Adapazarı’na Göç ve Çalışma Hayatına İntibak Araştırması (1960’lı Yıllar)
I. Giriş
Sakarya vilayetinin içtimai, iktisadi ve kültürel yönlerini ele alan bir araştırma bütünü içinde, vilayete merkezlik eden Adapazarı şehrine yönelen göçlerin bütün dikkatleri üzerine topladığına şüphe yoktur. Hızlı büyümesini olduğu kadar kendi içinden gelişmesini de büyük ölçüde bu göçlere borçlu olan Adapazarı’nda göç konusu çeşitli açılardan ele alınabilir. Bizim araştırmalarımızda göç ve çalışma hayatına intibak konuları birlikte incelendiği ve iş yerlerinden hareketle bugünkü durum araştırıldığı için, göç konusunun 1870 yıllarından bu yana meydana getirdiği iskân tabakaları üzerinde durulmamıştır. Tarihî bir perspektif içinde konunun incelenmesinin başka bir çalışmada ele alınması temenni edilir.
Adapazarı’na göç ve çalışma hayatına intibak araştırması, bundan sonraki sayfalarda metodu ve hipotezleri açıklanan bir ankete dayanmaktadır. Varılan sonuçlarla bundan çıkarılan kısa bir özet, çeşitli tablolarla birlikte çalışmamızın öteki kısımlarını teşkil etmektedir. Böylece, yeri geldiğinde izah edildiği gibi, hiç değilse bazı temayüllerin tespit edildiği söylenebilir. “Sakarya Sosyal Araştırma Merkezi” tarafından yürütülen geniş çalışma planı içinde bu temayüllerin bilinmesinin bölgenin başka meselelerinin anlaşılmasında faydalı olacağını umuyoruz.
Adapazarı ile ilgili olarak yapılan daha önceki bir çalışmada şu sonuca varılıyordu: “Kafkasya’dan ve Balkanlar’dan çeşitli tarihlerde gelenlerle önceden yerleşenler arasındaki rekabet duygusu, şehrin yeri ve iktisadi bakımdan sahip olduğu imkânlar, sanayileşme hareketine yol açmakta gecikmemiştir. Bölgede istihsal edilen zirai mahsuller üzerine kurulu sanayi hareketleri Birinci Dünya Savaşı yılları içinde ilk gelişmesini kaydetmiş bulunuyordu. İstihraç sanayii başta olmak üzere bir kuruluş yerinin bütün iyi şartlarını bir arada bulunduran Adapazarı, büyük bir istihlak merkezi olan İstanbul’a da çok yakın olarak organik bir gelişmeye sahne olmuştur.”
İlk olarak araştırmanın dayandığı görüşler üzerinde duralım:
Hoselitz’e göre gelişen Asya ülkelerinde kırsal bölgelerden şehirlere göç şu faktörlerin tesiriyle meydana gelmektedir:
a) Köyün itişinin rolü, şehrin çekişinin rolünden fazladır.
b) Köyün itişi, bir kimsenin hayatını kazanırken karşılaştığı zorlukların gittikçe artması ile ilgilidir.
c) Şehre göçe siyasi emniyetsizlik veya eşkiyaların zorlayışı da tesir eder.
d) Ekili toprakların sınırlı olması artan nüfusun ihtiyacını karşılayamaz ve onun için şehirlere göç başlar. O bakımdan açık veya gizli işsizlik göçlere yol açar.
Breese de gelişen ülkelerde köylerden şehirlere göçü incelerken aynı sebepler üzerinde durmakta ve köyün itişinin daha önemli olduğunu belirtmektedir. Moore ve Feldman, köylerden şehirlere göçün uzun dönemde hayat standardının yükselmesine tesir edeceğini kabul etmekle beraber, kısa dönemde göç edenleri şehirde birçok güçlüklerin beklediğini belirtmektedirler. Görüldüğü gibi bu nevi göç, bazı iktisadi güçlüklerin neticesi, köylerden şehirlere akın olarak ele alınmakta ve incelenmektedir. Gelişen ülkelerde şehirlere göçün daha önce yerleşmiş olan akrabaların ve o bakımdan şehrin çekişinin tesiriyle meydana geldiği de belirtilmişse de bu faktörün tek başına tesirli olmaktan çok köyün itişine yardımcı olacağını kabul etmek doğrudur. Bununla beraber iktisadi zaruretler neticesinde ortaya çıkmayan, yani köy-şehir gelir farkının köyler lehinde olduğu göçlerin sebeplerini ileride incelemek faydalı olacaktır.
Göçe tesir eden diğer faktörler olarak dünya görüşünün gelişmesinin, askerlik yapmış olmanın rolünü Breese belirtmiştir. Biz anketimizde dünya görüşünün gelişmesi ile ilgili olarak tahsil üzerinde de durduk. Ancak şehirde yerleşmenin de tahsil imkânlarını artıracağı tabiidir. Ayrıca genç yaşta olanların daha cesaretli ve göçe yatkın olacağını tahmin ettik. Bundan başka İslam cemiyetinde kadınların rolü ikinci derecede olduğu için erkeklerin daha çok göç edeceğini ileri sürdük.
Şehre göç ettikten sonra işçilerin bir seri intibak problemi ile karşılaşacağı açıktır. Bunlardan biri oturacakları meskenlerdir. Gelişen ülkelerde şehre göç edenlerin oturacakları meskenlerin kötü durumda olacağı ve ancak uzun dönemde ekonomik durumlarının düzeleceği belirtilmiştir. Biz araştırmamızda şehirde mesken şartlarının daha elverişli olacağı görüşünü ileri sürdük. Bu, hem göç edenler için şehirdeki su, elektrik gibi belediye hizmetlerinden faydalanma imkânlarının artmasından hem de uzun vadede ekonomik durumlarında bir düzelme olacağı için böyledir. Yoksa geldiklerinde oturacakları evlerin köy veya kasabadakinden daha iyi durumda olmayacağı açıktır.
Araştırmada, sosyal çevreye intibakta ailenin rolü üzerinde durulmuş ve çalışmak üzere başka bir yere gitmek istemeyenlerin aileleriyle birlikte oturan kimseler olacağı tahmin edilmiştir. İş yerine intibak eden başarılı kimse, müstakbel hayatını şehirde kuracaktır. Ailenin bu müsbet rolüne ait görüşümüz, Nash’ın sanayileşmede ailenin fabrikaya destek olacağı hakkındaki görüşüne uygundur. O bakımdan intibak edenler köyle şehir arasında devamlı olarak gidip gelen kimseler olmayacaktır.
İş yerine intibak; o iş yerine bağlanmaktan ayrı olarak gereken sosyal çevreyle kaynaşmak manasında ele alınmıştır. Sosyal değişmeleri de içine alan yeni sosyal çevre, intibak eden kimse için şu farklılaşmaları gerektirmektedir: Ailenin küçülmesi, kitle haberleşme vasıtalarından daha geniş ölçüde faydalanma, iş yerinde ve sosyal çevrede yeni münasebetler kurma, sendikaya üye olma. Araştırmamızda bu konular üzerinde durduk. İntibak eden bir işçinin (committed worker) işinde devamlı olarak kalan, toprakla başlıca alakasını kesmiş kimse olacağı belirtilmiştir. İncelememizde sanayi ve hizmetler sektörleri ele alınmıştır; bununla beraber sanayi işçisinin bu durumu göz önünde tutulursa ortaya çıkan şudur: Araştırmamızda gerek iş yerinde gerek şehirde devamlı olarak kalma üzerinde durulmuştur. Toprak mülkiyeti ile alakayı kesmiş olmak konusu teferruatlı olarak ele alınmamıştır. Ankete katılanların çoğunluğu toprak ve sürü sahibidir. Buna rağmen yukarıda da belirttiğimiz gibi iş yerinde ve şehirde devamlı olarak kalma temayülündedirler. Her ne kadar bu durum toprakla alakanın kesildiğini gösterirse de ileride elde ettiğimiz veriler üzerinde ve başka vesilelerle bu konuda inceleme yapılması gerektiğini belirtmek faydalı olacaktır.
Araştırmada ayrıca ankete katılanların göç edilen çevre ile münasebetleri, gedik yardımlaşma ve haberleşme, ulaştırma kolaylıkları gibi konular açısından ele alınmıştır. Bu münasebetlerin kolayca kesilemeyeceği açıktır. Kasaba ve köyden bir şehre göçte sıçrama (intikal) noktaları olarak başka kasaba veya küçük şehirlere göç edileceği bir temayül olarak belirtilmiştir. Anketimize katılanlar Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden geldiklerinden ve küçük-büyük şehir tasnifi o bakımdan güç olduğundan; sadece kendi geldikleri yerden başka şehir ve kasabalarda çalışıp çalışmadıkları ve çalıştılarsa ne müddet çalıştıkları sorulmuş ve böyle bir temayülün olup olmadığı hakkında bilgi edinmek istenmiştir. İleride yapılacak araştırmalarda adı geçen temayül daha teferruatlı olarak ele alınabilir.
II – Metod
Araştırmanın yapıldığı yer ve örnek grup: Araştırma, Adapazarı merkez belediye hudutları içinde ve ona yakın olan Serdivan ve Erenler’deki iş yerlerinde yapılmıştır. Örnek grup olarak seçilen işçi kitlesini tespit etmek için sadece Sosyal Sigortalar Kurumu kayıtlarından faydalanılmıştır. Sebebi, iş yerleri her ay bordrolarını Kuruma bildirdikleri için kayıtların düzenli oluşu ve ilgili iş yerleri ve işçi sayılarının gerçeğe yakın şekilde tespit edilmiş olmasıdır.
Bu bölgede 540 iş yeri vardır ve bu iş yerlerinde takriben 7.000 işçi çalışmaktadır. Örnek grup olarak 1.000 kişi üzerinde anket yapılması kararlaştırıldığı için listedeki iş yerleri arasından dörtte biri tesadüfi metotla seçilmiştir. Bu iş yerlerinde tespit edilen kriterlere göre işçiler seçilerek anket soruları sorulduktan sonra araştırmaya son verilmiştir. Seçilen iş yerlerinde anket uygulanmıştır. Buna rağmen takriben 1.200 kişi olması gereken örnek grupta bulunacak olanlar hem anket kriterlerine göre elenmiş hem de muhtemelen ankete cevap vermesi gerekenlerin büyük çoğunluğu cevap vermekten kaçınmış, neticede yalnız 200 kişi cevap vermiş; onlar arasından da kriterlere uymayanlar elendikten sonra nihai grup 180 olarak kalmıştır. O bakımdan önceden tespit edilen bütün iş yerlerinde anket uygulanmakla beraber ankete katılanların sayısı sınırlıdır; neticeler tam olarak güvenilir değildir; ancak sorular itibarıyla belirli sınırlar içinde güvenilir kabul edilebilir; daha çok ele alınan konulara göre temayüller belirtilmiştir.
İşçiler belirli kriterlere göre ankete katılmıştır. Kriterlerin amacı, yakın zamanda köy veya kasabadan göç etmiş ve o bakımdan şehirleşmenin problemleriyle karşı karşıya olan kimselere anket uygulamaktır. Kriterler şunlardır:
a) Adapazarı belediye hudutları, Serdivan ve Erenler dışında doğmuş olmak,
b) Adapazarı, Serdivan veya Erenler’e 1 Ocak 1955’ten sonra gelmiş olmak,
c) Köyde veya kasabada doğmuş bulunmak,
d) Aynı aile fertleriyle tekrar anket yapmamak için ailede en yüksek ücreti kazanan kimse olmak.
Cevap nisbetleri ve cevapların dağılışı bakımından örnek grup, yukarıda belirttiğimiz mahzurlardan ötürü ankette ele alınmak istenen kitleden farklı olacaktır. Hatta bu durum her soruya verilen cevaplarda farklı olarak belirecektir ve kitleyi temsil bakımından cevapların güvenilirliği değişik olacaktır. Bununla beraber cevaplarda ortaya çıkan temayüller hem ileri sürülen hipotezlere hem de aynı konuda İstanbul’da 961 kişi üzerinde yapılan ankette elde edilen neticelere uygundur.
Sonuçların Hesaplanması: Sorulara verilen cevaplar itibarıyla düz rakamlar ve yüzdeler olarak hazırlanmıştır. Yukarıda belirtilen mahzurlardan ötürü tablolarda düz frekanslar üzerinde durulmuştur. Bununla beraber bazı cevaplar arasında hipotezlere göre manidar münasebet aranmıştır; fakat manidar münasebet yoksa, daha temsili bir örnek grupta da olmayacağı manasında anlaşılmaması gerekmektedir. Cevaplar arasında yapılan bir kıyaslamada manidar, başka bir kıyaslamada ise manidara yakın münasebet bulunmuştur. Manidar münasebet bulunması, aslında bahis konusu cevapların temsililik bakımından güvenilir olduğuna da delildir.
Münasebet aramak için ele alınması gereken iki sorunun cevaplarının şıkları birbiriyel karşılaştırılmıştır (cross tables). Sonra iki sorunun cevaplarının şıkları arasındaki (yani iki kitle arasındaki) münasebeti nisbetler bakımından araştıran X2 testi uygulanmıştır. Neticede X2’nin bulunması, yukarıda belirtilen iki kitlenin birbirinden bağımsız olduğunu, yalnızca arada bir münasebet bulunduğunu ifade eder. Elde edilen rakamın manidar olması için tesadüfen bulunmuş olmaması gerekir. P=0.5 seviyesi asgari manidarlık seviyesi olarak kabul edilmektedir. X2 testi sonucunda elde edilen rakam, cevapların kıyaslandığı tablodaki bölümlere göre serbestlik derecesi (degrees of freedom) hesap edildikten sonra manidarlık seviyesi tablosu ile karşılaştırılır ve manidar olup olmadığı tespit edilir.
Başlıca Sorular: Bu bölümde hipotezlerle ilgili başlıca sorular üzerinde duracağız:
- Köyün İtişi – Şehrin Çekişi: Köyün itişi, şehre göçü etkileyen başlıca unsurlardan biri olarak ele alınmıştır. İktisadi zaruretler ve köy-şehir arasındaki ücret farkları hakkında sorular sorulmuştur. Bazı işçilerin on yıl önce şehre geldiği ve ondan ötürü eski gelirlerini hatırlamayacakları göz önünde tutularak gerek aileleri gerek kendileri bakımından gelir farkları; mülkiyet, sürü sahibi olma, tarım dışı faaliyetler açılarından ele alınmıştır. Şehrin çekişi ile ilgili olarak çeşitli eğlence yerlerinden yararlanma hakkında bir soru ile göçü teşvikte şehirdeki yakınlarının rolü hakkında bir soru sorulmuştur.
- Göçü Etkileyen Diğer Faktörler: Yaş, cinsiyet, askerlik yapmış olmak, tahsil derecesi ile sosyal çevrenin ankete katılanın göçü ile ilgili tutumu hakkında sorular sorulmuştur.
- Şehirdeki Meskenler: Şehirdeki mesken şartlarını ve ödenen kirayı inceleyen sualler sorulmuştur.
- Ulaştırma Kolaylıkları, Köy veya Kasaba ile Haberleşme: Göç edenlerin ne nisbette şehirdeki sosyal çevreye intibak ettiğini, ne nisbette de geldikleri yer ile münasebetlerini sürdürdüklerini incelemek için haberleşme, ulaştırma ve maddi yardımlar üzerinde durulmuştur.
- Sıçrama (İntikal) Noktaları: Kasaba ve köyden doğrudan doğruya şehre mi gelindiği yoksa arada çalıştıkları başka şehirler gibi sıçrama noktaları mı bulunduğu sorulmuştur.
- Yeni Sosyal Çevreye İntibak ile Şehirde Yerleşme: İş bulmakta başarılı olanların ve aileleriyle şehirde yerleşenlerin devamlı kalmak üzere başka bir yere gitmeyecekleri düşünülerek bu konuda sorular hazırlanmıştır.
- Gedik: İş yerinde gedik ve şehirde yakınlarıyla yardımlaşma üzerinde durulmuştur.
- İş Yerine İntibak, Sosyal Çevreye İntibak: İş yerine intibak; ankete katılanların aynı iş yerinde ne kadar zamandır çalıştıkları ve kaç defa iş değiştirdikleri bakımından ele alınmıştır. Sosyal çevreye intibak; sendika üyeliği ve şehre geldikten sonra muhtemel sosyal değişmeler açısından incelenmiştir. Sosyal değişmeler; ailenin küçülmesi, hemşerileri dışında yeni arkadaş edinme ve kitle haberleşme vasıtalarından faydalanma artışı bakımından araştırılmıştır.
III – Araştırmanın Hipotezleri
- Şehre göçte; iktisadi zaruretler ve köy-şehir arasında ücret farkları bakımından köyün itişi, ortaya çıkardığı yeni imkânlar itibarıyla şehrin çekişi ehemmiyetli rol oynar. Köyde veya kasabada ekonomik durumları iyi olmayanlar göç eder.
- Daha genç yaşta olanlar, askerlik yapmış olanlar, tahsilli olanlar ve erkekler daha çok göç eder.
- Şehirde meskenler daha elverişlidir.
- Köyden şehre göçte birtakım sıçrama (intikal) noktaları vardır.
- Köyden şehre göç, köye dönmekle bitmez. Göç edenler elverişli şartları bulunca aile ve müstakbel hayatlarını şehirde kurarlar.
- Ulaştırma kolaylıkları köy veya kasaba ile haberleşmeyi destekler.
- Şehirde daha önce yerleşenlerin “gedik” sistemi (hemşerilik dayanışması) işe girmede rol oynar.
- İş yerine intibak, sosyal çevreye intibaka tesir eder.
Oğuz Arı ve C. O. Tütengil tarafından kaleme alınan “Adapazarı’na Göç ve Çalışma Hayatına İntibak Araştırması” başlıklı bu metin, 1960’lı yılların sosyolojik yapısını ve iç göç dinamiklerini anlamak açısından kıymetli bir belgedir. 180 işçi üzerinde yapılan anket sonuçlarına dayanan bu çalışma, göçün nedenlerini, göç edenlerin demografik özelliklerini ve şehir hayatına uyum süreçlerini incelenmiştir. Bu araştırmanın sonuçlarını Sakarya Üniversitesi Merkez Kütüphanesi koleksiyonunda bulunan e-Kitap tıklayarak okuyabilirsiniz.
