Sakarya Köprüleri
A
ACARLAR GÖLÜ KÖPRÜSÜ
1. Coğrafi ve Stratejik Konum
Acarlar Gölü, Kaynarca ve Karasu ilçelerini birbirinden ayıran, kuzeyde Karadeniz’e paralel uzanan bir lagün gölüdür. Gölün çevresindeki bataklıklar ve yoğun bitki örtüsü, tarih boyunca bu iki ilçe arasındaki ulaşımı kısıtlamıştır. Köprü, Kaynarca’nın doğu köyleri ile Karasu’nun batı köylerini birbirine bağlayarak, bölge halkının tarımsal ürünlerini pazarlara ulaştırmasında hayati bir rol üstlenmiştir.
2. Tarihsel Gelişim ve Mimari Yapı
Acarlar bölgesi, Osmanlı döneminde de ulaşım ağının bir parçası olmuş, ancak zeminin yumuşak ve sulak olması nedeniyle burada kalıcı kâgir (taş) yapılar yerine daha çok esnek malzemeler tercih edilmiştir. Bölgedeki ilk köprü örneklerinin, bölgenin bol orman varlığına uygun olarak ahşap malzemeden inşa edildiği bilinmektedir. Bu köprüler, sel baskınları ve nem nedeniyle sık sık onarılmak zorunda kalınmıştır. Göl yatağının derinliği ve bataklık yapısı, köprü ayaklarının sağlam zemine oturtulmasını zorlaştırmıştır. Bu durum, zamanla modern tekniklerin kullanıldığı betonarme yapıların inşasına zemin hazırlamıştır.
3. Ekosistem ve Turizm Bağlamı
Günümüzde Acarlar Gölü üzerindeki köprüler, sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda dünyanın sayılı longoz ormanlarından birini deneyimleme imkânı sunan birer gözlem platformudur. Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve yerel yönetimler tarafından yapılan ahşap yürüyüş köprüleri ve geçitler, doğaya zarar vermeden ziyaretçilerin göl üzerinde dolaşmasına olanak tanır. Yapılan her türlü köprü ve ulaşım çalışması, bölgenin 1. Derece Doğal Sit Alanı olması nedeniyle katı koruma kurallarına tabidir.
4. Sosyo-Ekonomik Etki
Köprü, bölgedeki hayvancılık ve tarım faaliyetleri için bir lojistik merkez vazifesi görür. Kaynarca tarafındaki çiftçilerin mısır ve fındık bahçelerine erişimi, göl üzerindeki bu geçiş noktaları sayesinde kısalmaktadır. Ayrıca, köprünün varlığı bölgeye gelen turist sayısını artırarak yerel ekonomiye katkı sağlamaktadır.
Kaynakça
- Yıldırım, F. (2008). Sakarya Köprüleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları.
- Sakarya Valiliği. (t.y.). Doğa Turizmi: Acarlar Longozu. Sakarya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Yayınları.
ALİFUATPAŞA KÖPRÜ KALINTISI
1. Tarihsel Arka Plan ve Yol Güzergâhı
Alifuatpaşa’daki köprü kalıntısı, antik dönemde Marmara kıyılarını Anadolu’nun içlerine bağlayan ana arterlerin üzerinde yer almaktadır. Araştırmacı Hamit İnandık, Nikomedia’dan (İzmit) gelerek Sakarya Nehri’ni geçen ve kuzey-doğu istikametine ilerleyen antik yolun buradan geçtiğini belirtmiştir. Köprünün, antik kaynaklarda "Regio Tarsia" olarak adlandırılan bölgeye giden yol üzerinde olduğu ve Hire (Hira) Tepesi yakınlarından geçtiği düşünülmektedir.
2. Araştırmacılar ve Literatürdeki Yeri
Kalıntı, 19. ve 20. yüzyıllarda bölgeyi ziyaret eden birçok batılı ve yerli araştırmacının dikkatini çekmiştir. Bölgeyi gezen Von der Goltz ve Von Diest, buradaki yol ve köprü izlerini raporlamışlardır. Enver Konukçu, Hamit İnandık’ın bölgedeki köprü varlığına dair görüşlerini destekleyerek, kalıntının tarihsel önemine vurgu yapmıştır.
3. Mimari Bulgular ve Dönemlendirme
Kalıntı, bugün görkemli bir yapı formunda olmasa da, mühendislik izleri taşıyan parçalar halinde mevcuttur. Bölgede yapılan incelemelerde, Roma veya Bizans dönemine ait olduğu düşünülen taş kaldırım kalıntılarına ve temel seviyesinde köprü izlerine rastlanmıştır. İşçilik ve malzeme özellikleri, yapının Sakarya Nehri üzerindeki diğer Roma-Bizans eserleriyle (Justinianus Köprüsü gibi) çağdaş veya ardıl bir sistemin parçası olduğunu göstermektedir.
4. Fonksiyonel Önemi
Bu köprü kalıntısı, bölgedeki Sultan II. Bayezid Köprüsü’nün inşasından çok daha önceki bir ulaşım düzenini temsil etmektedir. Sakarya Nehri’nin geçiş noktalarının binlerce yıldır aynı stratejik mevkilerde (boğaz girişleri ve düzlükler) yoğunlaştığının kanıtıdır.
Kaynakça
- Yıldırım, F. (2008). Sakarya Köprüleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları.
- İnandık, H. (1953). Adapazarı Ovası ve Civarının Jeomorfolojisi. İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü Yayınları.
- Konukçu, E. (1995). Geyve ve Alifuatpaşa Tarihi.
AYU DERESİ KÖPRÜSÜ
1. Coğrafi Konum ve İsimlendirme
Ayu Deresi Köprüsü, Akyazı ilçesine bağlı Kurd Köyü civarında, Karasu ilçesinin güneyine uzanan ve geçişi oldukça güç olan hırçın bir akarsu yatağı üzerinde yer almaktadır. Tahrir defterlerinde yapının bulunduğu mevkii, "geçilmesi imkânsız sarp bir vadi" ve stratejik bir "derbend" (geçit) olarak tanımlanmıştır. Köprünün ismi, altından akan ve sarp yatağı nedeniyle "Ayı (Ayu) Deresi" olarak anılan akarsudan gelmektedir.
2. İnşa Süreci ve Hayırseverlik
Ayu Deresi Köprüsü’nü diğer kamu yapılarından ayıran temel özellik, inşasının doğrudan devlet hazinesi yerine yerel inisiyatifle gerçekleştirilmiş olmasıdır. Köprü, bölgedeki ulaşım ihtiyacını gören hayırsever şahıslar tarafından kendi imkânlarıyla yaptırılmıştır. Başlangıçta ulaşımı kolaylaştıran bu sivil yapı, zamanla bakımdan sorumlu resmi bir vakıf veya görevli bulunmadığı için bakımsız kalmış ve kervan geçişleri durma noktasına gelmiştir.
3. Kanuni Sultan Süleyman Dönemi Restorasyonu ve Vergi Muafiyeti
Yapının stratejik önemi, Kanuni Sultan Süleyman döneminde devletin yerel halkla iş birliği yapmasını zorunlu kılmıştır. Köprünün harap olduğunu gören ve onarımı üstlenmek isteyen Ferhad, Pir Ahmed, Hacı Kemal, Mahmud ve Mehmet isimli şahıslar, devlete başvurarak yapıyı onarmayı taahhüt etmişlerdir. Padişah, köprünün tamir edilmesi ve yolun sürekli açık tutulması karşılığında bu kişileri "avarız" ve "tekâlif-i örfiye" gibi ağır vergilerden muaf tutan bir berat (padişah nişanı) vermiştir. Bu model, Osmanlı’nın zorlu coğrafyalarda altyapıyı koruma stratejisini yansıtmaktadır.
Kaynakça
- Yıldırım, F. (2008). Sakarya Köprüleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları.
- Barkan, Ö. L., & Meriçli, E. (1988). Hüdavendigar Livası Tahrir Defterleri. Türk Tarih Kurumu Yayınları.
C
CİCİLER KÖPRÜSÜ
1. Tarihsel Arka Plan ve Banisi
Ciciler Köprüsü, Osmanlı İmparatorluğu’nun bölgedeki iskan ve imar faaliyetlerinin bir parçası olarak inşa edilmiştir. Köprüye dair en önemli veriler, Hüdavendigâr Livası Tahrir Defterleri’nde yer almaktadır. Kayıtlara göre yapı, İbrahim Bey tarafından inşa ettirilmiş veya onarılmıştır. Köprünün bakım ve onarım işlerini yürütmek üzere bir vakıf tesis edilmiş ve vakfın yönetimi (mütevelliliği) İbrahim Bey’in soyundan gelenlere (veled-i İbrahim Bey) bırakılmıştır.
2. Coğrafi Konum ve İsimlendirme
Yapı, ismini bugün Arifiye ilçe sınırları içerisinde kalan tarihi "Ciciler" mevkiinden almaktadır. Köprü, Sakarya Nehri’ne dökülen yan kollardan biri üzerinde, Arifiye’yi çevre köylere ve ana ticaret yollarına bağlayan noktada yer alır. Bölgenin Sapanca Gölü ve Sakarya Nehri arasındaki sulak yapısı, kalıcı köprülerin inşasını zorunlu kılmış; Ciciler Köprüsü bu ihtiyacı karşılayan temel unsurlardan biri olmuştur.
3. Mimari Özellikler ve Bakım Sistemi
Ciciler Köprüsü, klasik Osmanlı taş işçiliğinin yerel bir örneğini sunmaktadır. Yapımında bölgeden temin edilen kâgir (taş) malzeme kullanılmıştır. Ayaklarının nehir tabanına sağlam oturması için özel bir mühendislik uygulanmıştır. Vakıf sistemi sayesinde köprü, sadece devletin müdahalesine gerek kalmadan, vakfa tahsis edilen gelirlerle sürekli bakımlı tutulmuştur. Bu durum, Osmanlı’nın "yerinden yönetim" ve "kamu hizmeti" anlayışının tipik bir göstergesidir.
4. Bölgesel Ekonomi ve Ulaşım
Arifiye bölgesi, tarih boyunca kereste nakliyatı ve tarımsal üretim için bir merkez olmuştur. Köprü, Ciciler ve civarındaki çiftliklerde üretilen ürünlerin Sakarya Nehri üzerinden İstanbul’a veya iç bölgelere nakledilmesinde kritik bir köprübaşı görevi görmüştür. Köprü etrafında zamanla gelişen yerleşimler, yapının bölgenin sosyal dokusunu nasıl şekillendirdiğini kanıtlamaktadır.
Kaynakça
- Yıldırım, F. (2008). Sakarya Köprüleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları.
- Barkan, Ö. L., & Meriçli, E. (1988). Hüdavendigar Livası Tahrir Defterleri. Türk Tarih Kurumu Yayınları.
Ç
ÇARK/ KİLİS SUYU KÖPRÜSÜ (KÜÇÜK KÖPRÜ / KADI KÖPRÜSÜ)
1. Tarihsel Arka Plan ve İsimlendirme
Çark Suyu üzerindeki bu yapı, tarih boyunca bölgeyi ziyaret eden araştırmacılar ve yerel halk tarafından farklı isimlerle tanımlanmıştır:
Küçük Köprü: Dev boyutlu Justinianus Köprüsü ile kıyaslandığında oldukça küçük kalması nedeniyle halk arasında en yaygın kullanılan ismidir.
Çark Suyu / Kilis Suyu Köprüsü: Ünlü seyyah Charles Texier, Sapanca Gölü’nden çıkan ve bu köprünün altından geçen akarsuyu "Kilis Suyu" olarak adlandırmıştır. Günümüzde bu akarsu Çark Suyu olarak bilinmektedir.
Kadı Köprüsü: Bölgedeki bazı tarihi kayıtlarda ve yerel anlatılarda yapıya bu isim de verilmektedir.
2. Coğrafi Konum ve Hidrolojik İlişki
Köprü, Sakarya il merkezinin batısında, Beşköprü mevkiinde yer alan Justinianus (Sangarius) Köprüsü’ne yaklaşık 1 kilometre mesafede konumlanmıştır. Sapanca Gölü’nden çıkan Çark Suyu, kuzeye doğru ilerlerken iki kola ayrılmaktadır. Bir kol Justinianus Köprüsü’nün altından akarken, diğer (batı) kol bu tek kemerli küçük köprünün altından geçmekte ve daha sonra kollar birleşmektedir. Bazı sismik ve arkeolojik veriler, Justinianus Köprüsü’nün inşası sırasında Sakarya Nehri’nin yatağının geçici olarak değiştirildiğini, bu süreçte Çark Suyu’nun mevcut yatağının da bir derivasyon kanalı olarak kullanılmış olabileceğini göstermektedir.
3. Mimari Özellikler ve Dönem Tartışmaları
Çark Suyu Köprüsü, kâgir (taş) yapıda ve tek kemerli bir tasarıma sahiptir. Yapının kesin inşa tarihi konusunda bilim dünyasında farklı görüşler mevcuttur. Araştırmacılar, köprünün mimari detayları ve kullanılan taş işçiliği üzerinden yapının Roma dönemine mi yoksa geç Bizans dönemine mi ait olduğu konusunda tartışmaktadırlar. Boyutlarına rağmen, büyük köprü ile aynı lojistik hattın parçası olması, bölgedeki antik yol ağının ne kadar planlı bir mühendislik ürünü olduğunu kanıtlamaktadır.
Kaynakça
- Yıldırım, F. (2008). Sakarya köprüleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları.
- Texier, C. (2002). Küçük Asya: Coğrafyası, Tarihi ve Arkeolojisi. (Çev. Ali Suat). Enformasyon ve Dokümantasyon Hizmetleri Vakfı Yayınları.
- Özcan, K. (2007). Sakarya Justinianus Köprüsü’nün Tarihsel Gelişimi ve Mimari Özellikleri Üzerine Bir İnceleme. Türk Arkeoloji ve Etnografya Dergisi.
D
DURMUŞLAR KÖYÜ KÖPRÜSÜ
1. Giriş
Sakarya Nehri, tarih boyunca yatak değiştirmeleri ve güçlü akıntılarıyla köprü mühendisliği için zorlu bir sınav alanı olmuştur. Erken Cumhuriyet döneminde, devletin bayındırlık hamleleri daha çok ana arterlerdeki betonarme yapılar üzerinde yoğunlaşırken, köy yolları üzerindeki geçişler bazen geleneksel yöntemlerle çözülmüştür. Durmuşlar Köyü Köprüsü, Cumhuriyet döneminde inşa edilmesine rağmen "ahşap" mimari geleneğini sürdüren ve kentin yerel ulaşım hafızasında önemli yer tutan bir yapıdır.
2. İnşa Süreci ve Mimari Özellikler
Köprü, Adapazarı’nın hemen doğusunda, Sakarya Nehri’nin üzerinden geçerek Durmuşlar köyünü kente bağlamak amacıyla inşa edilmiştir. Dönemin genel eğilimi betonarme yapılar olmasına rağmen, Durmuşlar Köprüsü ahşap karkas üzerine inşa edilmiştir. Bu durum, yapının inşa edildiği dönemdeki yerel imkanları ve geçici/çabuk çözüm arayışlarını yansıtmaktadır. 1940’lı yıllarda hizmete girdiği tahmin edilen köprü, bölgedeki tarımsal faaliyetlerin ve köylülerin şehir merkeziyle olan ekonomik bağının temel dayanağı olmuştur. Yaklaşık 20 yıl boyunca kesintisiz hizmet vermiştir.
3. Yıkılışı ve 1963 Taşkını
Sakarya Nehri, 1963 yılında bölge tarihinin en büyük doğal afetlerinden biri olan devasa bir taşkına sahne olmuştur. Nehrin debisinin aşırı yükselmesi ve akıntıyla gelen ağaç gövdelerinin köprü ayaklarına yaptığı baskı sonucunda, ahşap yapı bu yüke dayanamayarak tamamen yıkılmıştır. Köprünün yıkılmasıyla birlikte Durmuşlar ve çevre köylerin Adapazarı ile olan kara yolu bağlantısı kopmuş, bu durum bölgede ciddi bir mağduriyete yol açmıştır.
4. Günümüzdeki Durumu: Betonarme Dönüşümü
Ahşap köprünün yıkılmasının ardından, bölgedeki ulaşım ihtiyacını kalıcı olarak çözmek amacıyla modern bir yapı tasarımı yapılmıştır. 1968 yılında, yıkılan ahşap köprünün biraz daha kuzeyine, günümüzde de hizmet vermeye devam eden betonarme bir köprü inşa edilmiştir. Eski ahşap köprüden günümüze ulaşan herhangi bir mimari kalıntı bulunmamakla birlikte, yapının yeri yerel halk tarafından halen "Eski Köprü Yeri" olarak bilinmektedir.
Kaynakça
- Yıldırım, F. (2008). Sakarya Köprüleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları.
G
GEYVE II. BAYEZİD KÖPRÜSÜ
1. Tarihsel Arka Plan
Köprü, Osmanlı Sultanı II. Bayezid’in (1481-1512) emriyle, bölgedeki ulaşımı kolaylaştırmak ve özellikle ordunun doğu seferleri sırasındaki geçiş güvenliğini sağlamak amacıyla yapılmıştır. İnşa tarihi kitabesinde Hicri 901 (Miladi 1495) olarak belirtilmektedir. Evliya Çelebi, Seyahatname'sinde bu köprüden övgüyle bahsetmiş, yapının ihtişamını ve Sakarya Nehri üzerindeki önemini vurgulamıştır. Tarihi süreçte "Sultan Bayezid Köprüsü" veya konumu nedeniyle "Geyve Köprüsü" olarak anılmıştır.
2. Köprünün Konumu ve İnşa Süreci
Köprü, Sakarya ilinin Geyve ilçesi sınırlarında, Alifuatpaşa beldesi girişinde konumlanmıştır. Sakarya Nehri’nin daraldığı ancak akış hızının yüksek olduğu Geyve Boğazı çıkışında inşa edilmesi, mühendislik açısından büyük bir meydan okuma olarak kabul edilir. İnşaatında kullanılan taşların bir kısmının çevre antik yerleşimlerden (spoli malzeme) getirildiği, ana gövdenin ise yerel taş ocaklarından sağlanan beyaz kireç taşlarıyla örüldüğü bilinmektedir.
3. Yapısal ve Mimari Özellikler
Osmanlı klasik dönemi öncesi mimari özelliklerini taşıyan köprü, teknik detaylarıyla dikkat çeker. Köprü, sivri kemer formunda 15 ana kemerden oluşmaktadır. Ancak nehrin zamanla taşıdığı alüvyonlar nedeniyle bu kemerlerin bir kısmı günümüzde toprak altında kalmıştır. Yaklaşık 196 metre uzunluğunda ve 5.5 metre genişliğindedir. Akıntıya karşı direnç sağlaması amacıyla nehir yönündeki ayaklarda üçgen formlu "selyaranlar" (mahmuzlar), mansap (arka) tarafında ise dairesel veya küt destekler kullanılmıştır. Köprünün orta kısmında bir kitabe köşkü bulunmaktadır. Buradaki mermer kitabe, yapının banisini ve inşa tarihini belgeleyen en önemli kanıttır.
4. Doğal Etkenler ve Onarımlar
Sakarya Nehri’nin hırçın debisi, köprüyü tarih boyunca defalarca restorasyona zorlamıştır. 1891 yılında II. Abdülhamid döneminde büyük bir sel felaketi sonrası ciddi bir onarımdan geçirilmiştir. Cumhuriyet Döneminde 1949 ve 1990’lı yıllarda Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından aslına uygun restorasyon çalışmaları yapılmıştır. Nehrin yatak değiştirmesi ve sediment birikimi, yapının özgün estetiğini kısmen etkilemiş olsa da statik yapısı korunmuştur.
5. Bölgesel ve Stratejik Önemi
II. Bayezid Köprüsü, sadece bir ulaşım yolu değil, aynı zamanda Osmanlı devletinin lojistik gücünün bir simgesidir. İstanbul-Bağdat (Hicaz) demiryolu ve karayolu güzergâhının hemen yanında bulunması, bölgeyi tarihsel bir geçit merkezi haline getirmiştir. Milli Mücadele döneminde de stratejik bir mevzi olarak kullanılmış; özellikle Geyve Boğazı savunmasında kritik bir rol oynamıştır.
Kaynakça
- Yıldırım, F. (2008). Sakarya Köprüleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları. (S. 195-200, Bölüm: 2.2.16. Geyve II. Bayezid Köprüsü).
- Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA). Hazine-i Hassa Nezareti Arşivi, Dosya No: 124, Gömlek No: 45. (1891 yılı onarım kayıtları üzerine).
- Çelebi, E. (2006). Günümüz Türkçesiyle Evliya Çelebi Seyahatnamesi (Haz. S. A. Kahraman & Y. Dağlı). Yapı Kredi Yayınları. (Geyve geçişi ve köprü tasvirleri).
- T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı. (t.y.). II. Bayezid Köprüsü (Geyve). Kültür Portalı. https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/sakarya/kulturenvanteri/ii-bayezid-koprusu
- Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM). (1988). Yol ağlarımızdaki tarihi köprüler. KGM Yayınları.
GEYVE, KARAÇAM VE İÇELER DEMİRYOLU KÖPRÜLERİ
1. Giriş: Sakarya’da Demiryolu Ulaşımının Stratejik Önemi
Sakarya ili, coğrafi konumu itibarıyla demiryolu ağının Anadolu’ya açılan kapısıdır. Geyve Boğazı ise nehrin ve demiryolunun iç içe geçtiği en dar ve stratejik geçit noktasını oluşturur. Milli Mücadele yıllarında Mustafa Kemal Paşa’nın talimatıyla, düşman kuvvetlerinin Anadolu içlerine asker ve malzeme sevk etmesini önlemek adına bu bölgedeki demiryolu köprülerinin kullanılamaz hale getirilmesi kararlaştırılmıştır.
2. Geyve (Şimendüfer) Köprüsü
Geyve ilçe merkezine yakın konumda bulunan ve "Şimendüfer Köprüsü" olarak da anılan bu yapı, demiryolu hattının en önemli unsurlarından biridir. 6 Ağustos 1920 tarihinde, Yunan kuvvetlerinin genel taarruz hazırlıklarına karşı bir önlem olarak Türk birliklerince dinamitlenerek parçalanmıştır. Köprünün yeniden yapımı 1922 yılında gerçekleştirilmiştir. Bir İtalyan mühendis, parçaların Avrupa’dan getirilmesi şartıyla yapının en erken 8 ayda bitebileceğini iddia etmişse de Türk ustalar yerel imkanlarla köprüyü sadece 4,5 ay gibi rekor bir sürede tamamlayarak büyük bir başarı göstermişlerdir.
3. Karaçam Köprüsü
Geyve Boğazı’nın kuzey girişinde yer alan Karaçam Köprüsü, Kurtuluş Savaşı’nın en sıcak çatışmalarına tanıklık etmiştir. Anzavur kuvvetleri, Eskişehir yolunu kontrol altına almak amacıyla bu köprüyü kullanarak Sakarya Nehri’ni geçmek istemiş; ancak Karaçam civarında konuşlanan bir Türk dağ bataryasının şiddetli ateşiyle ağır kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kalmıştır. Tıpkı Geyve Köprüsü gibi, askeri gereklilikler doğrultusunda bu yapı da dinamitlenerek yıkılmış ve düşman lojistiğine kapatılmıştır.
4. İçeler Köprüsü ve Diğer Yapılar
İçeler mevkii, demiryolu hattının Sakarya Nehri ile paralel ilerlediği bir diğer noktadır. Bölgedeki savunma stratejisinin bir parçası olarak İçeler ve Mekece yakınlarındaki demiryolu köprüleri de aynı dönemde tahrip edilmiştir. Bu durum, Geyve Boğazı’nın bir bütün olarak geçilemez kılınmasını sağlamıştır. Demiryolu köprülerinin inşasında, Karasu köprülerini de yapan Filender firması gibi yabancı ortaklıklar yer almışsa da; savaş sonrası onarımlarda Türk teknik kadrosu ön plana çıkmıştır. Köprü tasarımlarında simetri ve statik dengeye önem verilmiş, özellikle eğimli arazilerde (52° civarı eğimler) özel kiriş sistemleri uygulanmıştır.
Kaynakça
- Yıldırım, F. (2008). Sakarya Köprüleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları
- Özel, S. (1987). Kocaeli ve Sakarya Bölgesinde Milli Mücadele. Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Yayınları.
- M. İrfan (1929). Demiryolu Köprülerinin Tamiri ve Yeniden İnşası.
GÖKSU KÖPRÜSÜ (AKKÖPRÜ)
1. Tarihsel Arka Plan ve İsimlendirme
Göksu Köprüsü, Osmanlı İmparatorluğu’nun Anadolu’daki bayındırlık faaliyetlerinin yoğunlaştığı dönemlerde inşa edilmiştir. Yapının inşaatında kullanılan açık renkli kesme taşlar ve beyaz kireç harcı, köprünün yerel halk tarafından "Akköprü" olarak isimlendirilmesine neden olmuştur. Mimari üslubu ve kemer formları incelendiğinde, yapının Klasik Osmanlı mimarisi özelliklerini taşıdığı ve bölgedeki ulaşım ağını güçlendirmek amacıyla 16. veya 17. yüzyıl dolaylarında inşa edildiği tahmin edilmektedir.
2. Coğrafi Konum ve Ulaşım Hattı
Köprü, Sakarya’nın Geyve ilçesi sınırlarında, Göksu Çayı’nın daraldığı ve zeminin köprü ayaklarını taşımaya elverişli olduğu stratejik bir noktada yer alır. Osmanlı döneminde İstanbul’dan başlayıp İç Anadolu’ya ve oradan kutsal topraklara uzanan "Sağ Kol" güzergâhının tali yollarından birini oluşturur. Geyve’den Taraklı ve Bolu istikametine giden yolcuların Göksu Çayı’nı güvenle geçmesini sağlar. Nehrin debisinin yükseldiği kış aylarında bölgedeki ulaşımın kesilmemesi adına hayati bir görev üstlenmiştir.
3. Mimari ve Teknik Özellikler
Osmanlı kâgir köprü mimarisinin estetik ve sağlamlık prensiplerini yansıtan Göksu Köprüsü, teknik detaylarıyla dikkat çeker. Köprü, ana akışı sağlayan büyük bir sivri kemer ve taşkın zamanlarında su baskısını azaltmak amacıyla tasarlanmış yardımcı gözlerden oluşur. Yapının gövdesinde yerel taş ocaklarından çıkarılan sert kalker taşları kullanılmıştır. Taşların birleşme noktalarında "Horasan harcı" kullanılarak suyun aşındırıcı etkisine karşı direnç artırılmıştır. Akıntıya karşı köprü ayaklarını koruyan üçgen formlu selyaranlar (mahmuzlar), suyun basıncını bölerek yapının ömrünü uzatacak şekilde tasarlanmıştır.
4. Bakım ve Koruma Durumu
Yüzyıllar boyunca doğal afetler ve nehir taşkınlarıyla mücadele eden yapı, Cumhuriyet döneminde de çeşitli onarımlardan geçmiştir. Sakarya Nehri üzerindeki diğer köprüler gibi Göksu Köprüsü de zaman zaman bakımsızlık ve bitki örtüsünün taşlar arasından büyümesi nedeniyle yapısal risklerle karşılaşmıştır. Günümüzde tarihi bir anıt olarak tescilli olan köprü, bölge turizmi ve tarih araştırmaları için önemli bir çekim noktasıdır.
Kaynakça
- Yıldırım, F. (2008). Sakarya Köprüleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları
- Arseven, C. E. (1966). Sanat Ansiklopedisi. İstanbul: Milli Eğitim Basımevi.
- T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı. (t.y.). Kültür Envanteri: Akköprü. Sakarya Kültür Varlıkları Listesi.
GÖYNÜK SUYU ULU KÖPRÜSÜ
1. Coğrafi Konum ve Tanımlama
Göynük Suyu Ulu Köprüsü, Sakarya’nın tarihi ilçesi Taraklı (eski adıyla Taraklı Kazası) sınırları içerisinde, ilçenin en önemli su kaynağı olan Göynük Suyu üzerinde konumlanmıştır. Köprü, Taraklı’yı çevre yerleşim birimlerine bağlayan ve dönemin kervan trafiği için kritik olan bir geçiş noktası üzerinde yer almaktadır. "Ulu" sıfatı, yapının dönemindeki diğer küçük ahşap veya taş geçitlere kıyasla daha geniş veya merkezi bir öneme sahip olduğunu düşündürmektedir.
2. Şirmerd Abdullah Vakfı ve Finansal Sürdürülebilirlik
Ulu Köprü hakkındaki en somut tarihsel veri, yapının fiziksel özelliklerinden ziyade, onun korunması için oluşturulan vakıf kaydıdır. Onarım için Taraklı Kazası sakinlerinden hayırsever Şirmerd Abdullah, köprünün bakımsız kalmasını önlemek amacıyla 3.000 akçe tutarında bir meblağı vakfetmiştir. Vakfedilen bu para, dönemin ekonomik kuralları çerçevesinde nemalandırılmak (faize verilmek) üzere tahsis edilmiştir. Bu yöntemle elde edilen tüm gelirlerin, münhasıran köprünün tamiri ve bakımı için harcanması şart koşulmuştur.
3. Osmanlı Dönemi Bakım Kültürü
Göynük Suyu Ulu Köprüsü örneği, Osmanlı Devleti’nin ulaşım altyapısını korumak için kullandığı "sosyal finansman" yöntemini somutlaştırmaktadır. Devletin her noktaya yetişemediği durumlarda, yerel eşrafın (Şirmerd Abdullah gibi) ulaşıma yönelik hayır işleri, bölgenin ekonomik canlılığının devamını sağlamıştır. Yapıya dair bilgiler, dönemin tahrir defterleri ve vakıf kayıtları sayesinde günümüze kadar ulaşabilmiştir.
Kaynakça
- Yıldırım, F. (2008). Sakarya Köprüleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları.
- Barkan, Ö. L., & Meriçli, E. (1988). Hüdavendigar Livası Tahrir Defterleri. Türk Tarih Kurumu Yayınları.
H
HENDEK KÖPRÜSÜ
1. Tarihsel Arka Plan ve İmar Faaliyetleri
Hendek ilçesi, Osmanlı döneminde "sağ kol" güzergâhı üzerinde bulunması sebebiyle devletin imar politikalarında öncelikli yerlerden biri olmuştur. Hendek, özellikle Düzce yolu ile birleşen işlek bir güzergâh üzerinde yer almasıyla önem kazanmıştır. Yolcuların ve kervanların güvenli konaklaması için bölgeye çok sayıda han ve kervansaray inşa edilmiştir. Bu durum, Hendek Köprüsü ve çevresini sadece bir geçiş noktası değil, aynı zamanda ekonomik bir merkez haline getirmiştir.
2. Stratejik Konum ve Yolculuk Tanıklıkları
Tarihi seyyahların notları, Hendek güzergâhının zorlu ama hayati olduğunu belgelemektedir. Hendek üzerinden Sapanca’ya giden seyyah Moner, bölgedeki ulaşım ağını ve kullanılan köprüleri kayıt altına almıştır. Hendek, özellikle kereste ve orman ürünlerinin İstanbul’a nakledilmesinde stratejik bir merkez işlevi görmüştür.
3. Cumhuriyet Dönemi Dönüşümü (Adapazarı-Hendek Yolu)
Tarihi geçişlerin üzerine inşa edilen modern yapılar, bölgenin lojistik mirasını devam ettirmiştir. Milli Mücadele döneminde, düşman ilerleyişini durdurmak amacıyla bölgedeki bazı köprüler Türk birliklerince yakılmıştır. Adapazarı’nı Hendek ve Bolu üzerinden Anadolu’ya bağlayan yolun artan önemi nedeniyle, 1937 yılında Sakarya Nehri üzerine beton bir köprü inşa edilmiştir.
Kaynakça
- Yıldırım, F. (2008). Sakarya Köprüleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları.
- Özel, S. (1987). Kocaeli ve Sakarya Bölgesinde Milli Mücadele. Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Yayınları.
- M. İrfan (1929). Demiryolu Köprülerinin Tamiri ve Yeniden İnşası. (Genel ulaşım ağları üzerine, Aktaran: Yıldırım, 2008).
J
JUSTINIANUS (BEŞKÖPRÜ) KÖPRÜSÜ
1. Tarihsel Arka Plan ve Banisi
Justinianus Köprüsü, Bizans İmparatorluğu’nun altın çağında, İmparator I. Justinianus tarafından MS 558-560 yılları arasında inşa ettirilmiştir. Dönemin saray tarihçisi Prokopius, De Aedificiis (Yapılar Hakkında) adlı eserinde köprünün inşasından övgüyle bahsetmiş; İmparator’un bu hırçın nehri (Sangarius) dizginlemek için ne kadar büyük bir çaba sarf ettiğini vurgulamıştır. Köprü, sadece bir geçiş noktası değil, aynı zamanda imparatorluğun gücünü simgeleyen bir prestij projesidir.
Yapı, bilim dünyasında banisinin ismiyle (Justinianus Köprüsü) veya antik adı olan Sangarius Köprüsü olarak anılmaktadır. Ancak bölge halkı tarafından yüzyıllardır Beşköprü ismiyle tanımlanmaktadır. Bu isimlendirmenin kökenine dair; yapının bir kısmının toprak altında kalması sonucu görünürdeki kemer sayısı veya bölgedeki beş farklı geçit noktasına atıfta bulunulduğu yönünde çeşitli yerel rivayetler mevcuttur.
2. Mimari ve Teknik Özellikler
Justinianus Köprüsü, devasa boyutları ve malzeme kalitesiyle bin beş yüz yılı aşkın süredir ayakta kalmayı başarmıştır. Köprü yaklaşık 429 metre uzunluğa ve 9,85 metre genişliğe sahiptir. Yapı, 7 ila 18 metre arasında değişen açıklıklara sahip 8 ana kemer ve tahliye kemerlerinden oluşmaktadır. İnşaatında büyük kireçtaşı blokları (kefeki taşı) kullanılmış, kemer kilit taşları ve payandalar nehrin şiddetli akıntısına dayanacak şekilde tasarlanmıştır. Köprünün batı ucunda bir zamanlar zafer takı benzeri bir giriş kapısının ve apsisli bir yapının bulunduğu, ancak bunların günümüze ulaşmadığı bilinmektedir.
3. Jeomorfolojik Değişim ve Günümüzdeki Durumu
Köprünün en dikkat çekici özelliklerinden biri, bugün altından herhangi bir nehrin akmıyor olmasıdır. Antik dönemde Sakarya (Sangarius) Nehri’nin ana yatağı üzerinde inşa edilen köprü, nehrin yüzyıllar içinde yatak değiştirerek doğuya kayması sonucunda işlevsel olarak nehirden kopmuştur. Bugün köprünün altından sadece Sapanca Gölü’nden gelen küçük bir kol olan Çark Suyu geçmektedir. Bu durum, yapının devasa boyutları ile mevcut su akıntısı arasındaki tezatlığı ortaya çıkarmaktadır.
Kaynakça
- Yıldırım, F. (2008). Sakarya Köprüleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları.
- Whitby, M. (1985). Justinian bridge over the Sangarius and the date of Procopius' De Aedificiis. The Journal of Hellenic Studies.
- Yazıcı, M. (1991). Pamukova Akçaköyü Roma Yerleşmesi İzleri: Rapor. Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu.
K
KADI KÖPRÜSÜ
1. Tarihsel Arka Plan ve İsimlendirme
Sakarya’da "Kadı Köprüsü" ismiyle anılan yapılar, genellikle bir kadının vakfı olması veya bölgedeki adli/idari bir şahsiyetle (kadı) olan bağlantısı sebebiyle bu ismi almıştır. Karasu ilçesine bağlı Caferiye Köyü civarında konumlanan bu köprü hakkında 1888 (Hicri 1305) tarihli Başbakanlık Osmanlı Arşivi belgeleri mevcuttur. Köprünün çevresi, 19. yüzyıl sonunda bölgeye yerleştirilen muhacir ailelerin oluşturduğu köylerle çevrilidir; bu durum yapının yerel ekonomi ve yerleşim politikalarındaki önemini göstermektedir.
2. Çark Suyu (Kilis Suyu) Üzerindeki Kadı Köprüsü
Adapazarı merkeze daha yakın bir noktada bulunan ve antik dönemlerden beri kullanılan bir diğer yapı da Kadı Köprüsü olarak anılmaktadır. Çark Suyu üzerindeki bu geçiş noktası, Bizans döneminde İznik’teki Laskarisler ile Trabzon Kommenosları arasındaki mücadele yıllarında (XIII. yüzyıl) stratejik bir rol oynamıştır. Günümüzde Bağlarbaşı mevkii civarına tekabül eden bu bölge, antik dönemden modern döneme kadar Sakarya’nın batı girişindeki ana arterlerden birini oluşturmuştur.
3. Arşiv Kayıtları ve Belgesel Önem
Kadı Köprüsü, Osmanlı bürokrasisinin yerel ulaşım yapılarını denetleme ve onarma faaliyetlerinde sıkça zikredilmiştir: Karasu'daki yapıya dair BOA (Başbakanlık Osmanlı Arşivi) kayıtlarında "DH.MKT. Dosya No: 1497, Gömlek No: 117" referansı ile tamirat ve çevre yerleşimlerle olan ilişkisi belgelenmiştir. 19. yüzyılın son çeyreğinde, bölgedeki nüfus hareketliliği (muhacir iskanı) köprülerin bakım ve inşa faaliyetlerini hızlandırmıştır.
4. Bakım ve Günümüzdeki Durumu
Gerek Karasu'daki gerekse Çark Suyu üzerindeki yapılar, zamanla nehir yataklarındaki değişimler ve modern yol yapım çalışmaları nedeniyle fiziksel özelliklerini büyük ölçüde kaybetmiştir. Karasu bölgesindeki köprü, 1850'li yıllardaki büyük sel felaketlerinden ve sonrasındaki bakımsızlıktan etkilenmiş yapılar arasında yer almaktadır. Yapıların kesin yer tespiti, bölgedeki yaşlı yerel halkın anlatıları ve eski haritalar üzerinden yapılabilmektedir.
Kaynakça
- Yıldırım, F. (2008). Sakarya Köprüleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları.
- Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA). Dahiliye Mektubi Kalemi (DH.MKT), Dosya No: 1497, Gömlek No: 117. (Karasu Kadı Köprüsü üzerine, Aktaran: Yıldırım, 2008).
- Avcı, C. (1998). Osmanlı Arşiv Belgelerinde Sakarya.
KANLI KÖPRÜ
1. Giriş
Sakarya havzası, topoğrafik yapısı gereği orduların geçiş güzergâhlarını sınırlayan ve kontrolü zorunlu kılan bir bölgedir. Bu bölgedeki küçük akarsular üzerinde yer alan köprüler bile, özellikle savaş dönemlerinde hayati önem kazanmaktadır. Kanlı Köprü, ismini taşıdığı tarihsel yük ile Sakarya’nın işgal ve direniş yıllarının en somut belgelerinden biri olarak kabul edilir.
2. Tarihsel Arka Plan ve İsimlendirme
Yapının "Kanlı Köprü" olarak anılmasının arkasında yatan temel sebep, Milli Mücadele döneminde bölgede yaşanan kanlı çatışmalardır. 1920-1921 yıllarında Sakarya ve çevresini işgal eden Yunan kuvvetleri ile Türk direnişçiler (Kuva-yi Milliye) arasında, nehir ve kollarındaki köprü başlarında yoğun çarpışmalar yaşanmıştır. Bazı sözlü tarih kayıtları ve arşiv belgeleri, köprü üzerinde gerçekleşen infazlara veya geri çekilme sırasında yaşanan büyük kayıplara işaret etmektedir. Bu trajik olaylar, yapının mimari kimliğinin önüne geçerek halk arasındaki isimlendirmeyi kalıcı hale getirmiştir.
3. Stratejik ve Askeri Önem
Geyve Boğazı, Milli Mücadele'de "Ankara'nın Kilidi" olarak nitelendirilmiştir. Bu bölgeye açılan yollar üzerindeki her köprü gibi Kanlı Köprü de lojistik bir düğüm noktasıdır. Türk kuvvetleri, düşmanın iç bölgelere ilerleyişini durdurmak için bu mevkideki geçişleri kontrollü bir şekilde savunmuştur. Köprü, bölgedeki milis güçlerin ve 24. Tümen gibi düzenli ordu birliklerinin kontrol noktası olarak kullanılmıştır. Özellikle Anzavur Ayaklanması ve Yunan ilerleyişi sırasında köprü mevkii, bir savunma hattı olarak işlev görmüştür.
4. Yapısal Özellikler ve Dönüşüm
Kanlı Köprü, bölgedeki birçok yapı gibi zaman içerisinde nehrin hırçın doğası ve savaşın tahribatıyla fiziksel değişimlere uğramıştır. İlk dönem yapısının kâgir (taş) temeller üzerine oturtulan sağlam bir yapı olduğu, ancak savaş yıllarındaki hasarlar sonrası yerel imkanlarla onarıldığı bilinmektedir. Günümüzdeki Durumu ise modern ulaşım ağlarının inşasıyla birlikte eski fonksiyonunu yitirmiş olsa da, kalıntıları veya bulunduğu mevki Sakarya’nın askeri tarih turizmi açısından potansiyel bir değer taşımaktadır.
Kaynakça
- Yıldırım, F. (2008). Sakarya köprüleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları.
- Özel, S. (1987). Kocaeli ve Sakarya bölgesinde Milli Mücadele. Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Yayınları.
- Konukçu, E. (1995). Geyve ve Alifuatpaşa tarihi.
SAKARYA - KARAAPTİLER KÖYÜ KÖPRÜSÜ (ESKİ KÖPRÜ)
1. Tarihsel Arka Plan ve Milli Mücadele'deki Rolü
Karaaptiler Köprüsü, tarihsel süreçte Adapazarı merkezini nehrin doğusundaki köylere bağlayan kritik bir menzil noktasıdır. Ancak yapının tarihindeki en önemli kırılma noktası Milli Mücadele yıllarına dayanmaktadır. 1921 yılı Haziran ayında Yunan birliklerinin Adapazarı’nı işgal etme girişimi sırasında, Türk kuvvetleri geri çekilirken nehrin bir savunma hattı olarak kullanılmasına karar verilmiştir. Bu strateji doğrultusunda, düşmanın ağır silah ve birlik geçişini engellemek amacıyla Karaaptiler Köprüsü, Batı Cephesi Komutanlığı’nın emriyle yakılarak imha edilmiştir. Köprünün imha edilmesi, Sakarya Nehri’ni doğal bir kale haline getirmiş ve Geyve Boğazı yönündeki savunmanın güçlenmesine katkı sağlamıştır.
2. Köprünün Konumu ve İnşa Süreci
Köprü, günümüzde Sakarya ilinin Erenler ilçesine bağlı Karaaptiler Mahallesi mevkiinde, Sakarya Nehri’nin üzerinde yer almaktadır. Savaş dönemindeki tahribatın ardından, bölge halkının ulaşım mağduriyetini gidermek amacıyla Cumhuriyet’in ilk yıllarında yapı yeniden ele alınmıştır. Dönemin kısıtlı ekonomik imkanları ve Sakarya Nehri’nin sık sık yatak değiştirmesi nedeniyle yapı, kagır bir temel üzerine ahşap karkas olarak inşa edilmiştir. Karaaptiler Köprüsü; bölgedeki tarım arazilerine erişimi sağlamanın yanı sıra, Adapazarı-Hendek yoluna alternatif bir tali güzergâh oluşturmuştur.
3. Yapısal ve Mimari Özellikler
"Eski Köprü" olarak anılan yapının özgün formu, Sakarya’nın geleneksel ahşap köprü mimarisinin tipik bir örneğidir. Nehrin tabanına çakılan kalın meşe kütükleri üzerine oturtulan ahşap kirişlerden oluşmaktaydı.Nehrin bu mevkideki genişliğine uygun olarak yaklaşık 70-80 metre uzunluğunda tasarlanmıştır. Tamamen ahşap olması, yapıyı nehrin nemine ve kış aylarındaki taşkınlarına karşı savunmasız bırakmıştır.
4. Doğal Etkenler ve Tahribat
Sakarya Nehri’nin "zakharion" (saldırgan) karakteri, Karaaptiler Köprüsü’nün ömrünü belirleyen en büyük etken olmuştur. Sakarya tarihinin en büyük sel felaketlerinden biri olan 1963 taşkınında, nehir suları köprü tabliyesini aşmış ve akıntıyla gelen ağaç gövdeleri köprünün ahşap ayaklarını yıkarak yapıyı tamamen kullanılamaz hale getirmiştir. Betonarme dönüşümü ise ahşap yapının yıkılmasının ardından, 1960’lı yılların sonunda eski köprünün biraz daha kuzeyine modern, betonarme bir köprü inşa edilmiştir. Bu yeni yapı, "Eski Köprü" isimlendirmesinin de literatüre girmesine neden olmuştur.
5. Bölgesel Önemi ve Miras Değeri
Karaaptiler Köprüsü, yerel tarih açısından bir hafıza mekanıdır. Sadece bir ulaşım yolu değil, aynı zamanda Kurtuluş Savaşı’nın lojistik ve askeri planlarının bir parçasıdır. Köylülerin ürünlerini şehir merkezine taşıdığı, ordunun geri çekilirken fedakarlıkla imha ettiği bu yapı, Sakarya’nın milli kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Kaynakça
- Yıldırım, F. (2008). Sakarya Köprüleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları.
- Özel, S. (1987). Kocaeli ve Sakarya Bölgesinde Milli Mücadele. Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Yayınları.
- Arseven, C. E. (1966). Sanat Ansiklopedisi. İstanbul: Milli Eğitim Basımevi. (Ahşap köprü teknikleri üzerine genel referans).
SAKARYA (KARASU) KÖPRÜSÜ
1. Tarihsel Arka Plan ve İhtiyaç Analizi
Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü kuzey bölgesi, verimli toprakları ve Karasu limanı ile her zaman stratejik bir öneme sahip olmuştur. Ancak 1930’lara kadar bu bölgeye ulaşım büyük oranda derme çatma ahşap köprüler veya sallar (kelekler) aracılığıyla sağlanmaktaydı. Cumhuriyet hükümeti, "Karasu-Şile-İstanbul" sahil yolu projesi ve Karasu-Adapazarı bağlantısını güçlendirmek adına nehir üzerine kalıcı ve modern bir köprü yapılmasına karar vermiştir. Köprü, bölgedeki fındık, mısır ve kereste ürünlerinin hızla iç pazara ve limanlara ulaştırılmasını hedeflemiştir.
2. İnşa Süreci ve Alman Mühendisliği
Karasu Köprüsü, Cumhuriyet döneminde yabancı sermaye ve teknik iş birliği ile gerçekleştirilen önemli projelerden biridir. Köprü, döneminde dünya çapında tanınan Alman Filender (veya bazı kaynaklarda Flender) firması tarafından inşa edilmiştir. Firmanın benzer teknikleri Sakarya’daki demiryolu köprülerinde de kullandığı bilinmektedir. İnşaat çalışmaları 1930’ların ortasında başlamış ve yapı 1937 yılında büyük bir törenle hizmete açılmıştır. Açılış, bölge halkı tarafından modern uygarlığın bir zaferi olarak kutlanmıştır.
3. Teknik ve Mimari Özellikler
Karasu Köprüsü, kâgir köprülerin aksine esneklik ve dayanıklılığı bir araya getiren bir tasarıma sahiptir. Yapı, perçinli çelik kirişlerden oluşan kafes sistemli bir gövdeye sahiptir. Betonarme ayaklar üzerine oturtulan bu devasa çelik gövde, nehrin geniş yatağını ve yüksek debisini karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. O dönem için Türkiye’nin en uzun karayolu köprülerinden biri olma özelliğini taşımaktaydı. Sakarya Nehri’nin hırçın sularına ve bölgedeki nemli iklime karşı çelik yapısı sayesinde uzun yıllar boyunca büyük bir onarım gerektirmeden hizmet vermiştir.
4. Stratejik Önem ve Sosyal Etki
Köprünün tamamlanması, Karasu ve Kocaali ilçelerinin Adapazarı ile olan bağını "kopuk" olmaktan çıkarmış ve kalıcı hale getirmiştir. Daha önce nehrin azgın suları nedeniyle haftalarca kesilen ulaşım, bu köprü sayesinde kesintisiz hale gelmiştir. Kuzey sahil şeridinin savunması ve olası bir askeri sevkiyat için köprü, stratejik bir menzil noktası olarak kabul edilmiştir.
Kaynakça
- Yıldırım, F. (2008). Sakarya Köprüleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları.
- M. İrfan (1929). Demiryolu Köprülerinin Tamiri ve Yeniden İnşası. (Filender firması ve teknik detaylar üzerine genel referans, Yıldırım, 2008 içerisinde s. 217).
- Arseven, C. E. (1966). Sanat Ansiklopedisi. İstanbul: Milli Eğitim Basımevi.
KOCAALİ BÖLGESİ KÖPRÜLERİ
1. Balaban Köprüsü:
Balaban Köprüsü, Kocaali ve çevresindeki en eski kayıtlı geçiş noktalarından biridir. Osmanlı tahrir defterlerinde bölgenin önemli bir menzil noktası olarak zikredilen Balaban mevkii, kervan yollarının kuzey kolu üzerinde yer alır. Köprü, özellikle bölgedeki kereste ticaretinin (orman ürünlerinin limanlara sevkiyatı) ana damarlarından birini oluşturmuştur.
2. Bektaş ve Şerbetçiler Köprüleri: Sosyal Dokunun Parçaları
Kocaali’nin iç kesimlerindeki dere yatakları üzerinde kurulu olan bu yapılar, isimlerini bölgenin köklü ailelerinden veya yerleşim birimlerinden almıştır.
Bektaş Köprüsü: Daha çok yerel halkın yaylak ve kışlak arasındaki geçişlerini kolaylaştırmak amacıyla taş ve ahşap karışımı tekniklerle inşa edilmiştir.
Şerbetçiler Köprüsü: Şerbetçiler köyü mevkiinde yer alan bu yapı, özellikle mısır ve fındık tarımının yoğun olduğu vadilerde, ürünlerin nakliyesi için hayati önem taşımıştır. Bu köprüler, bölgedeki "imece" kültürüyle sık sık onarılarak ayakta tutulmuştur.
3. Yılanaltı Köprüsü
Yılanaltı mevkiinde yer alan köprü, ismini bölgenin sarp ve engebeli yapısından alan, teknik açıdan inşası en zor geçitlerden biridir. Dere yatağının çok derin olduğu bu bölgede, köprü ayaklarının sağlam kayalara oturtulması gerekmiştir. Geleneksel taş kemer formunun yanı sıra, sel sularının yıkıcı etkisinden korunmak amacıyla yüksek bir kavisle inşa edildiği bilinmektedir.
4. Teknik Özellikler ve Doğal Etkiler
Kocaali köprülerinin ortak özellikleri, Karadeniz’in aşındırıcı doğasına uyum sağlama çabasıdır. Bölgedeki kireçtaşı ocaklarından elde edilen moloz taşlar ve suya dayanıklı meşe/kestane ağaçları bir arada kullanılmıştır. Melen havzasındaki ani debi artışları, bu köprülerin defalarca onarılmasına neden olmuştur. Arşivlerde bu köprülerin "avarız" vergilerinden muaf tutulan yerel görevlilerce korunduğuna dair kayıtlar mevcuttur.
Kaynakça
- Yıldırım, F. (2008). Sakarya Köprüleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları.
- Barkan, Ö. L., & Meriçli, E. (1988). Hüdavendigar Livası Tahrir Defterleri. Türk Tarih Kurumu Yayınları.
- Avcı, C. (1998). Osmanlı Arşiv Belgelerinde Sakarya
M
MUDURNU SUYU VE DİNSİZ SUYU KÖPRÜLERİ
1. Mudurnu Suyu Köprüsü: Kervan Yolundaki Stratejik Menzil
Mudurnu Suyu, Adapazarı’nın doğusundan Sakarya Nehri’ne paralel akar ve Söğütlü civarında ana nehirle birleşir. Bu su üzerindeki köprü, İstanbul’dan başlayıp Amasya’ya uzanan tarihi yolun üzerinde yer almaktaydı. Sık kullanılan bir geçit olmasına rağmen müstakil bir vakfının bulunmaması, tarihsel süreçte köprünün bakım ve kullanımını zorlaştırmıştır. Osmanlı tahrir defterlerine göre, köprünün onarımından belirli şahıslar (Cemal, Kasım, Musa vb.) veya doğrudan Sançayır Köyü halkı sorumlu tutulmuştur. Sançayır köyü, konumu gereği hem bu köprünün hem de meşhur Uzunköprü’nün tamiratından mükellef kılınmıştır. Kayıtlar, köprünün Sultan II. Murad döneminden Kanuni Sultan Süleyman dönemine kadar kesintisiz kullanıldığını göstermektedir. Ancak yapı, 1850 yılında bölgede meydana gelen büyük bir sel felaketi sonucunda Uzunköprü ile birlikte tamamen tahrip olmuştur.
2. Dinsiz Suyu Köprüsü: Erken Osmanlı Dönemi Tanığı
Dinsiz Suyu, Akyazı’nın doğusundaki Keremali Dağları’ndan doğarak Mudurnu Çayı ile birleşen hırçın bir akarsudur. Sarıboğaz Yörük Tepesi’nin güneyinde yer alan bu köprü, tarihi kayıtlara göre ahşap malzemeden inşa edilmiştir. Köprünün en dikkat çekici özelliği, bizzat Orhan Bey tarafından Akyazı-Puna Köyü’ndeki bir çiftlik arazisinin köprü tamiratı için vakfedilmiş olmasıdır. Bu vakıf kaydı, yapının Sakarya bölgesindeki en erken Osmanlı köprülerinden biri olduğunu kanıtlamaktadır.
3. Karşılaştırmalı Değerlendirme ve Fonksiyonel Analiz
Her iki köprü de Sakarya’nın doğu yönündeki geçiş hiyerarşisinde birbirini tamamlayan unsurlardır. Mudurnu Suyu Köprüsü daha geniş çaplı kervan yoluna hizmet ederken, Dinsiz Suyu Köprüsü Akyazı ve Hendek hattındaki yerel ve bölgesel bağlantıyı sağlamaktaydı. Bölgenin yüksek yağış rejimi ve akarsuların yatak değiştirme eğilimi, özellikle ahşap yapılı Dinsiz Suyu Köprüsü ve bakımı köylere bırakılan Mudurnu Köprüsü için sürekli bir risk oluşturmuştur.
Kaynakça
- Yıldırım, F. (2008). Sakarya Köprüleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları
- Barkan, Ö. L., & Meriçli, E. (1988). Hüdavendigar Livası Tahrir Defterleri. Türk Tarih Kurumu Yayınları.
- Ansoy, S. (1968). Tarihimizde Vakıf Kuran Kadınlar. İstanbul: Mihrimah Yayınları.
P
PAPAS KÖPRÜSÜ
1. Tarihsel Arka Plan ve İsimlendirme
Papas Köprüsü, ismini bölgedeki eski yerleşim dokusundan ve muhtemelen Bizans-Osmanlı geçiş döneminde burada yaşayan dini figürlerden (papaz/papas) almaktadır. Yapı, antik Roma ve Bizans yollarının Sakarya Nehri ile kesiştiği noktada, nehrin daraldığı ve köprü inşasına uygun olan bir mevkide kurulmuştur. Osmanlı döneminde "Papas Köprüsü" adıyla tahrir defterlerine ve haritalara işlenen yapı, bölgedeki mülki idarenin ve vergi sisteminin bir parçası olmuştur.
2. Coğrafi ve Stratejik Önem
Ferizli, Sakarya’nın kuzeyindeki verimli toprakları ve orman varlığı ile dikkat çeken bir bölgedir. Papas Köprüsü bu bölgeyi şehir merkezine ve batı yönüne bağlayan ana damardır. Osmanlı ordularının doğu ve kuzey seferlerinde, Sakarya Nehri’ni güvenle geçebilmeleri için Papas Köprüsü stratejik bir menzil noktası kabul edilmiştir. Karasu ve Kocaali taraflarından gelen kereste ve tarım ürünlerinin iç bölgelere naklinde bu köprü üzerinden geçen kervan yolları kullanılmıştır.
3. Mimari Yapı ve Doğal Afetler
Sakarya’daki birçok tarihi köprü gibi Papas Köprüsü de doğanın hırçın gücüyle sürekli bir mücadele içinde olmuştur. İlk dönemlerde taş temeller üzerine oturtulan yapının, nehir taşkınları sonrası yerel imkânlarla ahşap olarak onarıldığı veya tamamen yenilendiği dönemler olmuştur. Sakarya Nehri'nin tarihinde dönüm noktası olan 1850 yılındaki büyük sel, bölgedeki pek çok köprüyle birlikte Papas Köprüsü'nü de ağır hasara uğratmış veya yıkmıştır. Bu tarihten sonra bölgedeki ulaşım bir süre sallar ve geçici iskeleler yardımıyla sürdürülmüştür.
4. Bakım ve Onarım Geleneği
Papas Köprüsü'nün bakımından, çevre köylerdeki halkın (muafiyet karşılığında) veya doğrudan vakıf gelirlerinin sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Köprünün ayakta tutulması için ayrılan belirli toprak gelirleri veya akçeler, yapının stratejik öneminin devlet nezdindeki karşılığını göstermektedir. Nehrin bu bölgesindeki kumlu ve değişken zemin yapısı, köprü ayaklarının her onarımda daha derin temellere oturtulmasını zorunlu kılmıştır.
Kaynakça
- Yıldırım, F. (2008). Sakarya Köprüleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları.
- Avcı, C. (1998). Osmanlı Arşiv Belgelerinde Sakarya.
- Barkan, Ö. L., & Meriçli, E. (1988). Hüdavendigar Livası Tahrir Defterleri. Türk Tarih Kurumu Yayınları.
S
SAKARYA KÖPRÜSÜ (BETON KÖPRÜ)
1. Tarihsel Arka Plan ve Kurtuluş Savaşı Dönemi
Sakarya Köprüsü’nün bulunduğu mevki, tarih boyunca askeri stratejilerin merkezinde yer almıştır. Milli Mücadele döneminde, Yunan kuvvetlerinin ilerleyişini durdurmak amacıyla Batı Cephesi Komutanlığı’nın emriyle bölgedeki köprüler üzerinde çeşitli tahribat işlemleri yapılmıştır. Bu kapsamda, Türk birlikleri geri çekilirken düşmanın geçişini engellemek için mevcut eski köprüyü yakmak zorunda kalmışlardır. Savaş sonrasında ulaşım ihtiyacı geçici çözümlerle giderilmeye çalışılmışsa da, bölgenin artan stratejik önemi kalıcı ve modern bir yapının inşasını zorunlu kılmıştır.
2. İnşa Süreci ve Açılış Töreni
Adapazarı’nı Hendek ve Bolu üzerinden Anadolu’ya bağlayan yolun giderek önem kazanması üzerine, Sakarya Nehri üzerinde betonarme bir köprünün inşasına karar verilmiştir. Köprü yaklaşık 93.000 Türk Lirası harcanarak inşa edilmiştir. 1937 yılı Mayıs ayında gerçekleştirilen görkemli bir törenle hizmete açılmıştır. Dönemin Bayındırlık (Nafıa) Bakanı Ali Çetinkaya’nın bizzat katıldığı bu törende, Sakarya ve Bolu illerinden çok sayıda bürokrat ve belediye başkanı hazır bulunmuştur. Açılış sırasında Bakan Ali Çetinkaya, demiryolu hattının Düzce üzerinden Ankara’ya uzatılacağı ve İstanbul-Ankara yolunun 100 km kısalacağı müjdesini vererek, köprünün bu geniş ulaşım vizyonundaki yerini vurgulamıştır.
3. Teknik ve Mimari Özellikler
"Beton Köprü" olarak bilinen yapı, döneminin en ileri inşaat malzemesi olan betonarme teknolojisi ile inşa edilmiştir. Köprü 108,60 metre uzunluğunda ve 4,80 metre genişliğindedir. Bazı kayıtlarda 90 metre ve 105 metre gibi farklı ölçüler geçse de, resmi veriler yapının görkemini ortaya koymaktadır. İnşaat sürecindeki üstün gayretlerinden dolayı Vali Hamid Oskay ve Nafıa Müdürü İsmail Devletkuşu, Bakanlık tarafından takdirname ile ödüllendirilmişlerdir.
4. Doğal Etkenler ve Onarımlar
Hırçın bir yapıya sahip olan Sakarya Nehri, bu modern köprüyü de zaman zaman zorlamıştır. Köprü, inşasından kısa bir süre sonra 1940 yılındaki büyük Sakarya taşkınında sular altında kalmıştır. 1958 yılına gelindiğinde, yoğun kullanım ve nehir debisinin etkisiyle köprü ayağında 10 santimetrelik bir açıklık meydana gelmiştir. Bu hasarın onarımı için köprünün ilk inşasında da görev almış olan yerel ustalar (Çökekler köyünden bir usta) görevlendirilmiştir.
Kaynakça
- Yıldırım, F. (2008). Sakarya Köprüleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları.
- Anonim (1937, Mayıs). Sakarya Köprüsü Nafıa Vekili B. Ali Çetinkaya Tarafından Açıldı. Ayın Tarihi, T.C. Başbakanlık Basın Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü.
- Özel, S. (1987). Kocaeli ve Sakarya Bölgesinde Milli Mücadele. Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Yayınları.
T
TRABZANLAR (GÜNEŞLER) KÖPRÜSÜ
1. Tarihsel Arka Plan ve İsimlendirme
Sakarya Nehri’nin Adapazarı geçişinde yer alan bu köprü, tarih boyunca farklı isimlerle anılmıştır. Yapının en eski adlarından biri olan Trabzanlar Köprüsü, bölgedeki yerleşim birimlerine ve köprünün mimari özelliklerine atıfta bulunmaktadır. Günümüzde köprü, bulunduğu semt olan Güneşler ismiyle de anılmaktadır. Osmanlı arşivlerinde ve erken Cumhuriyet belgelerinde genellikle "Sakarya Köprüsü" olarak kaydedilen bu yapı, kentin ana giriş kapısı olma vasfını yüzyıllarca korumuştur.
2. Milli Mücadele Dönemi ve Stratejik Rolü
Güneşler mevkiindeki köprü, Türk bağımsızlık mücadelesinde hayati bir savunma noktası olmuştur. 1921 yılındaki Yunan taarruzu sırasında, düşman birliklerinin nehrin ötesine geçmesini engellemek amacıyla Batı Cephesi Komutanlığı stratejik kararlar almıştır. Yunan kuvvetlerinin ilerleyişini durdurmak amacıyla, Türk birlikleri tarafından stratejik bir zorunluluk olarak köprü yakılarak tahrip edilmiştir.
3. Cumhuriyet Dönemi ve Betonarme İnşası
Savaşın ardından harap durumda olan köprünün yeniden inşası, genç Cumhuriyet’in bayındırlık hamlelerinin bir parçası olarak ele alınmıştır. Adapazarı-Hendek-Bolu yolunu birbirine bağlayan bu stratejik noktada, 1937 yılında modern bir betonarme köprü inşa edilmiştir. Yaklaşık 93.000 Türk Lirası harcanarak tamamlanan köprü, 108,60 metre uzunluğa ve 4,80 metre genişliğe sahiptir. 1937 yılı Mayıs ayında Bayındırlık Bakanı Ali Çetinkaya’nın katılımıyla düzenlenen görkemli bir törenle hizmete açılmıştır. Açılış, bölge halkı tarafından büyük bir sevinç ve bayram havasında kutlanmıştır.
4. Mimari ve Mühendislik Önemi
Trabzanlar (Güneşler) Köprüsü, sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda dönemin mühendislik vizyonunun bir göstergesidir. İnşaat sürecindeki titizlik ve yapının sağlamlığı, dönemin valisi Hamid Oskay ve Nafıa Müdürü İsmail Devletkuşu’na Bakanlık tarafından takdirname verilmesini sağlamıştır. Köprü, Sakarya’nın hırçın debisine karşı betonarme teknolojisiyle dayanıklılık sergilemiş, bölgenin ticaret ve lojistik akışını kesintisiz hale getirmiştir.
Kaynakça
- Yıldırım, F. (2008). Sakarya köprüleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları.
- Özel, S. (1987). Kocaeli ve Sakarya bölgesinde Milli Mücadele. Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Yayınları.
- Anonim (1937, Mayıs). Sakarya Köprüsü Nafıa Vekili B. Ali Çetinkaya tarafından açıldı. Ayın Tarihi, T.C. Başbakanlık Basın Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü.
U
UZUNKÖPRÜ (SULTAN ORHAN / ÇARKA / TAHTA / BÜYÜK KÖPRÜ)
1. Giriş
Sakarya coğrafyası, nehrin zakharion (saldırgan) olarak adlandırılan güçlü akışı ve sık yatak değiştirmesi nedeniyle köprü mimarisi açısından oldukça zengin bir geçmişe sahiptir. Anadolu’nun uygarlıklar arası bir köprü olma vasfı, Sakarya üzerindeki bu yapılarla somutlaşmaktadır. Özellikle Osmanlı döneminde askeri seferlerin ve ticari faaliyetlerin sürekliliği için bu köprüler hayati birer yatırım olarak görülmüştür. Sultan Orhan Köprüsü (Uzunköprü), bu stratejik ağın en önemli halkalarından biridir.
2. Tarihsel Arka Plan ve İsimlendirme
Tarihi kaynaklar ve arşiv belgeleri, köprünün ilk olarak Orhan Gazi döneminde inşa edildiğini doğrulamaktadır. 1177 (M. 1764) tarihli bir belgede, köprünün bakımından sorumlu olan Ab-ı Safi köyü ile ilgili bir problem anlatılırken, yapının inşası Orhan Gazi dönemine tarihlendirilmiştir. Köprü, tarih boyunca farklı isimlerle anılmıştır:
Sultan Orhan / Orhan Gazi Köprüsü: Banisine atfen kullanılan resmi adıdır.
Uzunköprü: Sakarya üzerindeki köprünün yanı sıra, bataklık alanlarda kütüklerle oluşturulan yola da bu isim verilmiştir.
Tahta Köprü / Ahşap Köprü: Yapım malzemesinin ahşap olmasından dolayı halk arasında en çok kullanılan isimdir.
Çarka Köprüsü: Cengiz Orhonlu’nun tahrir defterlerine dayanarak belirttiği üzere, Akyazı kazası içindeki konumu nedeniyle bu ismi almıştır.
Köprülü Mehmet Paşa Köprüsü: 17. yüzyılda köprünün harap olması üzerine Köprülü Mehmet Paşa (1575-1661) tarafından yenilenmesi sebebiyle bu adla da kaydedilmiştir.
Tavuklar Köprüsü: Bazı kaynaklarda ve yerel anlatılarda geçen bir diğer ismidir.
3. Konumu ve Stratejik Önemi
Köprü, Sakarya Nehri’nin bir zamanlar iki kola ayrıldığı stratejik bir mevkide konumlanmıştır. Günümüzdeki E-5 karayolu üzerindeki modern köprünün yaklaşık 1 km güneyinde yer almaktadır. İstanbul’dan Erzurum’a uzanan ana kervan yolu üzerinde bulunması, köprünün önemini artırmıştır. 1630’lu yıllarda bölgeden geçen gezgin Tavernier, Sakarya Irmağı’nı "tahta bir köprü" ile geçtiğini belirterek burayı işaret etmiştir. Kâtip Çelebi de Cihannüma eserinde Adapazarı’nın bu yol üzerindeki kritik bir uğrak noktası olduğunu vurgulamıştır.
4. Yapısal Özellikler ve Bakım Sistemi
Sultan Orhan Köprüsü, nehrin şiddetli akıntıları nedeniyle sürekli tahrip olduğu için Osmanlı dönemi boyunca ağırlıklı olarak ahşap malzemeyle inşa edilmiş ve onarılmıştır. Ahşap yapısı, köprünün defalarca yenilenmesine neden olmuştur. Köprünün bakımı için Osmanlı Devleti özel bir idari sistem kurmuştur. Çarka Köprücüleriyle Tahrir defterlerinde bu köprünün onarımıyla görevli kişilere özel bir yer ayrılmıştır; bu durum köprünün yoğun kullanımının bir göstergesidir. Köprünün tamirat masraflarını karşılamak amacıyla çeşitli vakıflar ve köyler görevlendirilmiştir. Örneğin, Sançayır Köyü, hem bu köprünün hem de yakınındaki Mudurnu Suyu köprüsünün bakımından sorumlu tutulmuştur.
Kaynakça
- Yıldırım, F. (2008). Sakarya köprüleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları.
Z
ZİYARET SUYU KÖPRÜSÜ
1. Tarihsel Arka Plan ve İsimlendirme
Ziyaret Suyu Köprüsü, ismini altından akan ve bölgede "Ziyaret Suyu" olarak bilinen akarsudan almaktadır. Akarsu ve köprü mevkiinin "Ziyaret" olarak adlandırılması, bölgedeki türbe veya kutsal kabul edilen alanlara giden yolların üzerinde bulunmasından kaynaklanmaktadır. Yapının kesin inşa tarihi bilinmemekle birlikte, kullanılan malzeme ve kemer formu, Osmanlı kâgir köprü mimarisinin klasik dönem sonrası yerel uygulamalarıyla paralellik göstermektedir.
2. Coğrafi Konum ve Stratejik Önem
Köprü, Geyve-Taraklı yolu üzerinde, arazinin engebeli olduğu ve ulaşımın küçük akarsu yataklarıyla kesintiye uğradığı bir noktada inşa edilmiştir. Osmanlı döneminde "Sağ Kol" olarak bilinen ve İstanbul’u Anadolu’ya bağlayan ana yolun Taraklı-Göynük üzerinden Bolu’ya bağlanan kolu üzerinde kritik bir geçiş noktasıdır. Köprü, sadece kervanların değil, aynı zamanda yerel halkın yayla ve tarım arazilerine erişimini sağlayarak bölgenin ekonomik canlılığını korumuştur.
3. Mimari ve Teknik Özellikler
Ziyaret Suyu Köprüsü, Sakarya havzasındaki diğer büyük yapılarla kıyaslandığında daha küçük ölçekli ancak dayanıklı bir mühendislik ürünüdür. Tek kemerli bir forma sahip olan köprü, akarsuyun debisine uygun olarak geniş bir açıklığa sahiptir. Bu tasarım, ani yağışlarda suyun tahliyesini kolaylaştırmaktadır. Yapının inşasında bölgeden temin edilen kaba yonu ve moloz taşlar kullanılmıştır. Köprü ayaklarının dere tabanındaki sağlam kayalara oturtulması, yapının yüzyıllar boyunca sel sularına karşı ayakta kalmasını sağlamıştır. Köprünün üst tabliyesi taş dolgu ve moloz karışımı ile oluşturulmuş, kervan geçişlerine uygun bir genişlik sağlanmıştır.
4. Bakım ve Günümüzdeki Durumu
Hırçın Sakarya havzasının etkilerine maruz kalan yapı, zamanla bakımsızlık ve doğal aşınma nedeniyle yapısal bütünlüğünü kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmıştır. Tarihi dokunun korunması adına yapının taşlarındaki ayrılmaların ve bitki örtüsü kaynaklı tahribatın önlenmesi gerekmektedir. Taraklı ve Geyve arasındaki tarihi rota üzerinde bulunması, köprüyü kültür turizmi ve doğa yürüyüşü rotaları için değerli bir durak haline getirmektedir.
Kaynakça
- Yıldırım, F. (2008). Sakarya Köprüleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları.
- Arseven, C. E. (1966). Sanat Ansiklopedisi. İstanbul: Milli Eğitim Basımevi.
- Konukçu, E. (1995). Geyve ve Alifuatpaşa Tarihi.