Giriş
Tümülüs kelimesi, Grekçe tymbos, Latince tumulus - tumuli terimlerinden gelmekte olup bir mezar ya da mezarlık alanı üzerine, toprak veya taş yığılarak oluşturulmuş yapay tümsek veya tepeciklere verilen isimdir (Kocaeli Ansiklopedisi, “Tümülüs” maddesi, No. 1518).
Tümülüsler, Antik Çağ'da özellikle hükümdarlar, hanedan üyeleri, yerel yöneticiler ve yüksek statülü kişilerin gömülmesi amacıyla inşa edilen anıtsal mezar yapılarıdır. Bu yapılar, öncelikle taş veya ahşap malzemeyle bir mezar odasının inşa edilmesi, ardından mezar odasının toprak, taş ya da her iki malzemenin birlikte yığılmasıyla oluşturulan yapay bir tepe ile örtülmesi sonucunda meydana gelir. Tümülüslerin büyüklüğü, mimari düzeni ve yapım tekniği, çoğunlukla mezar sahibinin toplumsal statüsü, ekonomik gücü ve siyasal konumuyla doğru orantılı olarak değişiklik göstermektedir. Toplumda gördükleri saygı, kişilerin ve ailelerinin sosyal statülerinin birer göstergesi olarak kazandıkları anlamlar, tümülüs altı mezar binalarının mimarisinde de önemli gelişmelere neden olmuş; bu nitelikler özellikle mezar binalarının inşasında gösterilen özene yansımıştır (Bora, 2015, s. 91).
Tümülüslerin mimari özellikleri, bulundukları coğrafyanın doğal koşullarına, yapı malzemesi olanaklarına ve inşa edildikleri dönemin mimari anlayışına bağlı olarak farklılık göstermektedir. Bithynia tümülüs mezar yapılarında gördüğümüz mimarinin temel unsurları, en başta kemer ve tonoz kavramlarıyla özdeşleşmektedir (Bora, 2015, s. 91). Mezar odaları kare, dikdörtgen veya çokgen planlı olabilmekte; taş bloklar, moloz taş veya ahşap hatıllarla inşa edilebilmektedir. Çoğu tümülüste mezar odasına ulaşımı sağlayan ve arkeoloji literatüründe dromos olarak adlandırılan uzun, dar koridorlar yer almakta; kimi örneklerde ise birden fazla mezar odası veya ikincil gömü uygulamalarına rastlanmaktadır. Bu özellikler, tümülüslerin yalnızca bir gömü alanı değil, aynı zamanda dönemin mezar mimarisini ve ölüm ritüellerini yansıtan anıtsal yapılar olduğunu göstermektedir.
Arkeolojik açıdan tümülüsler, yalnızca mezar yapıları olmalarının ötesinde; gömü gelenekleri, ölü kültü, inanç sistemi, sosyal tabakalaşma, siyasal örgütlenme ve dönemin ekonomik yapısı hakkında önemli veriler sunmaktadır. Kazılar sonucunda ele geçirilen mimari kalıntılar ve mezar buluntuları, bulundukları bölgenin kültürel gelişimini ve farklı uygarlıklarla olan ilişkilerini ortaya koymaktadır (Arkeolojik Haber web sayfası, “Tümülüs nedir?”, 17.11.2017).
Dünya üzerinde çok geniş bir coğrafyada, farklı kültürlerde ve kronolojik olarak farklı dönemlerde karşılaştığımız tümülüs geleneği; Rusya, Avrupa, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Asya ve Amerika gibi geniş alanlarda tanınmaktadır. Aynı anlama gelen “kurgan” kelimesinin daha ziyade Rusya, Sibirya ve Kafkasya'da bulunan mezar tepeleri için kullanılan bir kavram olduğu bilinmektedir (Bora, 2015, s. 87).
Sakarya'nın Tümülüsleri
Sakarya ili; özellikle Pamukova, Geyve, Taraklı, Ferizli, Kaynarca, Hendek, Karapürçek ve Adapazarı ilçeleri ile bunlara bağlı kırsal yerleşimlerde tespit edilen tümülüsler sayesinde bölgenin Antik Çağ tarihinin anlaşılmasına önemli katkılar sağlamaktadır. Bu anıt mezarlar, ağırlıklı olarak Helenistik ve Roma dönemlerine tarihlendirilmekle birlikte bazı örneklerin Geç Demir Çağı ve Bithynia Krallığı dönemine kadar uzanabileceği değerlendirilmektedir. Bölgenin Bithynia Krallığı'nın egemenlik sahasında yer alması ve daha sonra Roma İmparatorluğu'nun önemli ulaşım güzergâhları üzerinde bulunması, tümülüs geleneğinin Sakarya'da yaygınlaşmasında etkili olmuştur.
Sakarya'daki tümülüslerde gerçekleştirilen bilimsel kazılarda ve kurtarma kazılarında unguentarium (koku şişesi), lagynos (tek kulplu seramik kap), pişmiş toprak kandiller, gözyaşı şişesi olarak bilinen cam kaplar, diadem (taç), altın ve bronz takılar, pişmiş toprak kaplar, sikkeler ile çeşitli metal eserler ele geçirilmiştir. Bu buluntular; dönemin cenaze gelenekleri, inanç sistemi, sanat anlayışı, ticaret ilişkileri ve maddi kültürü hakkında önemli bilgiler sunarken Sakarya'nın Antik Çağ boyunca Bithynia, Helenistik krallıklar ve Roma kültür çevresiyle olan ilişkilerini de ortaya koymaktadır.
Sakarya il sınırları içerisinde tespit edilen tümülüsler, bölgenin arkeolojik mirasının en önemli unsurlarından biri olup Anadolu'nun kuzeybatısındaki tarihî yerleşim düzeni ve elit gömü geleneğinin anlaşılmasına önemli katkılar sağlamaktadır. Bu nedenle tümülüsler, yalnızca anıtsal mezarlar olarak değil, aynı zamanda bölgenin tarihsel kimliğini ve kültürel sürekliliğini belgeleyen önemli arkeolojik miras alanları olarak değerlendirilmektedir.