1870’lerden 1960’lara, Adapazarı’nın Göç ve Sanayi ile Şekillenen Hafıza Kartı: Doç. Dr. Oğuz Arı & Doç. Dr. C. O. Tütengil’in İzinde Bir Şehrin Anatomisi

Göç, Sanayi ve İntibak (1960)

1. Tarihsel Arka Plan: İlk Katmanlar (1870 – 1945)

Adapazarı’nın büyüme hikâyesi, tesadüfi bir yerleşim değil, tarihî bir iskân haritasıdır.

 1870 ve Sonrası: Kafkasya ve Balkanlar’dan gelen göç dalgaları, şehrin ilk kozmopolit yapısını ve rekabetçi iktisadi ruhunu oluşturdu.
Birinci Dünya Savaşı Yılları: Tarıma dayalı sanayinin (un, şeker, kereste vb.) ilk tohumları bu dönemde atıldı.
Stratejik Konum: İstanbul’un hemen yanı başında, Anadolu’nun giriş kapısı olma özelliği, şehri bir “organik büyüme” merkezine dönüştürdü.

2. Büyük Dönüşüm: Nüfus Patlaması (1945 – 1965)

Şehir, sadece yirmi yıl içinde ani büyüme ile kabına sığamaz hale gelmiştir.

Rakamlarla Değişim: 1945’te 29.263 olan merkez nüfusu, 1965’te 85.579’a fırladı.

Nüfus Kaynakları: Göçlerin %53’ü Karadeniz kıyılarından, %15’i ise yurt dışından (özellikle Yugoslavya) gelen soydaşlarımızdan oluştu.

Profil: Şehre gelenlerin %91,5’i üretken yaştaki (18-49) erkeklerdi. Bu, Adapazarı’nın bir “emek ve üretim şehri” olduğunun tesciliydi.

3. Göçün Sosyolojisi: “İtiş” ve “Çekiş” (1960’lı Yıllar)

1960’larda yapılan anketler, göçün romantik bir arayış değil, ekonomik bir zaruret olduğunu kanıtladı:

Köyün İtişi: Köyde yaşayanların %83’ünün kendine ait geliri yoktu; mülkler ataerkil aileye aitti. Gençler özgürlük ve bağımsız gelir için şehre yöneldi.

Şehrin Çekişi: Sanayileşen Adapazarı, sadece iş değil; sinema, spor ve radyo gibi “modern hayatın parıltılarını” vaat ediyordu.

Hemşerilik Dayanışması: Şehirde hemşerilik dayanışması, özellikle iş bulma ve barınmada kurumsal yardımların önüne geçti.

4. Şehirleşmenin İnsani Yüzü: Aile ve İntibak

Araştırma, şehre alışmanın (intibak) en büyük anahtarının “Aile” olduğunu saptadı:

Çekirdek Aileye Geçiş: Köydeki kalabalık (9+ kişilik) aile yapısı, Adapazarı’na gelindiğinde %51 oranında 2-4 kişilik “çekirdek aile” yapısına dönüştü.

Kalıcılık: Ailesini yanına getiren işçilerin şehri terk etme oranı neredeyse sıfıra yaklaştı. İşçilerin %86’sı şehre geldiğinden beri işini hiç değiştirmedi.

Kültürel Değişim: Gazete okuma oranı %89’a çıktı; radyo, evin en başköşesine oturdu.

5. Geleceğin Planlanması: Bilimsel Şehircilik (İTÜ & İÜ İş Birliği)

1960’ların sonunda, Adapazarı artık sadece “gecekondu” veya “plansız büyüme” ile anılmak istemiyordu.

Disiplinlerarası Vizyon: Prof. K. Ahmet Arû önderliğinde, mimari ile sosyoloji birleşti.
Fiziksel Planlama: Şehrin yolları ve konut alanları belirlenirken, sosyologların sunduğu “işçi intibakı” ve “aile yapısı” verileri rehber kabul edildi.

Politika Önerisi: İşçinin “mevsimlik” değil, “kalıcı vatandaş” olarak görülmesi, yeni sanayi bölgelerinin bu insani temele göre inşa edilmesi kararlaştırıldı.

Adapazarı’nın hafızası; sadece binalardan değil, köyden kente valiziyle gelen bir işçinin azminden, küçülen bir ailenin modernleşme çabasından ve bilim insanlarının bu değişimi anlama gayretinden inşa edilmiştir.

Kaynakça:

ARI, Oğuz, TÜTENGİL C. O. (1967). Adapazarı’na göç ve çalışma hayatına intibak araştırması. İstanbul- Adapazarı: İstanbul Üniversitesi İktisat ve İçtimaiyat Enstitüsü Sakarya Sosyal Araştırma Merkezi (S.S.A.M.).