Serdivan
| Serdivan Kaymakamlığı | Göreve Başlama | Görevden Ayrılma |
| Tolga TOĞAN | 16.06.2026 | – |
| Ali CANDAN | 6.09.2021 | 16.06.2026 |
| Muhsin ÇATMADIM | 16.12.2016 | 6.06.2021 |
| Bekir DINKIRICI (Vekil) | 21.01.2016 | 15.12.2016 |
| R. Ş. | 10.09.2012 | 21.01.2016 |
| Fahri KESER | 1.09.2008 | 31.05.2012 |
Kaymakam Tolga TOĞAN
02 Eylül 1976 tarihinde Kayseri Pınarbaşı’nda doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ankara’da tamamladı. 1999 yılında Gazi Üniversitesi İ.İ.B.F. Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldu. Tolga TOĞAN evli ve bir çocuk babası olup iyi derecede İngilizce bilmektedir.
2000 yılında Mülki İdare Amirliği mesleğine girdi. Afyon-Başmakçı, Karabük- Ovacık Kaymakam vekilliklerinde bulundu. 9 ay süreyle dil eğitimi için İngiltere’de kaldı. Daha sonra sırasıyla Samsun-Ayvacık Kaymakamlığı, Erzurum-Tekman Kaymakamlığı, Tokat-Almus Kaymakamlığı, Nevşehir-Kozaklı Kaymakamlığı, Kilis Vali Yardımcılığı, Diyarbakır Bağlar Kaymakamlığı ve Vali Yardımcısı Vekilliği, Trabzon-Ortahisar Kaymakamlığı görevlerinde bulunan Toğan, Cumhurbaşkanlığı’nın 16.06.2026 tarihli ve 2026/148 sayılı atama kararnamesi ile Serdivan Kaymakamlığı görevine atanmıştır.
Kaymakam Ali Candan
1969 yılında Burdur ili Ağlasun İlçesinde doğdu. İlk, Orta ve Lise eğitimini Ağlasun´da tamamladıktan sonra 1986 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini kazandı. 1990 yılında Kamu Yönetimi Bölümünden mezun oldu. 1992 yılında Burdur Kaymakam Adayı olarak mesleğe başlayan Kaymakam Ali CANDAN evli ve 2 çocuk babasıdır.
1992 yılında Burdur Kaymakam Adayı olarak mesleğe başlayan Kaymakam Sayın Ali CANDAN 3 yıllık staj döneminden sonra; Rize Kalkandere Kaymakamlığı (1995-1997), Bayburt Demirözü Kaymakamlığı (1997-1999), Denizli Honaz Kaymakamlığı (1999-2003), Mardin Vali Yardımcılığı (2003-2006), Samsun Tekkeköy Kaymakamlığı (2006-2010), Afyon Sandıklı Kaymakamlığı (2010-2013), Kayseri Kocasinan Kaymakamlığı (2013-2017), Çanakkale Vali Yardımcılığı (2017-2019), Hatay Reyhanlı Kaymakamlığı (2019-2021) ve 19 Ağustos 2021 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2021/412 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Atama Kararnamesi ile Serdivan Kaymakamlığına atanarak, 06.09.2021 tarihinde göreve başlamıştır. Cumhurbaşkanlığı’nın 16.06.2026 tarihli ve 2026/148 sayılı atama kararnamesi ile Konya Selçuklu Kaymakamlığı görevine atanmıştır.
Osman ÇELİK | 2024-Devam Ediyor
1977 yılında Almanya’nın Oberhausen kasabasında doğdu. İlk, Orta ve Lise tahsilini Sakarya’da tamamladı. Sakarya Üniversitesi Elektrik-Elektronik Bölümü ve Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi Lisans eğitimlerini tamamladı. Sakarya Üniversitesi Mahalli İdareler ve Şehircilik Yüksek Lisans Programı’nı bitirdi.
Siyasi hayatına 1999 yılında Fazilet Partisi Serdivan Belde Teşkilatı’nda başladı. 14 Ağustos 2001 yılında AK Parti’nin kuruluşu ile birlikte AK Parti Serdivan Kurucu Gençlik Kolları Başkanlığı’na atandı.
2001-2004 yılları arasında Gençlik Kolları Başkanlığı görevini yürüttü. 2004 ile 2006 yılları arası Ana Kademe Teşkilat Başkanlığı, 2006 ile 2008 yılları arası Ana Kademe Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı görevlerinde bulundu. 23 Aralık 2008 tarihinde AK Parti Serdivan İlçe Başkanı olarak atandı. 2009 yılında yapılan 1. Olağan İlçe kongresi ile birlikte AK Parti Serdivan İlçe Başkanı olarak seçildi. 2009 ve 2017 yılları arası 3 dönem üst üste AK Parti Serdivan İlçe Başkanlığı görevlerinde bulundu.
AK Parti Sakarya İl Başkanlığı’nın 11 Mart 2018’de yapılan 6. Olağan İl kongresinde İl Demokrasi Hakem Kurulu Üyesi olarak seçildi. 27. ve 28. Dönem Sakarya Milletvekilliğine aday adayı oldu. 31 Mart 2019 yapılan Mahalli İdareler Yerel seçimlerinde Serdivan Belediye Başkanlığı’na aday adayı oldu. 2019 ve 2022 yılları arası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Belpaş A.Ş.’de 3 yıl Genel Müdürlük yaptı.
Müsiad Sakarya üyesi olan Çelik aynı zamanda Müsiad Sakarya Enerji Sektör Kurulu Başkanlığı görevini yürütmektedir. Sakarya Düşünce ve Dayanışma Platformu, Sakarya Rumeli Balkan Kültür ve Dayanışma Derneği ve Sakarya Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği üyesidir.
31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Serdivan Belediye Başkanı olarak seçilen Osman Çelik halen bu görevini yürütmekte olup evli ve üç çocuk babasıdır.
| Adı Soyadı | Göreve Başlama – Bitiş Tarihi |
| Yusuf ALEMDAR | 2009-2024 |
| Zeki TOÇOĞLU | 1999 – 2009 |
Bu sayfa Sakarya Üniversitesi’nin Valilik Makamına yazdığı 19.04.2021 tarihli 24890 sayılı yazıya istinaden yapılan ortak çalışma sonucu oluşturulmuştur.
Sakarya Valiliği İdare ve Denetim Müdürü Burhan AKDOĞAN ve personelinin yaptığı destek sonucunda 1960-2019 tarihleri arasında yapılan seçimlerde görev yapan muhtarların tabloları oluşturulmuştur. Geçmişte mahallelerine hizmet etmiş Serdivan Muhtarları (2019-1960) için tıklayınız.
| Mahalleler | Muhtarlar(2024) |
| 32 Evler | Yavuz Bozkurt |
| Arabacı Alanı | Erkan UZUNBOY |
| Aralık | Mustafa Karabaşoğlu |
| Aşağıdereköy | Aytekin AYVAZ |
| Bahçelievler | Göksel Yüksel |
| Beşevler | Ercan AÇIKGÖZ |
| Beşköprü | Abdullah Engin |
| Çubuklu | Recai Akcan |
| Dağyoncalı | Mustafa ERGÜL |
| Esentepe | Osman DURUŞ |
| Hamitabat | Erol ATMACA |
| İstiklal | Mustafa Gül |
| Cumhuriyet (Kazımpaşa) | Turgay Haldızoğlu |
| Kemalpaşa | Mehmet Halim Kuru |
| Kızılcıklı | İsmail KIR |
| Kuruçeşme | Ali MERAL |
| Köprübaşı | Fikret Can |
| Meşeli | Kemal Doğramacı |
| Orta Mah.(Yazlık) | Enver Hayrat |
| Reşadiye (Kazımpaşa) | Necmettin Kocaman |
| Selahiye | Yaşar Turhan |
| Uzunköy (Eceldere) | Ali Turhan |
| Vatan (Yazlık) | Hüseyin OK |
| Yukarıdereköy | Latif DÜDÜKÇÜ |
Serdivan ilçesinin kuzeyinde ve kuzeydoğusunda Adapazarı ilçesi, batısında Kocaeli ili, güneyinde Sapanca ilçesi ve Sapanca Gölü, doğusunda Arifiye ilçesi yer almaktadır. Serdivan ilçesi Adapazarı ovasının uç noktalarındaki tepeler üzerine kuruludur. İlçenin yüzölçümü 11.321 km² olup deniz seviyesinden yüksekliği 26 metredir.
Serdivan’ın 2.000 hektarlık kısmı orman ve yeşil alandır. Sakarya ili genelinde ormanlık sahanın genel yüzölçümüne oranı %44 civarında iken bu rakam Serdivan için oldukça düşüktür. Serdivan’ın orman ve yeşil alanı oranı %16,8’dir. Ormanların genel niteliği ise bozuk koru ve normal baltalık türündedir. Meşe türü ağaç ağırlıklı şekildedir. İlçede Karadeniz iklimi ve Ilıman iklim hakimdir. Ayrıca Sapanca Gölü’nün kıyılarının bir kısmı da Serdivan ilçesi sınırları içerisinde bulunmaktadır.
Kaynak
www.sakarya.gov.tr/serdivan (Erişim Tarihi: 23.11.2021).
www.serdivan.bel.tr/serdivanin-cografi-alani-4 (Erişim Tarihi: 23.11.2021).
| Okullar | Okul Sayısı |
| Anaokulu | 4 |
| İlkokul | 13 |
| Ortaokul | 11 |
| Lise | 11 |
| Üniversite | 2 |
| Okullar | Derslik Sayısı | Öğretmen | Öğrenci |
| Anaokulu | 34 | 75 | 990 |
| İlkokul | 253 | 306 | 5958 |
| Ortaokul | 175 | 311 | 4225 |
| Lise | 277 | 491 | 6474 |
Kaynak
www.meb.gov.tr (Erişim Tarihi: 23.11.2021).
İlçede genel olarak hem büyükbaş hayvancılık unsurları görülmektedir. Karasu’da 2019 itibari ile 4.476 sığır (kültür), 3.391 sığır (melez), 88 sığır (yerli), 84 manda olmak üzere toplam 8.039 süt sığırı ve 30 adet besi sığırı bulunmaktadır (Karaca, 2020: 6,7). Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı Sakarya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 2018 Faaliyet Raporuna göre ilçede Açık Sistem Yumurtacı Kanatlı İşletmeleri hususunda ise 30.000 kapasiteli 3 adet kümes bulunmaktadır. Ayrıca ilçede 125.798.400 kapasiteli kuluçkahaneler de bulunmaktadır. Bunların yanı sıra bizzat bakanlık tarafından Serdivan Dağyoncalı Göleti’ne balıklandırma projesi çerçevesinde hayli fazla sazan balığı türü bırakılmıştır.
Kaynak
Merve Karaca, Hendek İlçesi Süt Sığırcılığı İşletmelerinde Buzağılarda Yaşama Gücü İle İlgili Yönetsel Uygulamalar, Bursa Uludağ Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Bursa 2020.
Sakarya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü 2018 Faaliyet Raporu.
Serdivan Belediyesi’nin Logosu
Serdivan Belediyesi’nin logosunu incelemek gerekirse bu logonun, ilçenin doğal yapısını, tarihini ve gelişimini simgeleyen unsurlardan oluştuğu görülmektedir. Logodaki simgeler genel olarak Yaprak / Doğa Figürü, Tepe / Dağ Silueti, Su Unsuru / Dalga Çizgisi ve Güneş’tir. Bu görsellerin temsil ettiği düşünceler şu şekildedir. Yaprak, Serdivan’ın yeşil doğasını ve çevre duyarlılığını temsil eder. İlçenin doğayla iç içe yapısını ve yaşam kalitesini vurgular. Tepe, Serdivan’ın coğrafi yapısını simgeler. Özellikle bölgenin yüksek ve manzaralı alanlarına (örneğin Kırantepe çevresi) gönderme yapar. Su Unsuru, Sapanca Gölü’ne yakınlığı temsil eder. Suyun hayat, canlılık ve süreklilik anlamını yansıtır. Son olarak Güneş ise gelişim, umut ve geleceğe dönük vizyonu simgeler. Serdivan’ın hızla büyüyen ve gelişen bir ilçe olduğuna vurgu yapar.
Bu logonun üzerindeki simgelerin renklerine de baktığımızda : Yeşil, Doğa, çevre ve yaşam ; Mavi: Su, huzur ve güven, Sarı / Turuncu: Güneş, enerji ve dinamizmi temsil eder.
Genel olarak logo, doğayla uyumlu, gelişen ve modern bir Serdivan vizyonunu anlatır.
Osmanlı Döneminde SERDİVAN’da Nüfus
1781 yılında Dereköyü’nün nüfusu artmış ve köydeki hane sayısı 10’dan 60’a çıkmıştır. 19.yüzyılda Osmanlı Devleti’nin toprak kayıpları nedeniyle Balkanlar ve Kafkasya’dan Anadolu’ya yoğun göçler gerçekleşmiş, bu göçler Serdivan’ın nüfusunu da artırmıştır. 1895 yılında Serdivan’ın nüfusu yaklaşık 1200 kişiye ulaşmış, köyün yönetimi zorlaştığı için köyün dört mahalleye ayrılması önerilmiştir. Balkanlardan gelen göçmenlerin yerleştirilmesi sonucunda bölgede yeni yerleşim yerleri kurulmuştur. Bunlardan biri Hamidabad Köyü’dür. Karinabad’dan gelen muhacirler tarafından kurulmuş, daha sonra adı Reşadiye olmuştur. Diğeri ise Selahiye Köyü’dür. Aydos, Karinabad ve Şumnu’dan gelen muhacirler tarafından 1902 yılında kurulmuştur. Bu durum Serdivan’ın göçlerle büyüyen bir yerleşim olduğunu göstermektedir.
NÜFUS VE TEMETTUAT DEFTERLERİNDE SERDİVAN
1840’lı yıllar Serdivan ve çevresi için önemli verilere sahip olduğumuz yıllardır. Bu tarihlerde tutulan nüfus kayıtları ve temettuat defterleri yöre için önemli bilgiler vermektedir.
SERDİVAN Bölgesi Nüfus Defteri (1840)
Osmanlı Devleti’nin idarî, demografik ve ekonomik durumunu ortaya koymak amacıyla birçok genel ve özel anlamda çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalarda klasik dönem için büyük ölçüde tahrir defterlerinden yararlanılmıştır. Yapılması gereken de budur. Tahrir defterlerinde zikredilen dönem için çok detaylı bilgileri bulabilmek mümkündür. Bu defterler imparatorluğun geneli için bilgiler içerdiği gibi en küçük yerleşim birimi olan köy ve mezralar hakkında da çok teferruatlı bilgiler vermektedir. XIX. yüzyıl için ise Osmanlı Devleti’nin sosyo-ekonomik ve nüfus durumu ile birlikte idarî durumunu ortaya koymak için nüfus defterleri, salnameler ve temettüât defterleri başta olmak üzere özel amaçla tutulan birtakım defterlerden yararlanabilmekteyiz. Serdivan bölgesi için yapılan Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ndeki araştırmalarında bölge ile ilgili bir nüfus defterine rastanmıştır. 5-14 Mart 1840 tarihini taşıyan bu defterde tıpkı diğer bölgelerde de olduğu gibi sadece erkek nüfus sayılmıştı. Bu defterler sayesinde bölge ile ilgili önemli bilgilere ulaşabilmekteyiz.
1840 yılında Serdivan Bolu Eyaleti’ne bağlı olan Kocaeli Sancağı’ndaki Kaymas Kazası sınırları içerisindedir. Bu tarihte yapılan nüfus defterinde Serdivan, Pir-i Ahmed, İkizce ve Elmalı köylerinde yaşayan gayrimüslim reayanın nüfusları aynı defterde zikredilmiştir.
Serdivan Bölgesi’ne ait olan ve yöredeki gayrimüslim Osmanlı vatandaşlarının nüfusları
654 numaralı nüfus defterinde yer almaktadır.
Tanzimat’ın getirdiği bir süreç olan bu nüfus sayımında bölgedeki nüfus mahalle mahalle ayrılmış ve ilgili mahallede yaşayanlar fiziksel özellikleri, şöhretleri ve yaşları gibi nitelikleri ile nüfus defterinde yer bulmuştu.
Bu defterde kayıtlara geçen ilk mahalle “Serdivan Karyesi Bakkal oğlu Lagor Mahallesi Birinci” olarak kaydedilmişti. Bu defterde 61 kişi sayılmıştı. Bu kişilerin tamamının erkek olduğu gözardı edilmemelidir. Bu nedenle hemen hemen aynı sayıda olan kadın nüfusunun da düşünürsek bu mahalledeki nüfusun 120 civarında olduğunu söylemek hiç de yanlış olmayacaktır. Serdivan Karyesi Bakkal oğlu Lagor Mahallesi’nde sayılan erkek nüfusun nitelikleri, şöhreti ve yaşları şöyle sıralanmıştı:
1- Orta boylu kral bıyıklı Kara Çoban oğlu Yuvan veledi Kiryaki 35
2- Oğlu Sağır Dimitri veledi Yuvan 8
3- Diğer oğlu Sağır Anastas veledi Yuvan 6
4- Diğer oğlu Mihayil veledi Yuvan 1
5- Kısa boylu kara sakallı Hasme oğlu Aci Dimitri veledi İstimad 50
…
Görüldüğü gibi bu defterlerde kişi hakkında bilgi verilirken öncelikle fiziksel özellikleri ile ilgili bilgi verilmiştir. Daha sonrasında genellikle baba adı ve en son da bu kişinin yaşı yazılmıştır.
Defterde 13 mahalle zikredilmişti. Bu 13 mahallenin isimleri ve bu mahallelerde sayılan nüfus şöyle idi:
Serdivan Karyesi Bakkal oğlu Lagor Mahallesi Birinci (61 kişi)
Boyacı oğlu Çakır Mahallesi İkinci (87 kişi)
Serdivan Mahalle-i Şişman Panayot Mahallesi üçüncü (57 kişi)
Serdivan Mahalle-i Etmekci oğlu Beyatrani Mahallesi dördüncü (65 kişi)
Serdivan Hasme oğlu Mahallesi beşinci (64 kişi)
Serdivan Çorbacı oğlu Mahallesi Dotisma karyesi altıncı (59 kişi)
Serdivan tabi-i Kaza-i Kaymas Etmekçi oğlu Anastas Mahallesi yedinci (47 kişi)
Serdivan Papas oğlu Nikola Mahallesi sekizinci (62 kişi)
Serdivan Çiftlik-i Alcı Yorgani Mahallesi dokuzuncu (68 kişi)
Serdivan Kösbe oğlu Dimitri Mahallesi onuncu (81 kişi)
İkisce-i tabi Serdivan Bekot Karyesi (6 kişi)
Pir-i Ahmed Zımmiye tabi Kaza-i Kaymas defter-i nüfus (229 kişi)
Elmalı-i Zımmiye tabi kaza-i kaymas (90)
Bu defterde 976 erkek nüfus sayılmıştı. İkiyle çarpıldığında bu defteri kapsayan mahalde
2.000 civarında nüfus sayılmıştı.
1844-1845 Temettuatlarında SERDİVAN
1839 Tanzimat Fermanı’nın yayınlanmasından sonra, Osmanlı Devleti bünyesinde idarî, sosyal, malî ve kültürel alanda birçok yeni yapılanmaya gidilmişti. Yeni bir vergi düzeni ülkeye getirildi. Yeni bir mali sistem için, önce ülke kaynaklarının saptanması gerekiyordu. Rumeli’de,Anadolu’da, Adalar’da ve Arap vilayetlerinde bulunan, kentlerde, kasabalarda, bucaklarda ve köylerde, ev ev dolaşılarak sayımlar yapıldı. Bu verilere göre 1844 yılı vergileri toplandı. 1845 yılı için de tahmini vergi miktarları yazıldı. O günkü idarî, ekonomik ve malî ihtiyaçlar için düzenlenen bu defterlere Temettuat Defteri (gelir vergisi defteri) adı verildi. Osmanlı Devleti Maliye Nezareti’nin görevlendirdiği görevliler ve genellikle defterleri tutulan mahalle veya köylerin muhtarı, imamı, papazı, ileri gelenleri ile söz sahibi kişilerce defterler düzenlendi.
Tanzimat Fermanı’nın ilanından sonra 12 Ocak 1840 tarihli bir talimatname ile her yerde
muhassıllar gözetiminde ahalinin isim, şöhret, emlak, arazi ve hayvanlarının miktarı ile esnaf ve tüccarın yıllık kazançlarının yazılacağı defteler tutulması emredilmişti.Buradan anlaşıldığı kadarıyla temettuat tahrirleri vergi sayımı amacıyla yapılmıştır. 1844–1845 temettuat defterleri incelendiğinde Serdivan Bölgesinin, Bolu Eyaleti’ne bağlı Kocaeli Sancağı’na tabi Kaymas Kazası dâhilinde olduğu görülmektedir. Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde Serdivan’a ait 2 adet temettuat defteri bulunmaktadır. Bu defterler sayesinde 19. yüzyılın ortalarına doğru Serdivan’ın idari, zirai, hayvansal, ekonomik ve toplumsal yapısı, meslek grupları, nüfusu, din görevlileri ve eğitimi hakkında fikir yürütmek mümkündür.
Temettuat defterleri sancaklara göre düzenlenmiş; alt idari birim olarak kaza ve nahiyeler alınmıştır. Önce mahalle ardından aile reisleri, köy ve mezralara yer verilmiştir. Temettuatdefterlerinde genellikle her mahalle için bir defter düzenlenmiştir. Sayfanın üst kısmında sırayla eyalet-sancak-kaza adları kaydedildikten sonra defter bir şehre/kasabaya ait ise şehrin/kasabanın, ardından mahallenin adı yazılmıştır. Mahallesi olmayan küçük köylerde köyün
adı kaydedilmiştir.
Mesela:
“Bolu eyaleti hâvi olduğu kazalardan Kocaeli Sancağına mülhak Kaymas Kazasına tabi
Çubuklu Karyesinde mukim ahalinin emlak ve arazi ve temettuatının mikdarını mübeyyin
defterdir.” denilmektedir.
Temettuat tahrirlerinde hane reislerinin tüm gelir getiren vergiye tabi ve gelir getirmeyen
vergi alınmayan mülklerinin kayıt edildiğini görüyoruz. Gelir getiren ekilmiş tarla, bağ, bahçe, koru, orman, mağaza, dükkân, iskele, sefine tuzla, değirmen, ahır, sağmal hayvanlar, taşımacılık yapılan yük hayvanları miktar ve yıllık kazançlarıyla kaydedilmiştir. Gelir getirmeyen boz ve hali tarla, harap bağ-bahçe, harap değirmen kısır hayvanlar da miktarlarıyla beraber kayıt edilmiştir.
Temettuat defterlerinde sadece Müslüman ahalinin temettuları değil aynı zamanda Gayrimüslim tebaanın da temettuları verilmektedir. Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan 4180 numaralı temettuat defterinde, “Bolu Eyaleti havi olduğu kazalarından Kocaeli Sancağına mülhak Kaymas Kazasına tabi Rûmani Serdivan Karyesinde mukim reayanın110 emlak ve arazi ve temettuâtının mikdarına mübeyyin defteridir” denilerek bölgedeki gayrimüslim Rum tebaanın temettuları hakkında bilgiler verilmektedir.
Kaynakça:
İlçe Hastaneleri
-Sakarya Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Serdivan Ek Binası
-Sakarya Ağız Ve Diş Sağlığı Hastanesi
-Sakarya Toyotasa Acil Yardım Hastanesi
Aile Sağlığı Merkezleri
-Serdivan Aile Sağlığı Merkezi
-Arabacıalanı Aile Sağlığı Merkezi
-Bahçelievler Aile Sağlığı Merkezi
-Esentepe Aile Sağlığı Merkezi
-Kazımpaşa Aile Sağlığı Merkezi
-Kemalpaşa Aile Sağlığı Merkezi
-Otuzikievler Aile Sağlığı Merkezi
-Beşköprü Adem Sertatlı Aile Sağlığı Merkezi
-Yazlık Aile Sağlığı Merkezi
-Kemalpaşa 2 Nolu Aile Sağlığı Merkezi
-Kampüs Aile Sağlığı Merkezi
-Akova Aile Sağlığı Merkezi
-Vatan Aile Sağlığı Merkezi
Kaynak
sakaryaism.saglik.gov.tr/ (Erişim Tarihi: 23.11.2021).
Serdivan ilçesi sınırları içerisinde Sakarya Üniversitesi ve Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi bulunduğu için gençlik sporları fazlasıyla yapılmaktadır. Özellikle Serdivan Tepelerinde yamaç paraşütü, Offroad ve Oto Drag yarışları yapılmaktadır.
Gençlik ve Spor Bakanlığının verilerine göre Serdivan’da 1 adet spor salonu, 1 adet kapalı tenis kortu, 1 adet çim zeminli stat, 1 adet semt futbol sahası, 1 adet kürek kano tesisi ve 1 adet de kamp merkezi bulunmaktadır. Ayrıca Sakarya Beşköprü Spor, Sakarya Gençlik Merkezi Spor, Serdivan 1907 Spor, Serdivan Esentepe Göl Spor, Türasaş Sakarya Demirspor, Serdivanspor adları altında amatör futbol kulüpleri de bulunmaktadır.
Kaynak
www.tff.org (Erişim Tarihi: 23.11.2021)
Sakarya 2021 Tarımsal Rehberi raporuna göre başlıca türler olarak arpa, buğday, mısır (dane), yem bitkileri, yulaf ve fındık üretimi yapılmaktadır. İlçenin toplam tarım alanı 55.752 dır. İlçemizde ağırlıklı olarak tarla bitkileri, sebze, meyve ve fındık üretimi yapılmaktadır. İklimin ve arazinin uygun olduğu kesimlerde ve Sapanca gölü civarında meyve, sebze ve süs bitkisi yetiştiriciliği yapılmaktadır. Yine iklimin uygun olduğu mikro klima özelliği gösteren alanlarda ise 2. üretim de yapılabilmektedir.
Kaynak
www.serdivan.gov.tr/ekonomi (Erişim Tarihi: 23.11.2021).
www.tarimorman.gov.tr(Erişim Tarihi: 23.11.2021).
Serdivan’ın isminin kökeni hakkında net görüşler bulunmamaktadır. Serdivan ismi “Baş Divan” anlamına gelmekte olup; tarih boyunca “Sardovan”, “Sarıdoğan” ve “Sarduvan” gibi varyantlar kullanılmışsa da, Osmanlı dönemindeki idari işlevi gereği “Ser Divan” (Baş Divan) ifadesinin kullanılması ve “divan” teriminin yönetimsel bir alan olmasından türeyip bu ismin Serdivan’a dönüşmüş olması en kuvvetli ihtimaldir (Öztürk, 2018: 32).
Serdivan’ın yerleşim yeri olarak tarih sahnesinde yerini alması ilk olarak Bithinyalılar döneminde görülmektedir. Bulunduğu coğrafyanın uygunluğu sebebiyle ardından büyük yerleşimlerin görülmeyip Roma ve Bizans döneminde de insanların yaşadığı bilinmektedir (Narin, Konukçu, 2013: 18). Bizans sonrası dönemde ise Serdivan’da yerleşim bir süreliğine azalmıştır. Osmanlı Dönemi Gelişmeleri- Fetih Dönemi: Osmanlı devletinin kuruluşu safhasında Akça Koca tarafından günümüz Serdivan ve çevresi fethedilmiştir. Bu fetih aşaması esnasında Bizans İmparatoru Justinianus (527-565) tarafından MS 558-560 yıllarında yaptırılan ve günümüzde Beşköprü olarak bilinen tarihi yapının etrafında karargah kurulmuştur (Narin, Konukçu, 2013: 79).
- Rum Yerleşimi (Petrades): Fetih sonrasında, Osmanlı İmparatorluğu’nun 17. yüzyılda Teselya’dan getirdiği Rumların kurduğu bir köy bu alanda varlığını 20. yüzyıl başlarına kadar sürdürmüştür. Bu yerleşim “Petrades” ya da “Eskiköy” adıyla bilinmektedir.
- İlk Resmi Kayıtlar: Osmanlı’nın diğer dönemlerinde statüsü tartışılmaya açık olan Serdivan’ın yerleşim birimi olarak resmi kayıtlara geçmesi çok sonraki dönemlere denk gelmektedir. Serdivan Köyü, 1812’de Bolu Eyaleti’ne bağlı olan Kocaeli Sancağı’na bağlı Kaymas Kazasının alt birimi olarak zikredilmektedir (Öztürk, 2018: 31).
- 1840 Nüfus Sayımı: Kayıtlara geçtiği bu dönemlerinde bir Rum Köyü de olduğu belli olan Serdivan’da Tanzimat Dönemi’nden sonra 1840’da yapılan nüfus sayımında ahalisinin tümünün nesepleri de belirtilmiştir (Narin, Konukçu, 2013: 128,129).
- İlk Göç Dalgaları: 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, Osmanlı’nın çeşitli bölgelerinden başlayan göçler Serdivan’ın çehresini değiştirmiştir. 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında Bulgaristan ve Kafkasya’dan gelen muhacirler, sonrasında ise Bosna-Hersek’ten gelenler bölgeye yerleşmiştir. Balkan Savaşları dönemi de bölgeye fazla göç getirmiştir.
Birinci Dünya Savaşı Osmanlı Devleti için vahim sonuçlarla bitmiş bir savaş olmuştu. Bu savaş sonucunda 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi ile mağlup devletler arasında yer alan Osmanlı Devleti için bundan sonraki süreç hiç de bahar havasında geçmeyecekti. Yurdun savaş sonrasında elde kalan kısımları yer yer işgale başlanmıştı. Özellikle de 15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgali Anadolu için karanlık günlerin geldiğinin bir göstergesi gibiydi.
İşgallerden doğal olarak Serdivan’da nasibini almıştı. Yörede yerleşik olan Rumlar durumdan kendileri için pay çıkarmaya çalışıyorlardı. İşgal için gelen Yunan askerlerini de sevinçle karşılamışlardı. Sakarya bölgesinde önemli bir Rum azınlığına sahip olan Serdivan’dan eli silahlı Rum çeteleri türemişti. Bu çeteler Ermeniler gibi diğer çeteler genellikle birlikte hareket etmiş ve bölge insanına kan kusturmuştu. Halka zulmeden bu çetelerin hareket noktası sadece Serdivan bölgesi ile sınırlı kalmamış. Serdivan bölgesinde 1919-1921 yılları arasında yaşanan olayların kronolojik dökümü şu şekildedir:
Nisan 1919İngilizler bölgede bulunan gayrimüslimleri kolluyorlar ve her türlü hakkı kendilerinde görüyorlardı. Mülkiye Müfettişi Mehmed Emin Bey tarafından 28 Nisan 1919’da Dahiliye Nezareti’ne gönderilen raporda, İngilizlerin bu tavırları izah edilmiştir.
Temmuz 1920Milli Alay Kumandanı’nın yaveri, 15 Temmuz 1920 günü çıktığı keşif görevini Serdivan–Eşme–Ketenciler yolu ile Derbent’e gelerek tamamlamış ve Ketenciler bölgesindeki Ada Taburu’na ait bölüğün durumunu açıklığa kavuşturmuştur. Görünüşe göre, Bölük Kumandanı Hilmi Bey, İngiliz kuvvetlerini teşkil eden Hintlilerle savaşmadan geri çekilmiştir. Bu sebepten Milli Alay Kumandanı, bölük kumandanının görevden alınmasını ve cezalandırılmasını teklif etmiştir.
Ekim 1920Ekim 1920’de Adapazarı Tarafsız Nizam adı verilen bir yönetim kurulmuştu. Bu dönemde sırasıyla Sefer, Cezmi ve Telgrafçı Hayri Beyler kaymakam vekili olarak görev yapmışlardı.
- 9 Ekim 1920: Sabahı Arifiye civarında Rum ve Ermeni çeteleriyle müsademeye giren Kuvayı Milliye, Beşköprü ve Erenler tepesinde cehennemi bir ateşle karşılanmış ve 4 saat süren bir çatışmanın ardından Adapazarı’nı ele geçirmişlerdi.
- 10 Ekim 1920: Düşman ve çeteler Salahiye Köyü’nü basarak Sait’in eşi Sıdıka’yı öldürmüş, Şakir oğlu Mustafa, Ali oğlu İsmail ve Kulaksız oğlu Mustafa’yı tutsak olarak götürmüşlerdi.
Adapazarı civarında Aşağıdere Köyü’ne hile ile giren Rum eşkıya kendilerine karşı çıkan Mehmet Şah ile Ahmet ve Hasan adlarında çobanlık yapan baba oğlu öldürmüşler, köylülerin 1200 Lira paralarını almışlardı. Avadis, İstavri ve Yorgi Adapazarı ve İzmit yöresindeki Rum çete reislerinin başında gelmişlerdi.
Ocak 1921Yunan işgalinin arifesine rastlayan 1921 yılı başlarında Adapazarı’nda Kuva-yı Milliyeci bir kaymakam olan Ethem Şevki Bey bulunuyordu. Kendisi, mal müdürünün kazanın malî durumu hakkında verdiği rapor üzerine, T.B.M.M. Başkanlığına gönderdiği 5 Ocak 1921 tarihli raporunda Adapazarı Kazası’nın mülki ve askeri durumu hakkında geniş bilgi sunmuştu.
Mal Müdürünün 4 Ocak tarihli raporunda mali tablo şöyle özetlenmişti:Kazanın 30.000.000 milyonu aşkın yıllık geliri varken, mütarekeden sonra bu gelir çok düşmüştü. Bunun en büyük nedeni Adapazarı Kazası’nda, yani kasaba itibariyle gerek kazanç olsun gerekse arazi, emlak vergileri olsun büyük kısmını teşkil eden Ermeniler olduğu halde, hükümet mütarekeden sonra tüm Ermenileri tehcirden döner dönmez beş-altı milyon vergi bakayasından, yine 1920 yılı sonuna kadar tüm vergilerden muaf tutmuştu.
İkinci olarak Adapazarı Kazası’nın geçen yıl içinde geçirdiği felaketler, yani müteaddit işgallerde, hele Anzavur’un Abazalarla Ada’yı işgalinde maiyetindeki İzmit Mutasarrıfı İbrahim Hakkı Bey’in gayri meşru olarak belediye ve sair yerlerden topladığı 50.000 liradan başka, Abazalar bir insan kalabalığı halinde silahlı tehditle mal sandığına hücum ederek gerek halktan zorla alınıp mal sandığına emanet suretiyle gelir kaydedilen parayı, gerekse sene başına rastlaması nedeniyle tahsil edilebilir tüm vergileri altı günde toplayıp mal sandığından yirmi bin liradan fazla para almışlardı.
Üçüncü olarak Kuyayı Milliye’nin gitmesinden sonra Çark’ın öte yakası olan Aralık, Yazlık, Kuruçeşme, Kazımpaşa, Selahiye, Dereköy, Eceldere, Mahmudiye, Meşeli ve Serdivan civarlarına Abaza, Rum ve Ermenilerden oluşan çeteler geldiklerinden tahsili mümkün 1500 lirayı aşkın vergi bakayası toplanamıyor, üç aydan beri yöreye tahsildar gönderilemiyordu. Bu para asayişin sağlanmasıyla tahsil edilebilirdi.
Dördüncü olarak kasabanın Rum mahallelerinde 1000-1200 liralık tahsili mümkün vergi varsa da Rumların onda dokuzu Adapazarı’nda bulunmuyorlardı. Dolayısıyla bu miktar Rumların dönüşlerinden sonra toplanabilirdi.
Beşinci olarak, kazadan bağlantılar, kesilen ve kayden bakayasıyla 40.000 liralık kadar vergiyi ihtiva eden Hendek, Akyazı ve Karasu’nun genel gelirleri halen Geyve ve Düzce mal sandıkları adına toplanmaktadır. Bu gelirler kazanın genel masraflarına karşılık tutulduğundan maaşlar tedahüle kalmakta ve bütçe açık vermektedir. Kasabanın ve asayişin sağlandığı köylerin vergilerine gelince: Eski yıllarla karşılaştırılamaz. Geçen yıl genel gelirleri %90 derecesinde, eski yıllardan kalmış bakayalar hemen tümüyle tahsil edilmiştir.
Altıncı olarak, maliyenin hasılat-ı müteferrikası namıyla hesabı ihtiva eden, mesela burada oturan bazı yabancıların diğer yerlerdeki emlaklarının vergileri ve bilvasıta aşar bedelleri diğer sandıklar namına tahsil edilerek hayli para yatırılmakta ve maliye bundan yararlanmaktayken, mevcut durum nedeniyle bundan da mahrum kalınmıştır. Dairelerin hasılatına gelince: eskiden nüfus ve şeri’iyye ve adliye mahkemeleri, her biri biner lira hasılat getiren orman ve tapu gelirleriyle maaşlar tamamıyla ödenir ve mal sandığına fazla para bile yatırılırken, iki yıldır gelirler hiç mesabesinde olup maaşlar emval-i umumiye gelirlerinden ödenmektedir. Dolayısıyla kasaba ve Sapanca’da tahsil edilecek kısımdan başka, beş-altı bin liralık vergi bakayası varsa da, tahsili Rumların geri dönmelerine ve Serdivan Kolu’nun asayişinin sağlanmasına bağlıdır.
Mart 1921- 19 Mart 1921: Adapazarı’nın Çubuklu Köyü’nde bulunan Yunan kuvvetleri Gürgenhanlar ve Ambarcı köylerini basarak halka zulmetmişlerdi. Civar köylerden angarya suretiyle araba toplayıp Akmeşe’ye çekilmişlerdi. Fakat iki gün sonra haber alma teşkilatından alınan bir mektuptan anlaşıldığına göre Çubuklu, Selahiye ve Kazımpaşa’dan kısmi bir çekilme olmuş yalnız Akmeşe’deki hastane İzmit’e tahliye edilmişti.
- Çete Faaliyetleri: Serdivan-Karasu Rum çeteleri 44 haneli Yukarı Kirazca Köyü’nü yağmaladıktan sonra tamamen yakmışlar, Ali oğlu Arslan Süleyman Onbaşı’yı yaralamışlar, çekilirken Osman Beyoğlu Mehmet Ağa ile Hüseyin Ağa’nın ailesi Nuriye’yi birlikte götürmüşlerdi.
- 26 Mart 1921 Baskınları: Serdivan-Fındıklı-Ortaköy-Karasu Rum çeteleri ve Yunan askeri Beşköprü Köyü’nü basarak Şaban oğlu Yunus, Remzi oğlu Mehmet Çavuş, Hacı Tahir oğlu Tahir, Muhacir Mehmet Hacının eşi Fatma, Manav oğlu eşi Şerife, Mustafa Hoca, Ali oğlu Mehmet, Ethem Efendi oğlu Celal ve Molla Ahmet’in evlerini yakmışlar, eşyasını tahrip etmişlerdi.
- 26 Mart 1921 İşgali: Adapazarı ve Serdivan’da 26 Mart 1921 sabahı durum pek iyi sayılamazdı. Yoğun top sesleri kulakları tırmalarken, minarelerden de düşmanın yaklaşmakta olduğu duyuruluyordu. Ahalinin bir kısmı, Yunan zulmünü önceden bildikleri için yavaş yavaş bölgeyi terke başlamıştı. Hükümet Konağı önünde de toplananlar görülüyordu. Harun Hoca, halkın moralini zinde tutmak için sayıları 400 kadar olan hükümet konağı önündeki kalabalığa dua ettirmiş, elindeki sopalarla düşmana karşı koyma çağrısı yapmış ve Adapazarı’nın savunulmasını önermişti. Bu cesaretle Erenler Tepesi’ne koşan ahali, Serdivan tarafından Yunanlıların geldiğini görünce, şaşırmışlardı. Sabri Bey, bu çaresiz anda kararını verdi ve milisleri geri çekti. Son kurtuluş çaresi, Sakarya’nın doğusuna çekilmekti. Bu nedenle köprülere doğru gidildi. Yunanlılar, Kaçıyannis Bildirisi’nde de ifade edildiği gibi, kasabada güvenlik tedbirlerini aldılar. Anayolları kontrol edecek karakolları da ilgili yerlere kurdular.
- Askeri Durum: 26 Mart sabahı erkenden Sapanca, Arifiye ve Akmeşe-Kazımpaşa istikametlerinden taarruza başlayan Yunan kuvvetleri karşısında tutunamayan Adapazarı tarafsız idaresine bağlı kuvvetlerden bir kısmı Arifiye’de esir olmuş; diğer kuvvetlerin de mukavemet gösteremeyecekleri anlaşılmıştır. Bunun üzerine Miralay Nurettin Bey, Adapazarı Kaymakamı’na, icabında Trabzon ve Tavuklar köprülerinden Sakarya Nehri’nin doğusuna geçerek köprülerin tahribatına çalışılmasını emretmiştir. 41. Alayın 3. Taburu 1. Takım Kumandanı Mülazımevvel Mehmet Hulusi, İlimbey üzerinden yaptığı gözetleme sonucu saat 12.30’da Yunanlıların Serdivan sırtlarına mevzilendirildiği, bir topla Beşköprü’nün sağındaki tepeleri topçu ateşi ile dövmeye başladığını rapor etmiştir. Bu tepelerde (Erenler tepesi), Adapazarı tarafsız idaresine bağlı asayiş ve emniyetle görevli emniyet birlikleri mevzilenmişlerdi. 40 dakika kadar süren bir mukavemetten sonra bu birlikler dağılmış ve tarafsız idarenin başkanı olan Sabri Bey, bu birliklerin şehri terk etmeleri için emir vermişti. Yunan süvari ve piyadeleri Beşköprü sırtlarının bir kısmını işgal etmiş ve Adapazarı’na doğru hareketlerine devam etmişlerdir. Adapazarı’na yönelen kuvvetler, bir piyade alayı, bir topçu bataryası ve azınlıklardan meydana gelen 400-500 kişilik kuvvetten ibaretti. Yunan topçusu 13.15’ten itibaren Reşadiye tepelerini de dövmeye başlamıştı. İstanbul’da yayımlanan Vahdet gazetesi, Nisan 1921’de Kuva-yı Milliye’nin Adapazarı’nı geri aldığı ve Yunan Manisa Tümeni’ni bozguna uğratarak İzmit’e kadar geri çekilmeye zorladığını aktarmışsa da, Yunanlıların çekilirken Adapazarı-Sapanca-Derbent hattı ile Sapanca Gölü’nün kuzeyinde yer alan Serdivan, Salahiye, Kuruçeşme ve Kazımpaşa gibi yerleşimlerde gerçekleştirdiği yıkım ve katliamlardan haberdar olamamıştır.
- Geri Çekilme Belirtileri (5-20 Haziran): 5 Haziran 1921 sabahından itibaren Adapazarı–Serdivan yolu üzerinde çok sayıda muhacir kafilesinin İzmit istikametine doğru hareket ettiği görülmüştür. 20 Haziran 1921’de Adapazarı ovasında Kuyudil, Akarca ve Derbent gibi köylerin yandığı tespit edilmiş; Sapanca Gölü’nün kuzey ve güneyinde kara yolları ile demiryolunda yoğun bir sevkiyat yaşanmıştır. Yunan ordusu, mühimmat ve ağırlıklarıyla birlikte halktan gasp ettiği mal ve hayvanları da batıya taşımış, göç kafileleri giderek artmıştır. Söğütlü ve Serdivan’daki Yunan kuvvetleri İzmit yönüne çekilmeye başlamıştır. Keşif faaliyetlerinde düşmanın Söğütlü civarını düzensiz şekilde terk ettiği ve Serdivan sırtlarından İzmit’e doğru uzun ulaştırma kolları halinde çekildiği anlaşılmıştır.
- Kazım Bey’in Stratejisi: Haziran 1921’de İzmit ve Adapazarı bölgesinde Yunanlıların kuvveti muntazam bir fırka hâlinde bulunurken, Türk kuvvetleri sayıca az, teşkilât ve teçhizat bakımından yetersiz bir durumda idi. Kazım Bey kumandasındaki birlikler, kuvvetlerini olduğundan fazla göstermek suretiyle düşmanı aldatmaya çalışmış; basın yoluyla yayılan haberler ve sahte hazırlık faaliyetleri ile düşmanın dikkatini bölgede tutmuştur. Mayıs ayında karargâh Geyve’ye nakledilmiş, dağınık birlikler düzenlenerek altı piyade taburuna çıkarılmıştır. Haziran ortalarında düşmanda tereddüt görülmesi üzerine gece baskını ile taarruz kararı alınmıştır.
- 20-21 Haziran Hücumu: 20-21 Haziran gecesi Sakarya’nın muhtelif noktalarından sallarla geçen kuvvetler, ani bir hücumla düşman mevzilerini işgal etmiş; 21 Haziran sabahı Yunan kuvvetleri İzmit ve Seymen istikametlerine çekilmeye başlamıştır. Sakarya Bölge Komutanlığı’nın sevk ettiği baskın kolları 21 Haziran sabahı Adapazarı’na girmiş, ardından Sapanca ve çevresinde kontrol sağlanmıştır. Mürettep Kolordu Komutanlığı’nın emriyle kuvvetlerin büyük kısmı Sakarya’nın batısına geçirilmiş ve Serdivan sırtları ele geçirilmiştir. Aynı gün içinde bölgedeki Yunan kuvvetleri geri çekilmek zorunda kalmıştır.
- Kurtuluş Coşkusu: 21 Haziran 1921’de Adapazarı ve Serdivan’ın kurtuluşu dönemin basınında da yer bulmuş ve büyük sevinçle karşılanmıştır. Kuva-yı Milliye kumandanı Halit Molla da hatıralarında, Serdivan’ın işgalden kurtarılması sırasında düşmanın çekildiğini ve halkın büyük bir coşku yaşadığını ifade etmiştir. Ordumuzun Serdivan arazisini de kullanarak Yunan kuvvetlerini geri atması ve bozgun hâlinin hâkim olması neticesinde Serdivan Rumlar tarafından boşaltılmış, çevre köyler Yunan zulmünden kurtulmanın sevincini yaşamıştır.
- Takip ve İzmit’in Kurtuluşu: Türk kuvvetleri süratle takibe geçmiş, 24 Haziran’da İzmit’e girilmiş; ancak düşmanın denizden ve karadan aldığı takviyelerle yaptığı karşı taarruz neticesinde birlikler bir müddet geri çekilmek zorunda kalmıştır. Bunun üzerine ikinci bir taarruz hazırlanmış ve 26-27 Haziran’da yeniden hücuma geçilmiştir. Bu harekât sonucunda düşman 27/28 Haziran gecesi İzmit’i boşaltarak çekilmiştir. Düşmanın takibinin daha güçlü yapılmaması sebebiyle Yunan kuvvetleri İzmit üzerinden Bursa bölgesine çekilmeyi başarmışsa da bu muvaffakiyet askeri ve siyasi bakımdan mühim neticeler doğurmuş, İstanbul ile temas sağlanmıştır.
- Tebrik Telgrafı: Haziran 1921’de Adapazarı Belediye reisliği vekâleten Mustafa Bey tarafından yürütülmekte idi. Halkın duygularına tercüman olan belediye idaresi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bir kutlama telgrafı göndermiştir. Telgrafta, Milli Hükümetin yürüttüğü mücadelenin başarıyla neticelendiği, Adapazarı ve İzmit’in kurtarılmasının büyük bir kahramanlık olduğu, halk tarafından sevinç ve şükranla karşılandığı ifade edilmiştir.
- 1930 (Kazımpaşa’nın Nahiye Oluşu): Nüfusu hızla artan Kazımpaşa köyü, halkın devlet işlerini daha kolay yapabilmesi amacıyla nahiye (bucak) statüsüne yükseltilmiştir. Bu karar Gazi Mustafa Kemal’in onayıyla yürürlüğe girmiştir. Cumhuriyet döneminde halkla devlet arasındaki ilişkiyi güçlendirmek amacıyla kurulan Halkevleri ve Halkodaları kapsamında Serdivan’da da bir Halkodası açılmış; bu kurum eğitim, kültür ve sosyal faaliyetlerin yaygınlaştırılmasına katkı sağlamıştır.
- 1943 (Bina Vergisi İtirazı): Adapazarı’na bağlı birçok köyde bina vergileri yeniden düzenlenmiş ve bazı köyler bu vergilere itiraz etmiştir. Serdivan da bu itiraz eden köyler arasında yer almıştır.
- 1945 (Gökçeören Bataklığının Kurutulması): Serdivan’ın önemli doğal sorunlarından biri olan Gökçeören Bataklığı, Cumhuriyet döneminde de uzun süre problem olmaya devam etmiştir. 1945 yılında Kocaeli Valisi Ziya Tekeli’nin girişimleriyle bataklık kurutulmuş ve böylece bölge halkının sağlık ve tarım açısından yaşadığı sorunlar büyük ölçüde çözülmüştür.
- 1952 (İdari Düzenleme): İdari düzenleme yapılarak bazı köyler Kazımpaşa bucağına bağlanmıştır. Bu düzenleme, köylerin Adapazarı ile ekonomik ve ulaşım açısından daha yakın olması nedeniyle yapılmıştır.
- 1955 – 1956 (Belediye Teşkilatının Kurulması): Serdivan için en önemli gelişmelerden biri belediye statüsüne kavuşmasıdır. Nüfusu 2554’e ulaşan köy halkı yapılan oylamada büyük çoğunlukla belediye kurulmasını istemiştir. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın onayıyla Serdivan Belediyesi kurulmuş, karar Resmi Gazete’de yayımlanmış ve Sakarya’nın Kocaeli’nden ayrılmasının ardından 1956’da belediye teşkilatı resmen faaliyete geçmiştir.
- 1960’lar (Sanayileşme ve İşçi Mahalleleri): Adapazarı’nda sanayinin gelişmesiyle birlikte Serdivan çevresinde işçi mahalleleri oluşmaya başlamıştır. Özellikle Şeker Fabrikası ve Vagon Fabrikası çevresi işçi yerleşim alanları haline gelmiştir.
- 1974 (Sınır Anlaşmazlığı): Korucuk ve Alandüzü köyleri arasında uzun süredir devam eden sınır anlaşmazlığı devlet tarafından yapılan incelemeler sonucunda çözülmüş ve sınır resmi olarak belirlenmiştir.
- 1975 (Beşköprü’nün Bağlanması): Serdivan Belediyesi sınırlarının genişlemesinde önemli gelişmelerden biri 1975 yılında Beşköprü Mahallesi’nin Serdivan’a bağlanmasıdır. Bu mahalle daha önce Arifiye Belediyesi sınırları içinde bulunuyordu. Mahalle sakinleri, Serdivan Belediyesi’ne bağlanmak için resmi başvuruda bulunmuş ve yapılan oylamada seçmenlerin büyük çoğunluğu bu kararı desteklemiştir. 15 seçmenden 13’ü oylamaya katılmış, 11 kişi “evet”, 2 kişi “hayır” oyu kullanmıştır. Mahallenin Serdivan ile 500 metre mesafede yol bağlantısının bulunması da bu kararda etkili olmuştur. Son olarak 10 Ocak 1975’te Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün imzasıyla Beşköprü Mahallesi resmen Serdivan Belediyesi sınırlarına dahil edilmiş ve karar 24 Ocak 1975 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
- 1980 – 1982 Darbe Dönemi: 1980 Darbesinin ardından idari konuda farklılıklar yapılması nedeniyle belediye teşkilatı kaldırıldıysa da 1982’de tekrardan geri kurulmuştur.
- 1987 (Beşköprü’nün Ayrılması): 1975 yılında dahil olan Beşköprü Mahallesi, 1987 yılında Serdivan’dan ayrılarak Adapazarı Belediyesi sınırlarına bağlanmıştır.
Cumhuriyet Döneminde Serdivan Kronolojisi
- 23 Mart 1924- Adapazarı’nın Serdivan Köyü arazisinin önemli bir kısmı Drama muhacirlerine dağıtıldı ve bu muhacirlerin kesin iskânları yapılmaya başlandı.
- 30 Mart 1924- Adapazarı’nın Serdivan Köyü’nde iskân edilmeleri kararlaştırılan Drama’nın Rohalika Köyü muhacirlerinin ellerinde önemli miktarda çift hayvanının bulunması sebebiyle, Hükümet tarafından bu muhacirlerin iskânlarının bir an önce yapılması kararı alınmıştı.
- 21 Ekim 1924- Adapazarı’nın Serdivan Köyü’nde yeni göçmen evlerinin inşa edilmesine karar verildi.
- 22 Ocak 1927- Kocaeli Genel Meclisi Serdivan Köyü’ne bir öğretmen atanmasına karar verdi.
- 19 Ağustos 1930- Kocaeli İli Adapazarı kazasında Taşağıl ve Kazımpaşa isimleriyle birer nahiye kuruldu.
- 1 Mart 1943- Kocaeli Vilâyetinin Adapazarı Kazasına bağlı aralarında 49 köyde genel bir bina tahriri yapılmıştı. Bu köylerden on üçü bina iratlarına itiraz etmişti bu köyler: Serdivan, Değirmencik, Çubuklu, B. Söğütlü, Mahmudiye, Karakamış, Ferizli, Boztepe, Damlık, Kâzımpaşa, Magara, Ekircei Osmaniye, Ekircei Müslim idi.
- 1945- Kazımpaşa’nın nüfusu 238 kadın ve 219 erkek olmak üzere 451 kişi olmuştur.
- 16 Mayıs 1945- Kocaeli Valisi Ziya Tekeli, Gökçeören bataklığının kurutulmasında gösterdiği gayret ve faaliyetlerden dolayı ödüllendirilmesi kararı alındı.
- 26 Aralık 1951- Kocaeli’nin Akmeşe bucağına bağlı Alandüze, Hayrabat, İnamiye, Kayrancık, Kızılcıklı, Resulludivanı köylerinin Adapazarı ilçesinin Kazımpaşa bucağına bağlandı.
- 1953- Adapazarı Demiryolu Fabrikası Çırak Okulu adıyla Serdivan ile Mithatpaşa arasında yeni bir eğitim birimi kuruldu. 1973 yılına kadar binden fazla öğrenci yetiştirdi.
- 14 Nisan 1955- Serdivan köyünde belediye teşkilatının kurulmasına dair karar Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.
- 20 Ekim 1955- Serdivan Köyünde kurulması kararlaştırılan belediye teşkilatı için seçim yapılması kararı verildi.
- 22 Ekim 1957- Serdivan’ın elektrik projesi ihale edildi.
- 11 Mayıs 1958- Ankara İstanbul yolunun asfaltlama çalışmaları, Sapanca Gölü kenarından Serdivan yakınlarına kadar tamamlandı.
- 4 Ağustos 1958- Beşköprü’de inşa edilecek olan ilkokulun temeli atıldı.
- 1960- Kazımpaşa’nın nüfusu 3907 kadın ve 3842 erkek olmak üzere 7749 olmuştur.
- 27 Haziran 1961- Sakarya vilayeti dâhilinde yıl içerisinde aralarında Selahiye köyünün de bulunduğu 11 köye okul yapılması kararlaştırıldı. Okul inşa edilecek köyler şunlardı: Selahiye, Bakırlı, İçdedeler, Yuvalıdere, Açmabaşı, Karaçökek, Aktaş, Kavak, Geyve Kamışlı, Akçapınar ve Mümtaziye.
- 1962- 47 hektar meskun, 298 hektarı gayrimeskun olmak üzere 345 hektar sahanın halihazır haritası yaptırılarak tasdik ettirilmiştir.
- 1964- imar planı İller Bankası’nca 50.000 TL bedelle ihale edilmiş ve ikmal olunarak tasdik ettirilmiştir.
- 22 Nisan 1964- Serdivan köyünün tamamı elektriğe kavuştu.
- 23 Haziran 1964- 1960 yılında ele alınan Serdivan’ın elektrik tesisatı İller Bankasınca bu tarihte ikmal edilerek işletmeye açılmıştır. Enerji ihtiyacı Söğütlü, Sinaoğlu, Kocaeli, Karasu ve Serdivan Belediyesi’nin iştiraki ile kurulan Sakarya Birliği tarafından Enterkonnokte şebekeden temin olunmakta ve hava hattıyla Serdivan’a kadar getirilmektedir.
- 1965- Kazımpaşa’nın nüfusu 4315 kadın ve 4083 erkek olmak üzere 8398 olmuştur.
- 1967- Sapanca Gölü civarında Serdivan’a ait 250 hektarlık bir kısım ilave haritası 43.409.79 TL bedel ve 7 ay müddetle ihale edilmişti.
- 8 Mayıs 1967- hayırsever işadamı Hakkı Demir, Çark Caddesi’nin devamında Serdivan yolu üzerinde bağışladığı 3 dönümlük arsa üzerine Muradiye Camii’nin temeli atılmıştır. 500.000 TL’ye mal olan camii 440.000 TL’sini bizzat Hakkı Demir ödemişti. 31 Aralık 1969’da cami ibadete açılmıştır.
- 28 Eylül 1967- Serdivan Belediyesi tarafından teşkil edilen Hayvan Pazarı hizmete alındı.
- 1968- Serdivan içme suyu hattına trafo istasyon ve postası kurulmuştur.
- 9 Aralık 1971- 12.000.000 TL sarfı ile Sapanca Gölü’nden alınan Adapazarı-sapanca içme suyu tesisleri ikmal edilerek halkın hizmetine sokulmuştur.
- 22 Temmuz 1972- Hakkı Demir İlköğretim Okulu’nun inşasına başlandı. Sakarya’nın ünlü işadamlarında olan Hakkı Demir, 6600 m2 arsasını bu okul için bağışlamıştı. Okul 24 Ekim 1973’te eğitime açılmıştır.
- 20 Eylül 1972- Serdivan’a bağlı Sivritepe’de geçici bir antenle İstanbul TV yayınını izleme denemesi başarıyla sonuçlandı.
- 24 Ekim 1973- Adapazarı merkeze bağlı Serdivan kasabasında inşası sürdürülen Hakkı Demir İlkokulu tamamlandı ve hizmete açıldı.
- 29 Ekim 1973- Sakarya Vilayeti’nde Cumhuriyet’in 50. Yılında 22 adet belediye mevcuttu. Bu belediyeler şu şekilde sıralanmakta idi: Adapazarı, Akyazı, Karasu, Hendek, Taraklı, Pamukova, Arifiye, Büyük Söğütlü, Erenler, Sinanoğlu, Serdivan, Geyve, Kaynarca, Sapanca, Alifuatpaşa, Gölkent, Kuzuluk, Kırkpınar, Kocaali, Darıçayırı, Ferizli ve Altındere.
- Aralık 1973- yapılan seçimlerde Hüseyin Karahas (AP) Serdivan Belediye Başkanı oldu.
- 1974- Serdivan’da 12 derslikli Temel Eğitim İkinci Kademe Okulu yapım projesine başlandı. 5.500.000 Lira’ya mal olacak bu projenin 1976’da bitirilmesi planlanıyordu.
- 25 Şubat 1974- Sakarya’nın Korucuk ve Alandüzü köyleri arasındaki sınırı tespit edildi.
- 10 Ocak 1975- Sakarya İli Merkez İlçesi Arifiye Belediyesi Beşköprü Mahallesinin bu belediyeden ayrılarak Serdivan Belediyesi’nin sınırları içerisine alındı.
- 18 Haziran 1975- Serdivan Belediye Başkanlığınca “Umumi ve Umuma Açık Yerlerde Herkesin Uyacağı Belediye Emir ve Yasakları” Resmi Gazetede yayınlandı.
- 1976- Serdivan Polis Karakolu’nun lojmanlarıyla beraber inşasına başlandı.
- 1977- yapılan seçimlerde Halim Yurdasavaş (CHP) Serdivan Belediye Başkanı oldu.
- 8 Mart 1978- Serdivan Belediyesi Marmara Belediyeler Birliği’ne üye oldu.
- 31 Mart 1978- Kazımpaşa Bucağına bağlı Aralık Köyü’nde inşa edilen ilkokul törenle eğitim öğretime açıldı. 250 bin Türk Lirasına mal olan Aralık Köyü İlkokulu’nun iki adet dersliği vardı.
- 1 Haziran 1980- Serdivan Belediye Başkanlığı’nı Hüseyin Karakaş kazandı.
- 26 Haziran 1980- İnşası tamamlanan Serdivan Polis Karakolu hizmete girdi.
- 22 Eylül 1980- Serdivan Belediye Başkanlığı’na emekli subay ve eski Adapazarı belediyesi muavini Refik Ferit Çapoğlu atandı.
- 1980- yapılan yeni bir düzenleme ile Arifiye, Erenler ve Serdivan belediyeleri Adapazarı Belediyesi’ne bağlandı.
- 16 Mart 1981- Sıkı Yönetim Komutanlığı Konsey kararı uyarınca Serdivan ve Erenler belediyelerinin Adapazarı Belediyesi’ne bağlanması konusuna açıklık getirildi.
- 18 Haziran 1981- Serdivan Lisesi bahçesinde inşası tamamlanan Atatürk büstü, Sakarya Valisi Mehmed Aldan ve Garnizon Komutanı Tümgeneral İbrahim Akıncı’nın katılımlarıyla açıldı.
- 11 Aralık 1981- bir süre önce Adapazarı Belediyesi’ne bağlanmış olan Erenler, Serdivan ve Arifiye müstakil belediyeler haline dönüştürüldü.
- 12 Ocak 1982- yeni kurulan Serdivan Belediye Başkanlığı’na Sakarya Valiliği tarafından Ferit Çapoğlu atandı.
- 29 Haziran 1982- Serdivan Belediyesi’nin nüfusu 17.320.276
- 25 Mart 1983- Serdivan’da bulunan Gürkan Sabun Fabrikası yandı. Bu yangında zararın 50 milyon Türk lirası olduğu açıklandı.
- 17 Ağustos 1883- Sakarya İli Merkez Belediyesine bağlı Şirinevler Mahallesi Ziyapaşa Sokağı bu belediyeden ayrılarak Serdivan Belediyesi sınırları içerisine alındı.
- 25 Mart 1984- Serdivan Belediye Başkanlığı’na Sinan Pehlivan seçildi.
- 26 Nisan 1985- Serdivan Belediyesi’nin asfalt şantiyesi, beldenin Kazımpaşa mahallesinde yer alan mezarlık üstü mevkide kuruldu.
- 20 Temmuz 1986- Serdivan Belediyesi’nden ayrılmak isteyen Beşköprülülerin isteği üzerine Beşköprü’de halkoylaması yapıldı. Bu oylama sonucunda Beşköprü yerleşim yeri sakinleri Adapazarı’na bağlanmış oldu.
- 7 Aralık 1987- Beşköprü’nün Adapazarı Belediyesi’ne bağlanması 1580 sayılı Kanunun 7469 sayılı Kanunla değişik 7. Maddesi uyarınca onandı ve Resmi Gazete’de yayınlandı.
- 26 Mart 1986- Serdivan Belediye Başkanlığı’na Sinan Pehlivan yeniden seçildi.
- 22 Ocak 1988- 21.577 nüfuslu Serdivan, 3. Gurup belediye statüsündedir.
- 1989- Serdivan Belediyesi tarafından hazırlanan Serdivan’ın Sesi Gazetesi yayın hayatına başladı.
- 1990- Serdivan’ın nüfusu 27.598’dir.
- 30 Ekim 1994- Serdivan’ın Terlipınar mevkiinde ve Sakarya Üniversitesi Esentepe Kampüs yolu üzerinde 16 dekarlık alan, “Cumhuriyet ve Sakarya Şehit Ormanı” şeklinde düzenlendi.
- 1 Ekim 1995- 1989 yılında temeli atılan Ada Tıp hastanesi bu tarihte hasta kabulüne başlamıştır.
- 14 Ekim 1995- Serdivan Belediye Başkanı Şükrü Kiracıoğlu (RP) Görevinden alındı.
- 31 Ağustos 1996- Adapazarı-Serdivan Mobilyacılar K.K.S. sitesinin temeli atıldı.
- 29 Eylül 1996- Kazımpaşa su isale hattının açılışı yapıldı.
- 1997- İl merkezine 3 km uzaklıkta olan ve 6 mahalle muhtarlığına sahip olan Serdivan’da 4.825 hanede 33.678 kişi yaşamaktadır.
- 18 Nisan 1999- Kazımpaşa Belediyesi kuruldu.
- 2000- Serdivan Beldesi’nin toplam nüfusu 38.531 olarak sayılmıştır. Bu sayımda Serdivan’a bağlı olan Arabacıalanı Mahallesi 11.252, Bahçelievler Mahallesi 4.918, Esentepe Mahallesi 2.704 ve Kemalpaşa mahallesi 4.454 kişi olarak sayılmıştı.
- 6 Mart 2000- Serdivan Belediyesi, yeni kurulan Adapazarı Büyükşehir Belediyesi’nin sınırları içerisinde yer almıştır.
- 12 Temmuz 2003- Serdivan’daki Arabacıalanı’nda Sosyete Pazarı hizmete açıldı.
- 2007- Serdivan’ın nüfusu 75.602296
- 22 Mart 2008- Kazımpaşa ve Yazlık ilk kademe belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleleri ile birlikte Serdivan İlk Kademe Belediyesine katılmıştır. Serdivan merkez olmak üzere Sakarya İlinde Serdivan İlçesi kurulmuştur.
- Mayıs 2008- Serdivan’da bulunan iki özel hastaneden biri olan Altınova Hastanesi hasta kabulüne başladı.
- 2011- Serdivan’ın nüfusu 97.044299
- 24 Haziran 2013-Sakarya Spor Salonu resmî olarak açıldı.
- 2013- Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’nde 2013 yılı TUİK verilerine göre Serdivan’ın nüfusu İlçe Merkezinde 93.448 kişi, Köylerimizde ise 7.800 kişi olup, toplam ilçe nüfusu:101.248’dir
- Mart 2014- Yerel seçimler sonrası belediyecilik yatırımları hız kazandı. Yeni imar ve yol projeleri gündeme geldi.
- 31 Aralık 2014- AVM, kafe ve sosyal yaşam alanları büyümeye başladı.
- Haziran–Eylül 2015- Sakarya Üniversitesi çevresinde öğrenci odaklı ticari faaliyetler yoğunlaştı. Yeni apartman ve yurt projeleri hız kazandı.
- Mayıs 2016- Serdivan AVM çevresi önemli ticaret ve sosyal yaşam merkezi hâline geldi. Hizmet sektörü yatırımları arttı.
- 2016-2017- TAN İŞ MERKEZİ yapıldı
- Nisan 2017- Yeni bağlantı yolları ve ulaşım düzenlemeleri gündeme geldi. Trafik yoğunluğu ilk kez ciddi kent problemi olarak tartışıldı.
- 18 Mayıs 2018- Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi kuruldu. Üniversitenin bazı kampüs ve eğitim faaliyetleri Serdivan’da yoğunlaştı. Bu gelişme ilçenin ekonomik ve sosyal yapısını ciddi biçimde etkiledi.
- Ağustos 2019- Konut ve kira fiyatlarında dikkat çekici yükseliş yaşandı.
- Mart 2020- COVID-19 pandemisi nedeniyle sosyal yaşam ve ticari faaliyetlerde yavaşlama başladı.
- Eylül 2020- Uzaktan eğitim nedeniyle öğrenci hareketliliği geçici olarak azaldı. Kafe ve hizmet sektöründe ekonomik daralma görüldü.
- Haziran 2021- Pandemi kısıtlamalarının azalmasıyla ekonomik canlanma başladı.
- Haziran 2021- Cadde54 Sakarya halkına kapılarını açtı. Açık konseptli mağaza ve yeme-içme alanlarıyla ilçenin ekonomik hareketliliğini artırdı.
- Şubat 2023- Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası güvenli yapı arayışı nedeniyle Serdivan’a göç eğilimi arttı.
- Yaz 2024- Yeni sosyal tesisler ve ticaret alanları açıldı.
- 2025–2026- Serdivan İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü verilerine göre ilçede: 109 okul/kurum, 28 binden fazla öğrenci, 1300’den fazla öğretmen bulunmaktadır.
- 2025- itibarıyla Serdivan’ın nüfusu 168.855 kişi olarak açıklanmıştır.
Modern Dönem ve İlçe Statüsü
Genel olarak Cumhuriyet döneminde göçlerle büyüyen, idari yapısı gelişen, belediye statüsü kazanan, tarım ve sanayiyle gelişen bir yerleşim haline gelen Serdivan için asıl dönüşüm 1999 Depreminden sonra olmuştur. İlçenin bulunduğu konumun zemin olarak diğer yerlere göre daha sağlam olması nedeniyle Serdivan, diğer bölgelere nazaran yoğun bir göç almıştır.
Yaşanan bu hızlı nüfus ve kentsel büyümenin ardından Serdivan, 2008 yılında ilçe statüsüne kavuşmuş olup günümüzde Sakarya’nın en önemli ve dinamik merkez ilçelerinden biri konumuna gelmiştir.
KaynaklarResul Narin, Enver Konukçu, Serdivan Tarihi, Serdivan Belediyesi Kitaplığı, İstanbul 2013.
Yücel Öztürk, “Osmanlı Tarihinde Ada Kazası”, Sakarya’nın Fiziki, Beşeri ve İktisadi Coğrafya Özellikleri, Ed. Cercis İkiel, Sakarya Üniversitesi Yayınları, Sakarya 2018.
www.serdivan.gov.tr/tarihce (Erişim Tarihi: 23.11.2021).
www.serdivan.bel.tr/serdivan-tarihi (Erişim Tarihi: 30.06.2026)Serdivan sonradan kurulmasına rağmen coğrafi şartların şekillenmesinden ötürü pek çok faaliyetin merkezinde bulunmuştur. Özellikle spor turizmi konusundan Serdivan Tepeleri pek çok yerli ve yabancı turistin uğrak noktaları olmuştur. Serdivan Tepelerinde özellikle yaz aylarında şenlik havasında geçen etkinliklerde dışarıdan baya ziyaretçinin katıldığı bilinmektedir. Ayrıca Sapanca Gölü’nün bazı kıyıları Serdivan ilçesinin sınırları içerisinde bulunmasından dolayı göl kenarına kurulan bazı tesislerin faaliyetleri neticesinde pek çok ziyaretçi de çekmektedir.
İlçede mevcut olan tek ulaşım karayolu ile sağlanmaktadır.
