Sakarya Ekonomisi

“Bölgesel Kalkınmaya Yönelik Bir Model Çalışması…”

Mayıs 1990

BÖLGESEL KALKINMAYA YÖNELİK BİR MODEL ÇALIŞMASI...

Bilindiği gibi, Türk – Amerikan ortak yatırım olanaklan araştırması için, Adapazarı, pilot bölge olarak öngörülmüş bulunmaktadır. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) bu seçimi, önümüzdeki günlerde, ilimizin önemli gelişmelere tanık olmasına yol açacağa benziyor.. Nitekim, Mayıs ayının ilk günleri içerisinde, TOBB Yatınm Teşvik Dairesinin genç Başkanı İhsan Hilmioğlu, Amerikalı yatınm hizmetleri uzmanı John P. Forman la birlikte şehrimize gelerek incelemelerde bulundu.

Vanlan bu noktada, gelişmelerin sağlıklı bir mantık dokusu çerçevesinde kavranması ve zaman kaybedilmeden, stratejilerin belirlenmesi gerekmektedir. Acaba, sözkonusu gelişmeler, Sakarya’nın ileri bir endüstri merkezi olmasını sağlayacak somutlukta ufku geniş bir sürece girildiğini mi müjdeliyor, yoksa, turistlik amaçlı geziler programlayan bir organizasyonla mı karşı karşıyayız? Bu iki extrem nokta arasındaki tonlan netleştirmek ve atılacak her adımda Sakarya’nın fazladan birşeyler koparmasını sağlamak, hiç kuşkusuz, temel ilke olarak benimsenmelidir.

İlk bakışta, gelişmelerin, işgücü maliyetlerinin alabildiğine yükseldiği günümüzde; uzun dönemin getireceği olası tıkanmalar maksimum düzeyde geciktirmek isteyen Amerikan sermayesinin, ucuz işgücü arzeden yeni bölgeler arayışının kaçınılmaz bir sonucu olduğunu söylemek mümkün. Bu nedenle Amerikalı partner’a hoşgeldin demeye hazırlanan sanayicimizin, öncelikle, bu frekansı yakalaması gerekmektedir.

öte yandan, ufuktaki Avrupa Tek Pazarı’na Türkiye’den girmenin çekiciliği, Sovyet Pazarına konumsal ve siyasal yakınlığımız, Ortadoğu Pazanna kolaylıkla atlayabilecek sosyo – kültürel ve siyasal ilişkilere sahip olmamız, Amerikan sermayesinin bu seçimini etkileyen önemli faktörlerdir. Türkiye genelinde Adapazarı özeline yönelim ise; bölgemizin altyapısının olgunluğu, ulaşım olanaklarının tartışma götürmez üstünlüğü ve hepsinden önemlisi, bölgemizin harekete geçirilmeyi bekleyen ekonomik potansiyeli gibi somut olgulara dayanmaktadır. Yani, Adapazarı lehine yapılan tercihin duygusal olmadığını, bilakis, objektif kritlere dayandığını bilmek ve bu bilinç doğrultusunda, kendimizi daha iyi tanımaya yönelik çalışmalara başlamak durumundayız.

Bu bağlamda, Sakarya’nın bölgesel kalkınma arayışı atılımlarıyla yukarıda sözünü ettiğimiz gelişmeleri bir bütün halinde değerlendirmemiz ve yabancı sermayeyle oluşturulacak ortak paydadaki ağırlımızı hissettirmemiz fevkalaede önem arzetmektedir. Bunun için de, ne istediğimzi iyi tahlil etmemzi gerekiyor.

Bölgesel kalkınmanın yaşama geçirilmesinde, ileri-geri bağlantıları yoğun bir endüstri koluna öncü rolü verilmesinin önemi ve gerekliliği bilinmektedir. Bu tür bir endüstri kolunun seçiminde ise, Sakarya’nın pek zorlanacağını zannetmiyorum. Zira şehrimizde, koşullar olgunlaştırıldığı takdirde, bölgenin ekonomik potansiyelini harekete geçirebilecek yapıya ve dinamiklere sahip bir vagon endüstrisi bulunmaktadır. O halde,
bölgesel kalkınma yolundaki sürükeyici sektörün sözkonusu vagon endüstrisi olması ve stratejinin bu çerçevede belirlenmesi düşünülebilir.

İlk aşamada, TÜVASAŞ’ın, teknoloji yenileme koşuluyla, büyük bir Amerikan Tırmasıyla evlendirilmesi yoluna gidilebilir. Çünkü teknolojisini modernize etmiş bir Tüvasaş, TCDD’nin monopol alıcı olduğu kısır pazar döngüsünden kurtulacak; gerek fiyat gerekse kalite açısmdan dünya normlarında üretim yapabilecek bir düzeyi yakalayacağından dünya pazarını zorlayacak ve böylelikle ileri bağlantıları kuracaktır.

İkinci aşamada ise, ilimizdeki küçük sanayicilerin Amerikalı ortaklarla birlikte, Tüvasaş’m modem teknolojisinin ihtiyaç duyacağı girdileri üretecek küçük sanayi işletmelerini tesis etmeleri gündeme gelebilir. Böyle bir yapılanma, sürükleyici sektörün geri bağlantılarını oluşturacaktır. 

Girdi üretim, ana üretim ve dış satım zincirlerini kapsayan bu tür bir sistem, zincirin her halkasında bölgeyi besleyerek, bölge dışına kaynak transferini minimum düzeye indirecektir. Dolayısıyla, bu sistem, Sakarya ‘ya özel bir bölgesel kalkınma modeli olarak algılanabilir.