Açılan Kutu Sayısı
2004 203 409
2005 191 402
2006 192 374
2007 167 402
2008 200 498
2009 210 444
2010 148 390
2011 134 296
2012 183 210
2013 108 309

Sakarya’da İpekböcekçiliği

Koru Deresi Mahallerinde 1990'lara kadar yaygın olan ipekböceği yetiştiriciliği, 2000'li yıllarda bitme noktasına gelmiştir. Son yıllarda komşu mahallelerde az da olsa ipekböceği üretimi yapıldığı görülmektedir. Geçmişte bölgede çok önemli bir ekonomik faaliyet olan ipekböceği yetiştiriciliği, köylülerin geçiminde önemli bir rol oynamaktaydı. Her evde mutlaka ipekböceği beslemek için dikilmiş dut bahçeleri bulunurdu.

80-90'lı yıllarda, Koru Deresi Mahallelerinde ipekböceği yetiştiriciliği çok yaygındı ve hemen hemen her aile, evlerinin üst katlarında ya da özel böceklik denilen mekanlarda ipekböceği beslemeye çalışırdı. Bu 45 günlük yoğun süreç, köylüleri oldukça meşgul ederdi. İpekböceğinin evin içine girişi, köylüler için özel bir andı. Mayıs ayında, pazar çantalarından çıkarılan yumurtalar, özenle korunur ve takip edilirdi. Yumurtadan çıkan böcekler, önce un eleme aletlerinde beslenir, sonra büyükçe kaplara alınırdı. Böcekler büyüdükçe, daha fazla yer ve dut yaprağı ihtiyaç duyardı. Bir aylık gelişim döneminin sonunda, böcekler koza örmeye başlardı. Koza oluşumu tamamlandıktan sonra, zahmetli koza toplama işlemleri gerçekleştirilir ve ürün Geyve ya da Alifuatpaşa ‘ya satılırdı. Geçmişte köylüye önemli bir gelir getiren ipekböceği yetiştiriciliği, günümüzde artık bölgede yapılmamaktadır.


Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık Sektörü

Türkiye'de ekonomi dönemsel özellikler göstermektedir. Türkiye sık aralıklarla ekonomik krizlerin yaşanmasına rağmen büyüyen bir ekonomiye sahiptir. Kırsal ve kentsel alanlar ve ekonominin değişik sektörleri arasında gelir dağılımı ve kendine yeterlik bakımından büyük eşitsizlikler mevcut olmakla beraber, artan bir nüfusa sahiptir. Ayrıca özellikle tarım sektörü ve kırsal alanlarda belirgin idari eksiklik ve aşırı tüketim sorunlarına rağmen zengin doğal kaynakları bulunmaktadır.

Türkiye'de tarım ve hayvancılık ekonomisi incelendiğinde; aile fertlerinin ücretsiz olarak istihdam edildiği küçük, yarı-geçimlik ve karışık üretim yapan aile çiftlikleri büyük ölçüde kayıt dışı ekonomide çalışmaktadırlar. Bu koşullarda çalışanlar nüfusun oldukça büyük bir kısmını oluşturduklarından, bu kesimin istihdamla ilgili verdikleri bilgiler (örneğin kendilerini çalışıyor ya da çalışmıyor olarak deklare etmeleri) özellikle de kırsal kadın işgücü istatistiklerini önemli ölçüde etkilemektedir.

Türkiye' de mali destek ve hizmetler çiftlikler ve tarım işletmeleri üzerine yoğunlaşmıştır. Temel destek türleri hükümetin doğrudan ödemeleri ve banka kredileridir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarım ve kırsal kalkınma desteklerinin ödemelerinden sorumludur. Hazine Müsteşarlığı tarım sektörü için Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu aracılığıyla tarım satış kooperatiflerine yönelik sübvansiyonlu krediler vermekte ve tarım sigortası prim desteği ve ihracat sübvansiyonları destekleri sunmaktadır. Bankalar; kırsal alanlarda tarım sektörü için başlıca kredi tedarikçileridir.

Sakarya'da Tarım ve Hayvancılık

1- Hayvancılık – Kırmızı Et Sektörü

Sakarya'da hayvancılık iki alt sektör olarak incelendiği için Türkiye analizlerinde de beyaz et ve kırmızı et sektörü ayrı ayrı incelenmiştir. Bunun sebebi et tavukçuluğunun Sakarya'da endüstriyel bir sektör olarak Türkiye ekonomisi içerisinde önemli bir yer işgal ederken, kırmızı et hayvancılığında görülen gerilemedir.

Kırmızı et hayvancılığı, kırsal alandaki işsizliğin azaltılarak köyden kente göçün önlenmesinin yanı sıra ülkedeki kalkınmanın dengeli olarak gerçekleştirilerek ferahın arttırılması, et, süt, deri, kozmetik, ilaç vb. diğer alt sektörlere hammadde temin edilmesi gibi önemli bir yere sahiptir. Ayrıca hayvan gübreleri bitkisel üretimde, toprağın fiziksel yapısını iyileştirme ve verimliliğini arttırmada kullanılmaktadır. Hayvancılık, tarım işletmelerinde özellikle bitkisel üretim faaliyetlerinin olmadığı kış döneminde, işletmedeki boş işgücünün değerlendirilmesine imkân tanımaktadır. Bitkisel üretimin iklim koşullarına bağlılığı nedeniyle, hayvancılık tarım işletmeleri için ek gelir kaynağıdır.

TÜİK'in verilerine göre 2013 yılsonu itibarı ile 53 milyon baş üzerinde olan büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısı 2014 yılında %5 artışla 55,7 milyon seviyesine ulaşmıştır. Büyükbaş hayvan sayısında %1,9 düşüş; küçükbaş hayvan sayısı ise %7,7 oranında artış gözlenmiştir. 2


2 Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü 2015

2- Kanatlı Et ve Yumurta Sektörü

Kanatlı Hayvan grubuna hobi veya ticari amaçla yetiştirilen tavuk, hindi, kaz, ördek, devekuşu, keklik, sülün ve bıldırcın gibi çeşitli kanatlı türler girmektedir. Bunlardan ekonomik değeri daha yüksek olan tavuk, eti ve yumurtası için yaygınca yetiştirilmekte ve tüketilmektedir.

Dünya genelinde ve ülkemizde yumurta ve etlik piliç üretimi gibi aslında her biri kendi başına bir sektör sayılabilecek alanların geliştiği görülmektedir. Bu üretim aynı zamanda yem sanayi, kafes, suluk ve yemlik gibi araç ve gereç yapımı, aşı ve ilaç sanayi ve gıda sanayinin gelişmesine de katkı sağlamaktadır. Beyaz etin daha pahalı konumdaki kırmızı et yerine ikame edilebilmesi ise özellikle dünya genelinde nüfusu daha fazla olan dar gelirli ailelerin protein gereksinimlerini karşılamada önem arz etmektedir.


Sakarya'da Tarımsal Teşvik ve Destekler

Avrupa Birliği(AB) tarafından sağlanan katılım öncesi mali yardımlar kapsamında; tarım, gıda ve hayvancılık alanlarında üreticilerin kullanımına tahsis edilen hibe destekleri IPARD adı altında verilmektedir. Bu program kapsamında 42 il AB desteklerinden çağrılar ile faydalanmaktadır. Sakarya IPARD kapsamında değildir. Ancak; Sakarya'da devletin verdiği destek ve teşvikler 2003 yılından bu yana 5 kat artarak 133.199.021 TL olarak 2013 yılında gerçekleşmiştir. Bu desteklerin yıllar bazında miktarları aşağıdaki Şekil 10 de verilmektedir. 3

3 Sakarya İl Müdürlüğü 2015

Türkiye'de Tarım Sektörü

Türkiye genel olarak dağlık bir arazi yapısına sahiptir. Türkiye’de arazilerin %55,9’u 1.000 m’nin üstünde yükseltiye ve %62,5’i %15’ten daha fazla eğime sahiptir. Hâkim rüzgârların ve bunların getirdiği deniz etkisinin altında olsa da kuzeydeki ve güneydeki sıradağlar nedeniyle Türkiye’nin iklim özellikleri ile yeryüzü şekli özellikleri arasında sıkı bir bağ vardır.

2002 yılında 3,7 milyar dolar olan tarım ürünleri (1-24. fasıllar arası) ihracatımız aradan geçen 10 yıllık süre zarfında, 2012 yılında, 15,2 milyar dolara çıkmıştır. 2020 yılında ise ihracat, yaşanan Covid-19 salgınının olumsuz etkilerine rağmen, bir önceki yıla nazaran %4,9 artarak yaklaşık 20,7 milyar dolar seviyesine yükselmiş ve tarım ürünleri ihracatımız ilk kez 20 milyar dolar seviyesinin üzerine çıkmıştır. 2022 yılında ise ihracat yaklaşık 30 milyar dolar olarak gerçekleşerek Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Ülkemiz tarım ürünleri ihracatında fındık mamulleri, kuru meyveler, unlu mamuller, şekerli ve kakaolu mamuller, tütün ve tütün mamulleri, bitkisel yağlar ile yaş meyve ve sebzeler yüksek seviyelerdeki ihracat gerçekleşmeleri ile ön plana çıkmaktadır.

Sakarya’da Tarım Sektörü

Bölge; verimli toprakları, elverişli iklim koşulları ve tarım tekniklerindeki gelişmeler sayesinde çeşitli tahıl, meyve ve sebze türlerinin yetiştirilmesine oldukça uygun bir coğrafyaya sahiptir. Başlıca tarım ürünleri arasında buğday, mısır, ayçiçeği, patates, soğan, domates, elma, armut, kiraz ve fındık yer almaktadır.

Sakarya'nın tarım sektörü, yüksek verimlilik, modern teknoloji kullanımı ve nitelikli işgücü sayesinde bölgenin ekonomik kalkınmasında önemli bir rol oynamaktadır. Bölgedeki çiftçiler, hem iç piyasaya hem de dış pazarlara yönelik üretim gerçekleştirmekte ve Türkiye'nin gıda güvenliğine önemli katkılar sağlamaktadır.


Türkiye’de Sebze ve Meyve Sektörü

Yaprakları, yumruları, kökleri, meyveleri veya tohumları; yaş ya da kurutulmuş olarak insan beslenmesinde tüketilen kültür bitkilerine sebze denir. Bunların kültürüne, yani tarımın yapılması ve pazarlanması işlerine de, sebzecilik adı verilir. Sebzeler, büyük bir çeşitlilik gösterir. Bu nedenle de birkaç grup altında toplanarak incelenir.

    1- Yumrusu yenilen sebzeler: Patates, soğan, sarımsak ve hayvan pancarı gibi.
    2- Yaprağı yenen sebzeler: Lahana, enginar, kereviz, marul, ıspanak, pırasa, karnabahar vb. sebzeler.
    3- Meyvesi yenen sebzeler: Kavun, karpuz, kabar, salatalık, patlıcan, bamya, domates ve biber gibi.
    4- Baklagiller Fasulye, bezelye, bakla ve mercimek gibi.


Sebze tarımı, yeryüzünde geniş bir coğrafi dağılış gösterir. Bugün ekvatordan 60° ile 65º kuzey ve güney paralellerine kadar her ülkede az çok sebze tarımı yapılmaktadır. Coğrafi konumunun uygun oluşu ve değişik bölgelerinde, birçok farklı iklim tipi görülmesi ile Türkiye, Dünyanın sebze tarımına en uygun ülkeleri arasında yer alır. Bu nedenle de yurdumuzun hemen her bölgesinde farklı sebze türleri yetiştirilir. Yurdumuzda sebze tarımında üretim fazlalığı yönünden, Akdeniz Bölgesi, Marmara Bölgesi ve Ege Bölgesi ilk sırayı paylaşırlar.

Sakarya’da Sebze ve Meyve Sektörü

Her ilçede sebze üretimi yapılmakla birlikte Pamukova, Geyve, Adapazarı, Söğütlü ve Hendek İlçesi ticarî anlamda sebzeciliğin sürdürüldüğü yerlerdir. Bu ilçeler büyük tüketim merkezlerine yakınlıklarının da avantajını kullanmakta, iç tüketimin yanında il dışı talepleri de karşılamaya yönelik bir sebzecilik çalışması içindedirler. 4

Bu ilçeler öncelikli olmak üzere il genelinde tarla sebzeciliği yanında örtü altı sebzecilik de yapılmaktadır. Ancak, genel ekonomik durumun etkisinde kalan girdi maliyetleri ile ürün fiyatları dengesindeki bozulma nedeni ile örtü altı sebzecilikte durgunluk süreci yaşanmaktadır. Sebze üretiminde yüksek verim seviyeli hibrit (melez) tohumluklar kullanılmaktadır. İlde ticarî amaçlı tarla sebzeciliği yapılan toplam alan 10.898 hektar olup, ayrıca meyve bahçelerinde ara ziraat olarak da sebzecilik faaliyetleri sürdürülmektedir. Birim alandan yüksek gelir elde etmenin diğer yolu olan tarla sebzeciliği, bölgede son yıllarda giderek yaygınlaşmaktadır. Bu konunun geliştirilmesi için de çalışmalar yapılmaktadır. İl sebze üretim değerinin ilçeler üzerinden dağılımı incelendiğinde %37,3 ile Merkez ilçe ilk sırada yer almakta, bunu % 23,2 seviye ile Geyve ve %20,4 ile Pamukova İlçeleri takip etmektedir. Kaynarca ve Hendek İlçelerinde sebzeciliğin önemli olduğu ilçelerdendir. 5

Özellikle Pamukova İlçesinde yaygın bir şekilde kışlık ve yazlık olarak yetiştiriciliği yapılan kuru soğan ekilişlerinde son yıllardaki maliyet artışları ve aşırı yağışların etkisiyle düşmeler olmuştur. Adapazarı’na ilk olarak 1926 yılında Almanya’dan getirilen patates türleri üretiminde başarılı olunamamış, 1935 yılında bölgeye özgü patates türleri geliştirilmiştir. Tarla bitkileri arasında patates ekimi giderek önemini kaybetmektedir. Daha çok erkenci çeşitlerin tercih edildiği patates üretiminde son yıllarda meydana gelen aşırı yağışlar nedeniyle ekim alanları ve üretimde düşmeler olmuştur.

Sakarya ilinde yaygın olarak üretimi yapılan ve tanınan kestane kabağı yanında son yıllarda sakız kabağı ve çekirdek kabağı yetiştiriciliği oldukça önem kazanmış durumdadır. Kabak çekirdeği üretimi özellikle Merkez, Kaynarca ve Söğütlü ilçelerinde yoğun olarak yetiştirilmektedir. 2005 yılında toplam 15.875 da alanda çekirdek kabağı ekilmiş, 2.303 ton ürün alınmıştır. Kabak dışında sarımsak, bakla, bezelye ve soya üretimleri de yapılmaktadır. Sarımsak üretimi özellikle Merkez, Karasu, Hendek, Kaynarca ilçelerinde yapılmaktadır. Bakla üretimi Geyve ve Hendek ilçelerinde yapılmaktadır. Önceki yıllarda Karapürçek az da olsa üretime katılmıştır. 2002 yılına kadar Hendek’te üretilen bezelye bu yıldan sonra Pamukova ve Ferizli’de de üretilmiştir. 1992 yılında Karapürçek’te çok az üretim olmuştur.

4 Sakarya Tarım Master Planı, 2006.
5 Sakarya Tarım Faaliyet Raporu, 2004

Su Ürünleri Sektörü

Türkiye'nin üç tarafının denizlerle çevrili olmasına, ırmakları, doğal ve yapay gölleriyle 26,2 milyon hektarlık su yüzeyi bulunmasına rağmen, balıkçılık sektörünün GSMH içindeki payı yalnızca % 0,40 ve toplam tarımsal üretimin içindeki payı %3,5 değerlerindedir.

Sakarya' nın Karadeniz kıyısı ve Sakarya Nehri'ne sahip olması nedeniyle su ürünleri başlığı altında Sakarya'nın durumunu doğru anlayabilmek için Türkiye'de su ürünleri sektörü de incelenecektir. Ayrıca, Türkiye'nin 1996 yılında imzaladığı Soyu Tehlikede Olan Türlerin Ticaretine Yönelik Uluslararası Sözleşme (CITES)'si kapsamına 2005 yılında alınan Mersin Balıkları ‘nın Sakarya nehrinde yetişmesi de bu değerlendirmeyi yapma ihtiyacı doğurmuştur. 6


Sakarya, Karadeniz bölgesine yakın konumu nedeniyle deniz balıkçılığı ve yetiştiriciliği açısından avantajlı bir konumdadır. Özellikle levrek, çipura, alabalık ve midye yetiştiriciliği yapılmaktadır. Sakarya Nehri ve çevresindeki baraj gölleri, iç su balıkçılığı ve yetiştiriciliği için elverişli ortamlar sunmaktadır. Sazan, turna, yayın, sazan, kamış balığı gibi türler yetiştirilmektedir. Bölgede profesyonel balıkçılık faaliyetleri yanı sıra, küçük ölçekli aile işletmesi şeklinde de su ürünleri üretimi yapılmaktadır. Sakarya'daki su ürünleri işleme tesisleri, balık ağları ve diğer ekipman imalatı gibi yan sanayi sektörleri de gelişmiştir. Yerel ve bölgesel pazarların yanı sıra, Sakarya'dan su ürünleri ihracatı da gerçekleştirilmektedir.

6 DPT Balıkçılık Özel İhtisas Komisyonu, 2007

Türkiye Dış Mekân Süs Bitkileri Sektörü

Bitkilerin süs bitkisi olarak kullanım amaçlı kültüre alınıp yetiştirilmesi çok eski tarihlere kadar uzanmasına karşın, dünyada süs bitkilerinin önemli bir sektör haline gelmesi 20. yüzyılın başında başlamış bir süreçtir. Ticari süs bitkisi yetiştiriciliği, ağırlıklı kesme çiçek olarak başlamış ve iç ve dış mekân süs bitkileri gibi faaliyet alanlarına doğru genişleyerek hızlı bir büyüme göstermiştir. 1970'li yıllar başta kesme çiçekler olmak üzere dünya süs bitkileri üretim ve ticaretinde dönüşümlerin başladığı yıllardır. Bu yıllardan sonra; başta İsrail olmak üzere, Güney Afrika, Kenya, Tayland ve Ekvator ve Türkiye gibi ülkeler iklim avantajlarını kullanarak ürettikleri ürünleri ihraç etmeye başlamışlardır. 1940'lı yıllarda İstanbul ve çevresinde başlayan süs bitkileri üretimi daha sonra Yalova çevresine yayılmış, 1975 yılı itibariyle İzmir'de, 1985’ten sonra da Antalya'da yaygınlaşmıştır. Türkiye'de süs bitkileri sektörü yüksek katma değer ve yüksek istihdam yaratan bir sektördür. Türkiye'de halen 28 ilde süs bitkileri üretimi yapılmaktadır. Üretimin en fazla yapıldığı iller ise sırasıyla İzmir, Sakarya, Antalya, Yalova, Bursa ve Isparta'dır.

Sakarya’da Dış Mekân Süs Bitkileri Sektörü

Uygun iklim ve toprak yapısı, bölgedeki uzun yıllara dayanan deneyim ve bilgi birikimi sayesinde Sakarya'da çok çeşitli dış mekân süs bitkileri yetiştirilmektedir. Başlıca üretilen türler arasında; çam, süs çamları, kızılçam, ardıç, ligustrum, taflan, servi, ormangülü, yucca, dracaena, palmet ve çeşitli ağaç ve çalı türleri yer almaktadır. Bölgedeki üreticiler, bitkilerin peyzaj mimarisinde, parklarda, bahçelerde ve cadde/sokak düzenlemelerinde yaygın kullanımına yönelik üretim yapmaktadır. Sakarya'daki dış mekân süs bitkileri üreticileri, iç piyasanın yanı sıra Avrupa ülkeleri başta olmak üzere çeşitli ülkelere de ihracat gerçekleştirilmektedir. Sektör, bölge ekonomisine önemli katkılar sağlarken, istihdam yaratma, ihracat geliri elde etme ve yüksek katma değer üretme gibi avantajlar da sunmaktadır. Sakarya'nın dış mekân süs bitkileri üretimindeki gelişimi, çevre düzenlemesi, peyzaj mimarisi ve yeşil alan çalışmalarına da yansımaktadır.


Türkiye’de Turizm Sektörü

Türkiye, sahip olduğu benzersiz doğal güzellikleri, tarihsel mirası ve kültürel zenginliği ile turizm sektörü için büyük bir potansiyele sahiptir. Ülkenin çeşitli bölgelerindeki göz alıcı manzaralar, antik kentler, plajlar ve dağlar, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti cezbetmektedir.


Turizm sektörü, Türkiye ekonomisi için önemli bir rol oynamaktadır. Sektör, doğrudan ve dolaylı olarak pek çok iş koluyla ilişkili olup, ülkenin istihdamına önemli katkılar sağlamaktadır. Ayrıca, turizm faaliyetleri sayesinde dış ticaret açığının azaltılması ve döviz girdisinin artırılması da mümkün olmaktadır.

Sakarya’da Turizm Sektörü

Sakarya bulunduğu coğrafi konum itibari ile turizm faaliyetleri açısından oldukça elverişli olanaklara sahiptir. Nemli iklim koşullarına bağlı olarak yağışın bol olması doğal ortamın (orman, göl, akarsu, şelale, yayla vb.) çeşitlilik arz etmesine neden olurken, Karadeniz’e kıyısı olan şehirde kıyı ve deniz turizmi de önem arz etmektedir. Sakarya ve yakın çevresinin tarih boyunca önemli medeniyetlere ev sahipliği yapması, tarihi ulaşım güzergâhları üzerinde yer alan ilçeleri ve de Balkan Yarımadası, Kafkasya ve Karadeniz Bölgesi’nden gelen göçmenler ile yerli Manav kültürünün kattığı çeşitlilik kültür turizminin gelişmesine de katkıda bulunmuştur. Ayrıca şehrin jeolojik yapısının bir armağanı olarak sağlık turizmi de (kaplıcalar) şehrin turizmine artı değer katan unsurlardan biridir. Sahip olduğu turizm çeşitlilikleri yanında Türkiye’nin nüfusu yoğun, sanayi ve hizmet şehirleri olan İstanbul’a yakın, Kocaeli’ne komşu olması da turizmin gelişmesinde önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca Türkiye’nin önemli şehirleri olan Ankara, Bursa, Eskişehir’e yakınlığı da Sakarya’nın turizm potansiyelini arttıran bir unsudur.

Başta Sapanca ve çevresi olmak üzere, dış turizmden de pay alıyor olsa da Sakarya’da iç turizm faaliyetleri yoğunluk arz etmektedir. Nitekim pasaport, vize, yabancı dil bilgisi ve döviz işlemleri gerektirmeyen iç turizmin, ekonomiye döviz getirici etkisi olmamakla birlikte, turizm yoluyla milli gelirin bölgeler arasında dengeli dağılımına önemli katkısı bulunmaktadır.

Sakarya turizminin öne çıkan turizm faaliyetlerinden biri ilin fiziki coğrafya özelliklerine bağlı olarak doğa turizmidir. Nitekim il topraklarının %34’ü dağlarla kaplıdır ve dağlar genellikle ilin güney kesimlerinde yoğunlaşmaktadır. Gerek sunduğu peyzaj güzellikleri gerekse ortam ve hava kalitesi açısından dağlık alanlar turist çeken alanların başında gelmektedir. Hendek, Akyazı ve Sapanca’nın güney kesimlerini kaplayan Samanlı Dağları ilin önemli rekreasyon alanlarına ev sahipliği yapmakla birlikte ilin en yüksek noktası 1543 metre yükseklikte Keremali Dağı da burada yer almaktadır.


Türkiye’de Maden Sektörü

Türkiye'deki maden sektörü, ekonomik kalkınma ve istihdam açısından kritik bir role sahiptir. Madencilik faaliyetleri, ülkenin endüstriyel ihtiyaçlarını karşılamakla birlikte, ihracat gelirlerinin de önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Ayrıca, sektör, nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine de katkı sağlamaktadır. Ülkenin çeşitli bölgelerinde çok sayıda farklı türde maden yatakları bulunmaktadır.


Ülkede çıkarılan başlıca madenler arasında krom, bor, linyit, mermer, bakır, demir, altın ve gümüş yer almaktadır. Krom, Türkiye'nin en önemli madenlerinden biridir ve dünya rezervlerinin önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Bor, Türkiye'nin diğer önemli bir madensel kaynağıdır ve elektrik, seramik, cam ve tarım sektörlerinde kullanılmaktadır.

Linyit, ülkenin önemli enerji kaynaklarından biridir ve elektrik üretiminde kullanılmaktadır. Mermer ise inşaat ve mobilya sektörleri için önemli bir hammadde kaynağıdır. Bakır, demir, altın ve gümüş gibi madenler de Türkiye'nin diğer önemli maden kaynakları arasında yer almaktadır.

Sakarya’da Maden Sektörü

Başlıca çıkarılan madenler arasında kömür, kil, kireçtaşı, talk, andezit ve mermer yer almaktadır. Kömür, bölgenin en önemli maden kaynağı olup, özellikle termik santrallerde kullanılmaktadır. Kil ve kireçtaşı, inşaat sektörüne hammadde sağlarken, talk ve andezit endüstriyel kullanım alanları bulmaktadır. Mermer ise, yapı malzemesi olarak yaygın şekilde değerlendirilmektedir.

Bu madenlerin çıkarılması ve işlenmesi, bölge ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır. Madencilik faaliyetleri, istihdam olanakları yaratarak yerel halkın refahına katkı sunmaktadır. Ayrıca, ihracat potansiyeli sayesinde, Sakarya'nın dış ticaret dengesine de olumlu etkiler yapmaktadır.

Karasu-Çamdağ’da demirle ilgili yapılan çalışmalarda Ferizli-Akçukur-Yassıgeçit demir sahası tespit edilmiş olup, sahada çok sayıda zuhur bulunmaktadır. Yine Karasu-Çamdağ’da kurşun-çinko-bakırla ilgili 30 km2 ’lik bir alanda 1/10.000 ölçekli detay harita yapılmış ve ekonomik olabilecek bir cevherleşme gözlenmemiştir. Çamdağ bölgesi Pb-Zn bakımından önemli olup, mevcut potansiyelin ortaya çıkarılması gerekmektedir.

Metalik maden ve endüstriyel hammadde kaynakları dışında il dahilinde bilinen jeotermal alanlar Kuzuluk, Taraklı ve Geyve sahalarıdır. Kuzuluk jeotermal alanında 60- 84ºC sıcaklığa sahip akışkanın debisi 293 lt/sn olarak tespit edilmiş ve 56.5 MWt termal güce sahip jeotermal enerji ülke ekonomisine kazandırılmıştır.


Türkiye'de Sanayi Sektörü

Özellikle coğrafi konumu, ulaşım altyapısı ve doğal kaynakları sayesinde, sanayi yatırımları için cazip bir merkez haline gelmiştir. Sakarya’nın sanayi profili, otomotivden metal sanayisine, gıda üretiminden inşaat sektörüne kadar geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.

İl genelinde özellikle otomotiv sanayi öne çıkmaktadır. Sakarya, Türkiye’nin önde gelen otomotiv üretim merkezlerinden biridir ve burada birçok markanın fabrikası bulunmaktadır. Özellikle Toyota, Otokar ve Türk Traktör gibi büyük yerli firmaların fabrikaları burada bulunmaktadır. Bu durum, bölgenin ekonomik büyümesine büyük katkı sağlamakta ve istihdam olanaklarını artırmaktadır. Ayrıca, sanayiye yönelik altyapı yatırımları ve teşvikler, Sakarya’yı sanayi yatırımları için daha da cazip hale getirmektedir. Özellikle yerel inovasyon ve Ar-Ge faaliyetleri ile desteklenmektedir. Şehirdeki üniversiteler ve araştırma merkezleri, sanayi ile iş birliği içinde çalışarak, yenilikçi çözümler ve teknolojiler geliştirmekte, böylece üretimin verimliliğini artırmaktadır.



Türkiye'de Eğitim Sektörü

Sakarya, eğitim altyapısı açısından son yıllarda önemli yatırımlar almıştır. İlde ilkokuldan üniversiteye kadar geniş bir yelpazede eğitim hizmeti sunulmaktadır. Sakarya’da 2024 itibariyle yaklaşık 200 bin öğrenci ve 10 bin öğretmen bulunmaktadır. Sakarya Üniversitesi ve Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, ilin yükseköğretim alanındaki önemli kurumlarıdır ve binlerce öğrenciye eğitim vermektedir.

Sakarya’da ilkokul ve ortaokul düzeyinde eğitim veren birçok devlet ve özel okul bulunmaktadır. Eğitimde fırsat eşitliği sağlamak amacıyla kırsal bölgelerdeki okullara da yatırım yapılmış ve bu okulların fiziki koşulları iyileştirilmiştir. İl genelindeki okullarda teknoloji destekli eğitim yöntemleri kullanılmakta ve öğrencilere çağın gereksinimlerine uygun eğitim verilmektedir.Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, ilin yükseköğretim alanındaki önemli kurumlarıdır ve binlerce öğrenciye eğitim vermektedir.


Sakarya’da eğitime erişim konusunda önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Okullaşma oranları yüksek olup, özellikle kız çocuklarının eğitime katılımı artırılmıştır. Ancak, eğitimde kalite konusunda bazı zorluklar bulunmaktadır. Öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi ve eğitim materyallerinin güncellenmesi gerekmektedir.

Sakarya’da eğitim sektörü, ilin gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır. Mevcut zorlukların üstesinden gelmek ve eğitimin kalitesini artırmak için atılacak adımlar, Sakarya’nın geleceği açısından kritik öneme sahiptir. Eğitimde sürdürülebilir ve yenilikçi politikaların uygulanması, Sakarya’nın eğitimde daha ileri bir seviyeye ulaşmasına katkı sağlayacaktır.


Türkiye'de Savunma ve Havacılık Sektörü

Sakarya, Türkiye’nin savunma sanayi yatırımlarına ev sahipliği yapmaktadır. ASELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ gibi büyük savunma sanayi şirketlerinin bazı üretim ve Ar-Ge faaliyetlerini Sakarya’da yürüttüğü bilinmektedir. Sakarya’da, savunma sanayi ile ilgili küçük ve orta ölçekli işletmelerin kümelendiği bir ekosistem bulunmaktadır. Bu kümelenme, yerel üretim kapasitesini ve inovasyonu artırmakta, sektörün gelişimine katkıda bulunmaktadır.

Sakarya, stratejik konumu ve gelişmiş ulaşım altyapısı ile lojistik açısından avantajlı bir konumdadır. İstanbul’a yakınlığı, karayolu ve demiryolu bağlantıları, havacılık ve savunma sanayi şirketleri için lojistik avantajlar sunmaktadır. Teknoparklar ve inovasyon merkezleri gibi yapılar, savunma sanayi ile ilgili Ar-Ge faaliyetlerini desteklemektedir. Bu merkezler, yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve ticari hale getirilmesi süreçlerinde önemli rol oynamaktadır.ve orta ölçekli işletmelerin kümelendiği bir ekosistem bulunmaktadır. Bu kümelenme, yerel üretim kapasitesini ve inovasyonu artırmakta, sektörün gelişimine katkıda bulunmaktadır.


Kaynakça

Kaynaklar
  • https://sakarya.ktb.gov.tr/
  • https://www.mta.gov.tr/v3.0/sayfalar/bilgimerkezi/maden_potansiyel_2010/Sakarya_Madenler.pdf
  • https://www.tarimorman.gov.tr/SGB/Belgeler/yayinlar/turkiyede_tarim.pdf
  • ,
  • Muhammet Kaçmaz, Sakarya’nın Turizm Özellikleri, ed. İkiel, Cercis. Sakarya’nın Fiziki, Beşerî ve İktisadi Coğrafya Özellikleri. Sakarya Üniversitesi, 2018.
  • Sakarya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü 2018 Yılı Faaliyet Özeti.
  • Sakarya Ticaret Borsası, “Sakarya’da Tarım ve Hayvancılık Sektör Analizi ve Öneriler Raporu” Projesi.
  • Şükran Işık, Sakarya’nın Tarım Coğrafyası. Yüksek Lisans Tezi, Sakarya, 2007.
  • Toprak Taşkaya, "Türkiye’de ipekböcekçiliği yapan işletmelerin sosyo-ekonomik yapısının belirlenmesi." TEPGE Yayın ,S.263 (2015).
  • Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği www.tobb.org.tr
  • Türkiye Tarım Sektörü Raporu 2013.
  • Ümran Şahan, & Şule Turhan (2020). Türkiye İpekböcekçiliğinde Kadının Rolü ve Önemi. Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 34(2), 325-335.