Profil Fotoğrafı

Hayri KOZAKÇIOĞLU

Sakarya İlinin On Birinci Valisi

Hayri Kozakçıoğlu, 1938 yılında Türkiye’nin Manisa iline bağlı Alaşehir ilçesinde, Ahmet ve Lütfiye Kozakçıoğlu’nun oğlu olarak dünyaya gelmiştir. İlk ve orta öğrenimini memleketi Alaşehir’de tamamladıktan sonra İzmir Atatürk Lisesi’nden 1955 yılında mezun olmuş, ardından 1955–1959 yılları arasında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde eğitim görmüş ve 1959’da mezun olarak İçişleri Bakanlığı’nda kaymakam adayı olarak devlet hizmetine başlamıştır.

Kozakçıoğlu, kaymakam adayı olarak göreve başladıktan sonra Çamlıhemşin, Ardeşen, Delice, Çüngüş, Çınar, Kepsut ve Gökçeada (İmroz) gibi çeşitli ilçelerde kaymakamlık yapmıştır. 1970 yılında mülkiye müfettişliğine atandıktan sonra başmüfettişlik görevine yükselmiş, güvenlik hizmetleriyle ilgili olarak bir süre yurt dışında inceleme ve araştırma yapmıştır.

1978 yılında mülki idare kariyerinde önemli bir aşama olarak Erzurum Valisi olarak atanmış, aynı yılın ardından vali kadrosuyla İstanbul Emniyet Müdürü olarak 1,5 yıl süreyle güvenlik hizmetlerinde üst düzey sorumluluk üstlenmiştir. 12 Eylül 1980 darbe sürecini takiben Adana Valisi olarak görevlendirilmiş ve üç yıl bu ilde valilik yapmıştır. Adana’daki valilik görevi sonrasında 1980’lerin başında Sakarya Valiliği’ne atanarak yaklaşık üç buçuk yıl bu ilde görevini yürütmüştür.

Sakarya da ki görevi sırasında Kozakçıoğlu o dönemin Gençlik ve Spor İl Müdürü Rahmetli Necmi Uztürk’le el ele vererek her ilçeye bir stat yaptırmıştır. Stat yaptırdığı ilçelerin kaymakamları ve o bölgelerin takım sorumluları ile İl Halk kütüphanesinde bir toplantı yapmış ve kaymakamlara dönerek “Buralarda oynanacak maçlardan ve bir kişinin burnunun kanaması sonucunda sizleri sorumlu tutacağım." demiştir. 1984’te açılan bu sahalarla Sakarya’da amatör futbol deplasmanlı olarak oynanmaya başlamıştır.

Sakarya’daki valilik görevi sonrasında Kozakçıoğlu, 12 Ocak 1987’de Diyarbakır Valiliği’ne atanmış ve burada da merkezi hükümetin ilde temsilini gerçekleştirmiştir. Diyarbakır Valiliği sırasında, 19 Temmuz 1987’de Olağanüstü Hal (OHAL) Bölge Valisi olarak ilk kez bu özel statüde bölge valiliğine getirilmiş; bu görevle Güneydoğu Anadolu’da hareketli ve zorlu bir dönemde merkezi yönetimin koordinasyonunu sağlamıştır. Bu dönemde aldığı sorumluluklar ve uyguladığı idari politikalar nedeniyle kamuoyunda “süper vali” olarak anılmıştır.

Hayri Kozakçıoğlu, OHAL Bölge Valiliği görevinden sonra 19 Ağustos 1991 tarihinde İstanbul Valiliği’ne atanmış ve Türkiye’nin en kalabalık ve stratejik ilinde valilik yapmıştır. Bu dönemde İstanbul’da kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması, emniyet teşkilatıyla iş birliği içinde çalışılması gibi idari sorumlulukları yürütmüş, 1 Kasım 1995’e kadar İstanbul Valisi olarak görev yapmıştır.

1 Eylül 1993 tarihli Sabah Gazetesi’nde yer alan bir haberde İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu’nun Olağanüstü Hal Bölge Valiliğine ait hesaplardan Birleşmiş Milletler mülteci fonuna ait olduğu belirtilen 2 milyar lirayı (yaklaşık 250.000 dolar) kendi adına açılan hesaplara geçirdiği iddia edilmiştir. Kozakçıoğlu bu iddia karşısında söz konusu parayı dönemin İçişleri Bakanı Mustafa Kalemli’nin onayı ile 12 Ağustos 1991’de kendi hesabına aktardığını ve 18 Ocak 1993'te bölge valiliğinin talebi üzerine geri gönderdiğini ileri sürmüştür. Ancak Kalemli, bu olaydan haberi olmadığını açıklamıştır. Dönemin başbakanı Tansu Çiller, Kozakçıoğlu’nu istifaya davet ederken, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, “Paralar örtülü ödenekten teröre karşı mücadele için verilmiştir. Ancak ne için harcandığı açıklanırsa devlet sıkıntıya düşer.” demiştir. 1 Kasım 1995'te İstanbul Valiliği görevini Rıdvan Yenişen'e devretmiştir.

Valilikten ayrıldıktan sonra siyasi hayata atılan Kozakçıoğlu, Doğru Yol Partisi (DYP) çatısı altında 20. ve 21. dönem İstanbul milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne seçilmiştir. Hayri Kozakçıoğlu, görev ve hizmet yaşamı boyunca evli olmuş ve üç çocuk babası olarak bilinmiştir. 23 Mayıs 2013’te İstanbul’un Sarıyer ilçesindeki evinde ölü bulunmuş, devam eden soruşturma sonucunda ölümünün intihardan kaynaklandığı belirlenmiştir.

Kaynakça