Osmanlı döneminden beri Türkler arasında merak gören ve daima uygulanan sporlardan olan Avcılık Atıcılık tüfeğin Osmanlı topraklarına girip saray çevresinde kullanılmaya başlamasıyla spor olarak da uygulamaya zamanla geçmiştir. Özellikle sultanlar arasında atıcılığa merak hayli fazlaydı (Kahraman, 1995: 523). Avcılık da aynı şekilde ilk devirlerden itibaren Osmanlı Sultanları arasında çok sevilen ve uzun süreli şekilde yapılan bir spor idi (Yıldız, 2002: 110). Tarihin erken devirlerinden itibaren Türk Devletlerinde görülen avcılık ve zamanla tüfeğin icadı ile gelişen atıcılık sporu günümüzde de etkisini devam ettirmektedir.
Sakarya’da ise Cumhuriyetin erken dönemlerin itibaren avcılık atıcılık sporu fazlaca ilgi görmüştür. Sakarya’da atıcılık alanında trap ve skeet atışları ilk olarak 1962 yılında başlamıştır. Sakarya Valiliği tarafından hazırlanan 1973 İl Yıllığı kitabında Sakarya’yı temsilen Avrupa Şampiyonalarına katılan İdris Kocabıyık adlı sporcu zikredilmiştir (İl Yıllığı, 1973: 172).
Günümüzde de pek çok ilçede bulunan avcılık ve atıcılık kulüpleri vasıtasıyla bu spor merakla takip edilmektedir. Arifiye, Pamukova ve Adapazarı başta olmak üzere diğer ilçelerde de çeşitli yerel müsabakalar yapılmaktadır. Sakarya’da 54/ Büyükşehir Bel. S.K adı altında bir spor kulübü de bulunmaktadır.
Atıcılıkta Başarılar
Âtıf Kahraman, Osmanlı Devleti’nde Spor ¸ T.C. Kültür Bakanlığı Başvuru Eserleri, Ankara 1995.
Doğan Yıldız, Çağlarboyu Türkler’de Spor, Telebasım Yayıncılık, İstanbul 2002.
Sakarya Valiliği, Sakarya 1973 İl Yıllığı, Sakarya 1973.
Atletizm
İnsanlık tarihi boyunca pek çok medeniyet sağlıklı yaşamın sırlarına erişmek istemiştir. Atletizm de zinde kalmayla özdeşleşen bir spordur. Eski Yunan Olimpiyatları’nda büyük yarışmalar halinde gözüken atletizm önemini koruyarak günümüze kadar ulaşmıştır (Keten, 2005: 14). Dünya Atletizm Birliği (World Athletics)’ in 1912’de kurulmasından sonra resmi müsabakalar düzenlenmeye başlanmıştır. Eski Türklerde seğirtme adıyla anılan atletizm Osmanlı’da da önemini korumuştur. Özellikle Osmanlı’nın son dönemlerinde Robert Koleji’nin girişimleri ile faaliyetler hızlanmıştır (Yıldız, 2002: 263). Özellikle 1900’lü yılların başında pek çok sporcu uluslararası müsabakalara katılmışlardır. Türkiye Atletizm Federasyonu Atletizmi birkaç alt branşa ayırmıştır. Bunlar Koşular, Yürüyüş, Atlamalar. Atmalar, Çoklu Branşlar, Kros ve Dağ Koşuları şeklindedir.
Sakarya’da atletizm,1919 Adapazarı doğumlu olan Muzaffer Baloğlu vesilesiyle tanınmış ve gelişmiştir. Baloğlu, spor hayatına 1936’da girdiği Haydarpaşa Lisesi’nde başlamıştır. Çok kısa süre içinde pek farklı şampiyonalar içerisinde ülkeye madalyalar kazandırmıştır (İl Yıllığı, 1973: 173). Muzaffer Baloğlu kısa sürede elde ettiği büyük başarılarından sonra 1944’de profesyonel sporculuk kariyerini sonlandırmıştır.
Atletizmde Başarılar
Ahmet Keten, Atletizmde Yönetim ve Organizasyon , Morpa Kültür Yayınlar, İstanbul 2005.
Doğan Yıldız, Çağlarboyu Türkler’de Spor, Telebasım Yayıncılık, İstanbul 2002.
Sakarya Valiliği, Sakarya 1973 İl Yıllığı, Sakarya 1973.
http://www.taf.org.tr/kurallarolculer/ (Erişim Tarihi 15.12.2021).
https://kabartmatozuburcu.files.wordpress.com Şecaat Baloğlu, Türk Atletizmi’nde Kral Elinden Alınan İlk Kupa (Erişim Tarihi 15.12.2021).
http://www.taf.org.tr/2021/06/13/milli-takim-balkan-u20yi-32-madalya-ile-tamamladi/ (Erişim Tarihi 15.12.2021).
http://www.taf.org.tr/tafmadalyalarimiz/ (Erişim Tarihi 15.12.2021).
https://www.sporexpres.com/atletizm/atletizmde-madalya-sevinci-2-h43553.html (Erişim Tarihi 15.12.2021).
Badminton sporu köken olarak çok eskilerde var olduğu bilinmektedir. Eski Hindistan döneminden kalma yazıtlarda ve Eski Çin’e ait el yazmalarında badminton tasvirleri bulunmaktadır. Dünyada ve bilhassa Avrupa’da son iki yüz yıldır aktif bir spor olarak gözükmektedir (Yorulmazlar, Kepoğlu, 2005, s. 10). Türkiye’de ise bu spor ancak Türkiye Badminton Federasyonu’nun (TBF) 31 Mayıs 1991’de kurulmasından sonra faaliyetler yürütmeye başlamıştır (Yıldız, 2002: 553).
Sakarya’da ise son zamanlarda özellikle Akyazı, Arifiye ve Sapanca ilçelerinde bu spor ilgi görmeye başlamış ve gerek tesislerde gerek özel salonlarda yetkin antrenörler tarafından başarılı sporcular yetiştirilmek üzere faaliyetler yürütülmektedir.
Badmintonda Başarılar
Hüseyin Akif Koç- 15 yaş altı Balkan Şampiyonası – 3 Altın Madalya ve Balkan Şampiyonu.
Doğan Yıldız, Çağlarboyu Türkler’de Spor, Telebasım Yayıncılık, İstanbul 2002.
Mehmet M. Yorulmazlar, Abdurrahman Kepoğlu, Badminton: Teknik Öğretimi, Taktik ve Kuralları , Morpa Kültür Yayınları, İstanbul 2005.
Basketbol sporu ilkel olarak tahmini Amerika Kıtasında, Kızılderililer arasında ortaya çıktığı düşünülmektedir (Sevim, 1997: 5). Ardından James Naismith tarafından basketbolun kurallar halinde yürütülmesi için bazı maddeler belirlenip sporun resmi statüye kavuşması için çabalamıştır. Ardından 1900’lü yılların başından itibaren hem Amerika’da hem de Avrupa’da çeşitli şampiyonalar düzenlenmesi ile Dünya çapında geçerlilik kazanan bir spor dalı olmuştur.
Basketbolun Türkiye’de gelişimi ise ilk olarak 1900’lü yılların başında gerçekleşmiştir. Fenerbahçe ve Beşiktaş spor kulüpleri başta olmak üzere diğer pek çok spor kulübü bünyesinde basketbol sporu yürütülmeye başlamıştır (Yıldız, 2002: 591). Ardından Türkiye’deki kulüpler hem ulusal hem de uluslararası mecralarda faal olarak oynamışlardır. Türkiye’de basketbol sporu kurumsal olarak öncelikle 1934 senesinde Spor Oyunları Federasyonu bünyesinde faaliyet göstermeye başlamıştır. Daha sonra 1 Mart 1959 tarihinde ise müstakil olarak bir federasyon haline gelmiştir.
Sakarya’da ise basketbol sporu ilk olarak ne zaman görüldüğü tam olarak bilinmemektedir. Fakat günümüzde aktif olarak oynandığı ve aktif olarak faaliyet gösteren takımların varlığı bilinmektedir. Sakarya’da büyük başarılar elde eden ve Sakarya’yı üst liglerde temsil eden takım Asta Group Sakarya Büyükşehir Belediyespor takımıdır.
Başarılar
İldeki Mevcut Basketbol Sahaları
| Salon Adı | Ligi | Kapasite |
| Sakarya Atatürk Spor Salonu | TKBL | 1450 |
| Sakarya Spor Salonu | BGL | 4570 |
| Sakarya Spor Salonu | BSL | 4570 |
| Sakarya Spor Salonu | TKBL | 4570 |
Sakarya’da 2021-2022 sezonu itibari ile hakem, antrenör, yönetici gibi federasyona bağlı görevlilerin sayısı erkeklerde 38 kişi ve kadınlarda ise 10 kişidir.
Doğan Yıldız, Çağlarboyu Türkler’de Spor, Telebasım Yayıncılık, İstanbul 2002.
Yaşar Sevim, Basketbol: Teknik- Taktik- Antreman , Tutibay, Ankara 1997.
https://www.tbf.org.tr/tarihce/ulkemizde-basketbol (Erişim Tarihi 11.01.2022).
https://www.tbf.org.tr/basketbol-salonlari (Erişim Tarihi 11.01.2022).
https://www.milliyet.com.tr/skorer/sampiyon-sakarya-buyuksehir-basket-oldu-2462661 (Erişim Tarihi 11.01.2022).
Sakin bir spor olarak anılan ve dünya çapında büyük tesisleri ve oyuncuları olan bir spor dalıdır. Tarihi olarak ne zaman ortaya çıktığı hakkında farklı rivayetler bulunmaktadır. Fakat genel olarak bilardonun Avrupa kökenli olduğu konusunda araştırmacılar hemfikirdir (Yıldız, 2002: 497). Avrupa’da ve Amerika’da farklı türleri bulunan bilardo Osmanlının son zamanlarında bu topraklara gelmiş ve Cumhuriyet ile beraber ağır da olsa bu spora karşı olan ilgi artmıştır. Bilardonun 8 Top (Amerikan Bilardosu), 14+1, Snooker ve 3 Top (Karambol) olarak dallara ayrılmış türleri günümüzde federasyonlarca kabul edilmiş ve uluslararası müsabakalarda oynanmaktadır.
Semih Saygıner
Sakarya’da bilardonun ne zaman gelişme gösterdiği tam bilinmemektedir. Fakat Semih Saygıner Türkiye ve Dünya çapında değer haline gelmiş ve Sakarya’ya bilardoda ivme kazandırmıştır. Semih Saygıner 12 Kasım 1964’de Adapazarı’nda dünyaya gelmiştir. Genç yaşında bilardoya merak sarmış ve 1981’de İstanbul’da katıldığı İstanbul Bilardo Şampiyonası’nda Türkiye şampiyonu olmuştur. Önünü açan bu başarının ardından başta Türkiye ve Avrupa olmak üzere Dünya Şampiyonalarına katılmış ve pek çok şampiyonluk elde etmiştir. Semih Saygıner Türkiye’de bilardonun federasyon haline gelmesini sağlayan milli bir değerdir. Ayrıca elde ettiği başarılar neticesinde dünya bilardo camiasında “Mr.Magic” ve “The Turkish Prince” lakaplarıyla anılan Saygıner’in kendi adıyla bilardo literatürüne geçmiş 42 özel vuruş tekniği bulunmaktadır. Saygıner uzun zaman sonra 2021’de Mısır Şarm-el Şeyh’te düzenlenen 3 Bant Dünya Kupası Şampiyonası’nda Hollanda’lı rakibi Dick Jaspers’ı 50-37 yenerek Dünya şampiyonluğunu elde etmiştir.
Bilardo Ödülleri
2021 3 Bant Dünya Kupası Şampiyonu (Mısır)
2019 Türkiye Milli Şampiyonu
2019 LG Kupası 2.liği (Kore)
2019 Survival 3 Cushion Masters Şampiyonu (Kore)
2018 Dünya Şampiyonası 3. sü (Mısır)
2018 Dünya Kupası 2. si (Belçika)
2018 Dünya Kupası 3. sü (Fransa)
2018 Dünya Milli Takımlar 3. sü ( Viersen)
2016 Dünya Şampiyonası 3. sü (Fransa)
2016 Dünya Şampiyonası 3. sü (Fransa)
2016 Milli Takımlar Dünya 2. si (Almanya)
2015 Türkiye 3 Bant Bilardo Şampiyonu
2015 Türkiye Milli Şampiyonu
2006 Avrupa Şampiyonası Gümüş Madalya
2006 Avrupa Kulüpler Şampiyonası 2. si
2005 Avrupa Kulüpler Şampiyonası Bronz Madalya( Fransa )
2005 Dünya Oyunları Bronz Madalya ( Duisburg-Almanya )
2004 Dünya Kupası Şampiyonu
2004 Milli Takımlar Dünya Şampiyonu
2003 Milli Takımlar Dünya Şampiyonu
2003 Dünya Kupası Şampiyonu
2003 Dünya Şampiyonu
2001 Dünya Kupası Şampiyonu
2000 Dünya Kupası Şampiyonu
2000 Dünya Kupası 2. si
2000 Avrupa Şampiyonası 2. si
2000 Dünya Kupası Şampiyonu
2000 Danimarka Açık Üç Bant Şampiyonu
2000 Amerika Açık Üç Bant Tur. Şampiyonu
2000 Belçika Elmas Kupası Şampiyonu
1999 Avrupa Şampiyonu
1999 Dünya Kupası 2. si
1998 Dünya Kupası Şampiyonu
1998 Dünya Kupası 2.si
1998 Hollanda Uluslararası Tur. Şampiyonu
1996 Mersin Uluslararası Tur. Şampiyonu
1995 Kore Açık Üçbant Tur. Şampiyonu
1995 Mersin Uluslararası Tur. Şampiyonu
1994 Dünya Kupası Şampiyonu
1994 Dünya Kupası 3. sü
1981 Türkiye Şampiyonu
Diğer Şampiyonluklar
Seymen Özbaş – 2019 Türkiye Bilardo Gençler Şampiyonası- Türkiye Şampiyonu
Bülent Afacan – 2017 1.Etap Sakarya 3 Bant Bilardo İl Şampiyonası- İl Şampiyonu
Doğan Yıldız, Çağlarboyu Türkler’de Spor, Telebasım Yayıncılık, İstanbul 2002.
http://www.semihsayginer.com.tr/kariyer (Erişim Tarihi 8.12.2021).
https://www.netgaste.com/haber/3220199/sakaryada-yeni-semih-sayginerler-yetisiyor (Erişim Tarihi 8.12.2021).
https://www.bilardo.gov.tr/milli-gururlarimiz (Erişim Tarihi 8.12.2021).
http://www.semihsayginer.com.tr/sayfa/semih-sayginer-kimdir (Erişim Tarihi 8.12.2021).
Modern anlamıyla tanıdığımız haliyle bisikletin ilk olarak kullanılmaya başlanması 1850’li yılların sonra görülmektedir. Özellikle 1900’lü yılların başı bisiklet için “altın çağ” olarak anılmaktadır. Çünkü o dönemde taşıt türünün az olması ve olanlara da ulaşmanın zor olması nedeniyle bisiklet kullanımı popüler hale gelmiştir (Elbeyli, 2012: 17).
Türkiye’de bisiklet sporunun temelleri Osmanlı’nın son dönemlerinde yabancılar tarafından ülkeye bisikletin getirilmesi ile başlamıştır (Yıldız, 2002: 451). Ülkeye ilk geldiği zamanlar velesbit olarak da adlandırılan bisiklet Cumhuriyetin kurulmasından sonra da popülerlik kazanmıştır. Pek farklı amaca hizmet eden bir araç olsa da bisiklet spor için de kullanlan bir taşıt aracı olarak kullanılmıştır. Hatta Cumhuriyetin ilk yıllarında büyük kentlerde bisiklet sayıları araba sayılarının çok fazla üstüne çıkmıştır (Ceylan, 2020: 72).
Sakarya’da ise bisiklet sporu 1950’li yılların başı itibariyle profesyonel spor düzeyine çıkmıştır. Sakarya’da bisikletin gelişmesi hususunda önemli isimlerden olan ve dernek düzeyinde sporun resmileşmesini sağlayan kişi Zihni Dindar’dır. Daha sonra 1972’de Almanya’da olimpiyatlara katılan ve Sakarya özelinde Türkiye’de bisiklet sporu ile uğraşan Haluk Günözgün bu alanda öncü kişilerdendir (Sakarya 1973 İl Yıllığı: 173). Bu duayen isimlerin yanı sıra Lütfi Kurtuldu, Erol Duman, Erol Yeşilli ve Suavi Çavuş gibi isimler de Sakarya’da bisikletin sevilip profesyonel olarak icra edilmesinde çok büyük katkılar sağlamışlardır ( www.cyclistmag.com.tr ) . Orhan Suda gibi değerli bir sporcu da Sakarya’yı hem ulusal hem de ulaması hususunda önemli katkıları olmuştur. Bisiklet sporu ayrıca 1973 yılından itibaren Adapazarı Şekerspor bünyesi altında kulüp olarak gelişme kaydetmiştir. Daha sonraki tarihlerde de Telekomspor gibi kulüpler başta olmak üzere diğer kulüpler bünyelerinde de bisiklet sporu popülerlik kazanıp faaliyetler uygulanmıştır. Aktif olarak Sakarya’da 2 adet bisiklet spor derneği bulunmaktadır. Bunlar; Sakarya Bisiklet ve Doğa Sporları Derneği ve Sakarya Bisiklet Sevenler Grubu’dur. Bir “Bisiklet Şehri” olmak gayesi ile faaliyetlerini son yıllarda arttıran Sakarya’da Adapazarı’na bağlı Camili mevkiinde bulunan Sakarya Ayçiçek Bisiklet Vadisi’nde 2020 yılında bir olimpiyat düzenlenmiştir. Türkiye’de bir ilk olan UCİ BMX Dünya Kupası Yarışlarına yerli ve yabancı pek şok sporcu katılmıştır. Bisiklet Vadisi’nin geleceğe yönelik planları da mevcut olup Sakarya’yı bisiklet sporu olarak daha ileriye taşımak hedefleri arasındadır.
Şefik Elbeyli, Kentiçi Ulaşımda Bisikletin Konumu Ve Şehirler İçin Bisiklet Ulaşımı Planlaması: Sakarya Örneği , Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, İstanbul 2012.
Nurbike Ceylan, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Bisikletin Serüveni , Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimleri Enstitüsü, Sakarya 2020.
Sakarya 1973 İl Yıllığı, Sakarya Valiliği, Sakarya 1973.
https://www.cyclistmag.com.tr/2020/04/29/kirlenmek-guzeldir/ (Erişim Tarihi 16.02.2022).
Kendine ait farklı disiplinleri bulunan boksun ilk olarak ne zaman başladığı net olarak bilinmemektedir. Fakat teknikleri çerçevesinde değil de farklı örneklerinin en az insanlık tarihi kadar eski olduğu tahmin edilmektedir (Ayhan, 1973: 9). Kesin olarak çıplak elle ve eldivenle yapılan bir etkinlik ve spor haline Antik Yunan Dönemi’nde rastlanmaktadır (Tekin, Tekin, Çalışır, 2016: 5). Türklerde ise boksun ilk örneklerinin ne zaman görüldüğü bilinmemektedir. Osmanlı Devleti’nin son yıllarından 1900’lü yılların başında İngilizler ve Fransızlar tarafından İstanbul’da bu sporun yapıldığı ve ilk örneklerinin görüldüğü bilinmektedir (Yıldız, 2002: 297).
Sakarya’da boks sporuna ilgi gösteren sporcu ve kişiler günden düne artmaktadır. Ayrıca Sakarya’da bulunan özel ve kamusal spor salonlarında şampiyonluğa hazırlanan pek çok sporcu yetkin hocalar tarafından hazırlanmaktadır.
Doğan Yıldız, Çağlarboyu Türkler’de Spor, Telebasım Yayıncılık, İstanbul 2002.
Orhan Ayhan, Boks 1743- 1973, Bilmen Basımevi, İstanbul 1973.
Boksda Başarılar
Ali Tekin, Gülcan Tekin, Melih Çalışır, “Sporda Şiddet Bağlamında Antik Yunan Döneminde Boks”, Bitlis Eren Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi , C. 5, 2016, ss. 1- 18.
Bilinmeyeni daima merak eden insanlar dağların da bilinmeyen yerlerine ulaşmayı daima hedeflemişlerdir. Tarihten günümüze dağcılık iki ana başlık altında incelenebilir. Bunlar sivil amaçla yapılanlar ve askeri amaçla yapılanlar olarak sınıflandırılabilir.
Türkiye’de Dağcılık sporunun gelişimi 1900’lü yılların başında başlamıştır. Bu spor için milad sayılabilecek olay ise Fransa’ya eğitim amacıyla gönderilen Ali Vehbi Bey’in 26 Temmuz 1906’da Alp Dağları’nın zirvesi olan Mont Blanc’e tırmanmasıdır (Yıldız, 2002: 353). Ardından çoğu askeri amaçla olan pek çok tırmanış gerçekleşmiştir. Cumhuriyet’in kurulmasında da sonra amatör olarak sürdürülen bu spor ileriki zamanlarda üniversiteler bünyelerinde açılan kulüpler vasıtasıyla popüler hale gelmiştir. Zaman geçtikçe profesyonel hale gelen dağcılık sporu, 1936 yılında Dağcılık ve Kış Sporları Federasyonu olarak kurulup resmi statüye kavuşmuştur.
Sakarya’da ise dağcılık sporunun yeteri kadar ilgi gördüğü söylenemez ve bu sporun Sakarya’da ilk olarak ne zaman başladığı da tam olarak bilinmektedir. Ama günümüzde birkaç spor derneği ve kulüpleri sayesinde dağcılık sporuna ilginin arttırılması için çabalar sürdürülmektedir. Bunlar; Budaklar Spor Kulübü Derneği, Sakarya Arama Kurtarma Ve Doğa Sporları İhtisas Kulübü Derneği, Sakarya Atlantis Spor Kulübü Derneği, Sakarya Dağcılık Spor Kulübü, Sakarya Gençlik Merkezi Gençlik Spor Kulübü Derneği, Sakarya Üniversitesi Spor Kulübü Derneği, Ultima Doğa Sporları Ve Araştırma Derneği’dir. Sakarya’nın en yüksek noktası olan Elmacık Dağı (1543 m), dağcılık sporu için gayet uygun bir ortamdır.
Sakarya’da Tescilli Dağcılık Antrenörleri
| Adı Soyadı | İli | Kademe | Vize Tarihi |
| Mehmet Cemil ERDEN | Sakarya | 3. Kademe | 2022-2023 |
Sakarya’da Bulunan Dağ/ Dağlar
| İl Plaka No | İl Rakım Yükseklik Sırası | İl | Rakım (m) | Dağın Adı | Dağın Yüksekliği (m) |
| 54 | 67 | Sakarya | 31 | Elmacık Dağı | 1543 |
Doğan Yıldız, Çağlarboyu Türkler’de Spor, Telebasım Yayıncılık, İstanbul 2002.
https://tdf.gov.tr/tarihce/ (Erişim Tarihi 23.02.2022).
http://www.tdf-dys.org/Kulup_Listesi.aspx (Erişim Tarihi 23.02.2022).
1936 yılında Adapazarı ilçesinde Adapazarı İdman Yurdu, Adapazarı Yeni Hilal Spor Kulübü, Adapazarı Gençler Birliği ve Sakarya Spor Kulübü İdman Cemiyetleri İttifakına kayıtlı spor kulüpleriydi. Geyve’de Geyve İdman Yurdu ve Akhisar İdman Yurdu, Sapanca’da Yeşilyurt Spor Kulübü, İdman Cemiyetleri İttifakına kayıtlı spor kulüpleriydi.
| Kulübün Adı | Bulunduğu Yer | Üye Adedi | Kuruluş Tarihi | Rengi |
| Adapazarı İdman Yurdu | Adapazarı | 213 | 27.08.1924 | Yeşil-Kırmızı |
| Adapazarı Gençler Birliği | Adapazarı | 155 | 27.05.1925 | Kırmızı-Lacivert |
| Akhisar İdman Yurdu | Geyve | 35 | 1926 | Sarı-Siyah |
| Yeni Hilal Spor Kulübü | Adapazarı | 114 | 03.06.1928 | Sarı-Mavi |
| Geyve İdman Yurdu | Geyve | 43 | 01.01.1931 | Siyah-Beyaz |
| Sakarya Spor Kulübü | Adapazarı | 76 | 17.03.1932 | Sarı-Kırmızı |
| Yeşilyurt Spor Kulübü | Sapanca | 44 | 10.07.1932 | Yeşil-Mavi |
1965’de Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye II. Milli Futbol Ligi projesi ve bunun ile ilgili olarak şehrin önde gelenlerinin girişim yapmasını talep etmiştir. Dönemin futbol federasyonu başkanı Orhan Şeref APAK’ın girişimleri ve o dönem Adapazarı Şekerspor kaleciliğini yapan Fikret ALDİNÇ’in Sakarya şehrinin futbol birikimine kefil olması ile süreç resmen başlamıştır.
Spor İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Kamil OCAK’ın Türk futbolunu Anadolu’ya Yayma Projesi ile başlayan profesyonel kulüpleşme akımının içinde Sakarya’da yerini aldı. 10 Mayıs 1965’de Sakarya’da bulunan köklü takımlardan İdman Yurdu Başkanı Avukat Ali Necdet GÜVEN, Güneşspor kulüp başkanı Ethem BORAN, Gençler Birliği kulüp başkanı Şevket BAŞAK, Ada Gençlik kulübü 2. Başkanı Hamdi UZEL ve beraberindeki yöneticiler bir araya gelerek, şehrin tek profesyonel takımını kurulmasına dair görüşmeleri başlatmışlardır. Sakaryaspor’un temelleri bu görüşmelerde atılmıştır.
Kısa zamanda profesyonel takım kurma fikri Adapazarı’nda teşvik gördü. Ethem Boran’ın çalışmalara liderlik etmesi ile kuruluş süreci hızlanmış, İdman Yurdu, Ada Gençlik, Gençler Birliği ve Güneşspor bünyesinden gelen 20 kişilik kurucu listesi, Sakaryaspor kulübünün kuruluş dilekçesini 17 Haziran 1965 yılında ilgili kurumlara sunmuşlardır. Hemen yasal işlemlere başlanarak, profesyonel kulüp kurmak için gerekli evraklar hazırlandı.
Sakaryaspor, Yeşil-Siyah renkleri sembol olarak seçilmiş ve İkinci Türkiye Ligi’ne kabul edilen kulüpler arasında yerini almıştı. Hazırlıklarının tamamlanmasından sonra, ilk yönetim kurulu oluşturuldu. Yapılan genel kurul sonunda da Ethem BORAN başkan seçildi. Ethem BORAN aynı zamanda Sakaryaspor’un da 1 nolu üyesi oldu. Ethem BORAN’IN başkanlığını yaptığı yönetimde Ali Nejdet GÜVEN, İhsan AYHAN, Yılmaz ÇINLAR, Hamdi UZEL, Nusret ÖZGEN, Hakkı ÜNSALAN, Faruk BENLİ, Hüsnü TOPKA, Şükrü ORHON, Selahattin TAN, Sabri PEKMEZOL, Fikri KAYA, Hilmi UNGAN, Doğan ULUÇ, Zeki DUYAK ve Ali BALCIOĞLU kurucu üye olarak bulunuyordu.
Sakaryaspor
Logo 2016 yılında yönetim kararı ile değiştirilmiş olsa da 21 Tem 2019 tarihinden itibaren tekrar kullanılmaya başlanmıştır.
Kulüp Kimliği Sakayaspor Kulübü
Kuruluş Tarihi 17.06.1965
Renkler Yeşil – Siyah
İlk Başkan Ethem BORAN
Mevcut Başkan Cevat EKŞİ En Önemli Ulusal Başarılar Türkiye Federasyon Kupası (1987-1988) / Türkiye 1.Lig Beşinciliği (1981-1982)
En Önemli Uluslararası Başarı Kupa Galipleri Kupası 2.Tur (1988-89)
2016-2019 yılları arasında kullanılmıştır
Sakaryaspor’un Başarıları
TÜRKİYE KUPASI 1987 – 1988 1. Lig’den henüz gelmişdik, küme düşme potasından 6 puan uzaklıktaydık, yerimiz 11’incilik, puanımız 51, averajımız -13’tü. Federasyon Kupası’nı kazanmamız bu performansımızla bizi bu listeye dahil edemezdi ama biz diğer takımların hepsinden daha büyük bir başarıyla o kupayı müzemize götürdük. “Kuralar çekildi, bize Fenerbahçe çıktı. ‘Eyvah’ dedik” diyor Oğuz Çetin. “Ama ilk maçta onları 5-1 yendik. Ardından çeyrek final kuraları çekildi, bu sefer Beşiktaş’la eşleştik. Yine ‘Eyvah’ diye hayıflandık ama onları da ilk maçta 4-0 yenmeyi başardık.” Yarı final ilk maçında Zonguldakspor’a 5 gol atarak finale çıktık, finalde ise Samsunspor engelini aşıp kupayı kaldırdık. Bu, Sakaryaspor’umuzun tek Federasyon Kupası oldu. Bunun yanı sıra 1 kere çeyrek final 2 kere yarı final oynadık.
KUPA GALİPLERİ KUPASI 1988 – 1989 UEFA tarafından 1998/1999 sezonuna kadar düzenlenen bir kupa organizasyonu olan UEFA Kupa Galipleri Kupasına, kendi ülkelerinde ulusal kupa şampiyonu olmuş Avrupa kulüpleri katılıyordu. 1988/1989 sezonunda bu organizasyona katılmayı hak ederek Türkiye’yi temsil eden takım olduk.
1.LİG ŞAMPİYONLUĞU Şampiyonluk : 1980-1981 | 1986-1987 | 2003-2004 Play off şampiyonluk : 1997-1998 | 2005-2006
2.LİG ŞAMPİYONLUĞU Play off şampiyonluk : 2010-2011
3.LİG ŞAMPİYONLUĞU Play off şampiyonluk : 2016-2017
CUMHURİYET KUPASI Şampiyonluk : 2003-2004 İkincilik : 2006-2007
GOL KRALLIĞI 1.lig : Aykut YİĞİT (20 Gol) 2.lig : Yenal KAÇIRA (22 Gol)
SAKARYASPOR LOGO RASYONELİ
Sakarya’daki Amatör Futbol Kulüpleri hakkında bilgi almak için tıklayınız: https://sehirhafizasi.sakarya.edu.tr/?page_id=6388
İlgili Kitaplar Sakarya Üniversitesi Kütüphanesi’nde mevcuttur.
TÜRK GÜREŞ TARİHİ
Türkler, Büyük Göç’ten önce “Totemizm” akidesinin verdiği hür ve serbest terbiyenin, tabiat güçlerine tapınmanın etkisinde kalarak doğaya, kuvvete tutkun karakteristik özellikleriyle, asırlar boyunca pehlivanlığı baş tacı yapmışlardır.
İslamiyet’ten önce de her Türk’ün güreştiği bilinmektedir. Ölen yiğitler silahlarıyla gömülerek mezarları çevresinde dokuz gün dokuz gece süren güreşler düzenlendiği rivayet edilmektedir.
Yiğitlerin ölüm yıldönümlerinde de yine üç gün üç gecelik güreş müsaba*kaları düzenlendiği anlatılmaktadır. Yaşantısı sürekli olarak tabiat ile savaşmakla geçen Türk Ulusu’nun Muaftan (3000) yıl evvel güreş yaptığı söylenmektedir.
Sinoloji profesörü D.W. Eberhad (29), Çin kaynaklarının (Han) zamanından (M.Ö. 2. yüzyıl) güreşle ilgili bilgiler verdiğini ve bu kaynaklarda güreşin “toslama” işaretiyle gösterildiğini, Türkistan’ın (Yen-Çi) ülkesinde yeni yılın ilk günü zırhlanmış yiğitlerin savaştıklarını, yine Türkistan’ın (Kuça) şehrinde yeni yılın başladığı gün öküz, at ve deve güreşleri yapıldığını bildirmektedir. Dinsel olan Miladi ve Hicri yıl başlan yanında bilimsel bakımdan da önem taşıyan eski Türklerin yılbaşısı olan (9 Mart-M. 22 Mart) günü tabiatın yeniden canlanışı ile birlikte Türk Ulusu’nun da sevindiği ve bu sevincini o gün kırlarda bütün milletçe bayram yaparak kutladığı bildirilmektedir. Acemlerin “Nevruz-Yenigün” dedikleri bu günde kırlarda yemekler yenmekte, spor yarışmaları yapılmaktadır. Bu gelenek, Anadolu’da ve Türklerin yaşadığı diğer bütün yerlerde hala sürdürülmektedir. Eski Türklerin, yalnız yılbaşı bayramlarında güreşmedikleri, evlenme toylarında, zafer şölenlerinde de güreştikleri rivayet edilmektedir. Ayrıca hakanların da yanlarında bulundurdukları (Kırk yiğidi) birbiriyle veya başka ulusların güreşçileriyle karşılaştırdıkları bilinmektedir.
Türkler güreşe özel önem vermiş, bütün sporlardan üstün tutmuşlardır. Binicilik ve atıcılığın yanında “Pujila” da (Yakut Türklerinin buluşu bir tür boks) ve atlı cirit oyunlarında son derece usta olan Türkler, güreşi de bütün sporların temeli, terbiye verici, adeta bir ibadet şeklinde kabul etmişlerdir. Orta Asya’daki Türklerde güreş, binicilik ve okçuluk sporlarıyla birlikte yapılmaktadır. Eski Türklerin kendi aralarında harp etmek istemedikleri, aralarında çıkan anlaşmazlıkları, karşılıklı çıkardıkları iki pehlivanın kıyasıya güreşinin sonucuna bağladıkları, yenen pehlivanın tarafı galip, yenilen pehlivanın tarafının da mağlup sayıldığı ifade edilmektedir. Eski Türklerin bir kolu olan ve Oğuz Türklerinden olan Osmanlı Türkleri, Anadolu Selçuklu Türklerinin devamı olan devletlerini kurdukları zaman, Doğu Roma imparatorluğunun güreşçilerini ve onların güreş sitillerini görmüşlerse de, bu güreş tarzı ile ilgilenmemişlerdir. Rumeli denilen Avrupa’ya geçen Osmanlı Türkleri, burada gördükleri yağlanarak yapılan güreşle ilgilenmişler ve bu güreşi kendilerine has bir tarzda yapmaya başlamışlardır. Alman sınırından İtalya yarımadasına, Budin (Budapeşte) vilayetinden Basra körfezine, İspanya sahillerinden Fas, Cezayir, Tunus, Bingazi, Trablusgarp, Mısır, Arabistan, Kafkasya, Kırım, Eflak ve Boğdan’ı (Romanya) çevreleyen ve İstanbul’u başşehir yapan, büyük imparatorlukta; güreş, başlıca spor olmuştur. Osmanlı Türklerinde güreşin tekkeler (bugünkü kulüpler) ile yönetildiği, başkanlarına (Şeyh), sporculara (Mürit) denildiği bilinmektedir. Güreş tekkelerinin merkezi ve en büyüğü İstanbul’da Zeyrek’te idi. Ayrıca Mekke, Cidde, İskenderiye, Lazkiye, Şam, Maraş, Amasya, Tokat, Ankara, Kütahya, Tire, Bergama, Manisa, Akhisar, Yenice, Üsküp, Gelibolu, İpsala, Usturumca, Avlonya, Diyarbakır, Konya, Bursa, Balıkesir, Urfa, Halep Belgrat, Bağdat, Edirne’de de güreş tekkelerinin bulunduğu bilinmektedir. Bu tekkelerde çalışmalar akıl durduracak kadar başarılı olmuş, bugün dahi eşine rastlanmayacak kadar teknik bilgiler öğretilmiştir. Bu teşkilat, Türk pehlivanlığının yıllarca üstün kıvamda kalmasına, bütün Dünya’ya ün salmasına yardım etmiştir. Bugünün en yüksek medeniyetini taşıyan uluslar bile bu teşkilata, bu disipline ve bu tekniğe sahip değillerdir. Bu tekkelerde sporcuların ve başkanlarının aylık ve yemek vakfiyelerinden başka, birer ikişer imareti vardı ki; bu imaretlerde isteyen halkın, gelen seyircilerin, geçen seyyahların (turistlerin) parasız, istedikleri gibi yeyip içtikleri anlatılmaktadır. Bütün bu vakfiyeler; zamanın beylerbeyleri, paşaları, vezirleri, ayanı ve hakanları tarafından yüz binlerce altın hibe edilerek ortaya çıkarılmıştır. Menziller, türlerine göre isimlendirilmişlerdir. Sözgelimi “Pehlivan Tekkesi” (Güreş Kulübü), Okçular Tekkesi (Okçular Kulübü), Gürzcüler Tekkesi (Kale kapılarını ağır gürzler kaldırarak kıranlar) gibi.
Türk güreş tarihi ile ilgili bir açıklama yapmak gerekirse, bunu üç kısımda ele almada yarar vardır: I. Devir: 18. yüzyılın başına kadar gelen ve daha çok eski tarih kitaplarında kısaca bahsi geçen devre, II. 18. yüzyılın başından Koca Yusuf’a kadar (1830-1890) geçen ve daha çok söylentiler halinde bilinen devre. III. Devir; Koca Yusuf’tan bu yana belgelere dayanılarak bilinen devredir.
Türk güreşi genel olarak iki türlüdür. Birine “Karakucak” denir. Anadolu’da bu tür karşılaşmalar “Harman Güreşi” şeklinde de bilinmektedir. İsviçre’nin dağ köylerinde, Kuzey Amerika’nın bazı bölgelerinde “Karakucak” tabir ettiğimiz türde güreşler yapılmaktadır. İsviçre’nin dağ köylerine bu güreşi Attila ve Cengiz’in ordusundan ayrılan askerlerin taşıdığı sanılmaktadır. Bunlara ek olarak Fransa’da Brötonlar da serbest güreşleri bilmekte ve yapmaktadırlar. Avar Türklerinin yüksek dağlarda kalan kolları Avrupa’ya bu tür güreşi yaymıştır. Karakucak, başka bir deyişle “Serbest Güreş” Mançu’dan, Yakut Türklerinden, Moğolistan’dan, Doğu ve Batı Türkistan’dan, Kırım ve Kazak Türklerine varıncaya kadar bilinen bir spordur.
Türk güreşinin yönetiminde en üst basamağı oluşturan Türkiye Güreş Federasyonu, 1922 yılında TİCİ (Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı) bünyesinde kurulmuş, 1923 yılında FILA (Federation İnternationale de Lutte Amateur)’ya üye olmuştur.
GREKO-ROMEN
Greko-Romen, İlkçağ sonlarında Akdeniz havzasına egemen olan kültürdür. Grekoromen, ayaklara dokunmadan icra edilen güreş şeklidir. Rakipler biribirlerinin ayak ve bacaklarına dokunmadan güreşirler. Grekoromen güreş stilinde belden yukarısı ile oyun taktik edilir. Ayakla oyun yapılmaz ve rakibin hücumu engellenmez. Bu stil Avrupa ülkelerinde yaygındır. Grekoromen güreş stilini ilk uygulayan Türk güreşçileri: Koca Yusuf, Kara Ahmed, Hergeleci İbrahim. Filiz Nurullah, Kurtdereli Mehmet, Adalı Halil, Mandıralı Ahmet ve Kara Osman’dır.
SERBEST GÜREŞ
Serbest güreş, dünya çapında yapılan bir amatör güreş stili. Grekoromen ile birlikte, Olimpiyat Oyunları’nda yer alan iki güreş stilinden biridir. Serbest güreş genel olarak klasik güreşe benzemektedir. Ancak, serbest güreşte, klasikten farklı olarak çapraz vurma, çelme takma ve belden aşağı sarılma kurallara uygundur. Diğer birçok güreş dalı gibi, ağırlığa göre oluşturulan kategorilerde oynanmaktadır. Serbest güreşte; likradan yapılan, kırmızı ve mavi renklerde güreş mayoları kullanılmaktadır.
KARAKUCAK GÜREŞLERİ
Tarihi güreşlerimizden olan karakucak güreşleri asırlardır hiç bir değişiklik yapılmadan özüne uygun yapılarak gelmiştir. Bazı araştırmacılara göre 10 asırdır yapılmaktadır. Karakucak güreşleri Çim zeminlerde, toprak alanlarda, harman yerlerinde yapılmaktadır. Diz kapağı altına kadar gelen ‘Pırpıt’ denen bir giysi giyilerek yapılır. Ayaklar çıplaktır. Karakucak güreşi Türk’lerin öz ve milli güreşidir. Orta Asya’dan kaynaklanan bu güreşte günümüze kadar çok az küçük değişiklikler dışında aslına uygun olarak icra edilmektedir.
Karakucak güreşlerinde giyilen ‘Kıspet’ ismi bazı yörelerde ‘Pırpıt’ diye adlandırılır. Bu tamamen yöresel isimlendirmeden kaynaklanmaktadır. Pırpıt genelde Kamyon branda çadır bezi, yelken bezinden yapılır. Kasnağa kesinlikle deri dikilmez. Ayrıca hiç bir bölgeye yağ sürülmesine müsaade edilmez. Karakucak Güreşleri 1925’lerden günümüze kadar Türk Güreşine gerçek manada büyük şampiyonlar kazandırmıştır.
YAĞLI GÜREŞ
Türklerin çok sevilen “Yağlı Güreş” karşılaşmaları vardır. Bu tür güreşin temeli, dengedir. Pehlivanlar, İslami kurallara göre vücutlarını örten (göbeğin altından diz kapağının altına kadar) deriden yapılma “Kıspet” giyer, yağlanır, yenişinceye kadar güreşirler. Son yıllarda yağlı güreşe de bazı kurallar getirilmiş, zaman tahdidi konmuş ve puanlama girmiştir. Yağlı güreş kapışmaları sırasında davul-zurna savaş havaları çalmaktadır. Yağlıdaki mücadele müzikaldir. Hatay ve Kahramanmaraş çevrelerinde yapılan ve Judo’ya çok benzeyen “Aba güreşi” de Türklerin ayrıca kendilerine has güreş kapışmalarından biridir.
Yağlı güreş daha çok muvazene güreşidir. Arapların da bu güreşi yaptıkları söylenmekte ise de, bu hususta tarihi bir ize rastlanmamıştır. Yağlı güreşçilerin, pirlerini Hazreti Hamza olarak kabul etmelerinden başka Araplıkla bir ilgisi bulunmamaktadır. Rumeli Türkleri, eski Yunanlılara ait olan yağlı güreşi tamamıyla değiştirerek Türkleştirmişler ve Yunan ilahları için tertiplenen Olimpiyat Oyunlarının bu spor dalını, kendilerine has bir şekilde Müslümanlaştırmışlardır. Yağlı Güreşte tören çok önemlidir. Güreşe başlamadan önce pehlivanlar soyunup deri kıspetlerini giydikten sonra yağ kazanının başına gelmekte ve Kıble’ye dönerek üç ihlas bir fatiha okuyup pirleri Hazreti Hamza’ya dua ettikten sonra cazgır tarafından seyircilere tanıtılmaktadır.
KIRKPINAR
Kırkpınar güreşleri, Türklerin Rumeli’ye ayak basmalarıyla başlamıştır. Orhan Gazi’nin büyük oğlu Süleyman Paşa (1316-1359) Rumeli Fatihi olarak anılan Osmanlı Başkomutanı idi ve Rumeli yakasına ilk ayak basan ve oralarda elde ettiği fetihlerle şanlanan bir askerdi ki; Kırkpınar’ın destanlara karışmış tarihinde Süleyman Paşa’dan söz etmemek imkansızdır. Rumeli’de ilk defa Süleyman Paşa’nın komutasındaki Türk askerleri güreşmişlerdir.
Kırkpınar Güreşleri’nde Edirne’nin fethi olan 1362 yılı esas alınmaktadır. 1349’larda Sırpların işgaline son vermek üzere Selanik’e doğru yol alan Türk askerleri, bir Hıdrellez günü Edime yakınlarındaki Ahir Köy’de konaklamışlardır. Pehlivanlık, Türklerde hem bir gelenek, hem de savaş hazırlıkları olduğundan, kırk yiğit, 1349 yılının Hıdrellezi’nde güreşe başlamışlardı. Güneş batarken kapışmalara son verilince, bu kırk yiğit de bulundukları yere düşerek son nefeslerini vermişlerdir. Şehit oldukları yere gömülmüşlerdir. Ertesi gün bir de bakmışlar ki, her yiğidin can verdiği yerde bir pınar fışkırmıştır. Bunun üzerine oraya (Kırkpınar) adı verilmiş ve her yıl Hıdrellez’de burada toplanarak güreşmek adeti yerleşmiştir. Kırkpınar’da yapılan güreşlerin ulviliği, burada son nefeslerini verinceye kadar güreşenlerin şehit düşerek unutulmazlar arasında yer almaları, dolayısıyla “Kırklar Pınarı” veya o yörede çok sayıda suyun akmakta olduğunu vurgulamak için aynı zamanda “Çeşme” anlamına gelen “Pınar” kelimesinin kullanılarak “Kırkpınar” olarak adlandırılmış olduğu söylenmektedir. Her ne olursa olsun, Süleyman Paşa’nın komutasında Rumeli’ye ayak basan ilk Türkler arasında yer alan yiğitlerin, hiç bir şekilde anlaşmalı güreşe yanaş*madan, ölünceye kadar güçlerini denemeleri, birbirlerine denk bu yiğitlerin emsalsiz bir mücadeleden sonra son nefeslerini vermeleri, onları tarihe mal etmiştir.
Edirne’nin Osmanlı Türkleri tarafından 1362 yılında fethinden günümüze kadar 655 kez yapıldığı söylenen Kırkpınar Güreşleri’nde, başpehlivanlık kazananların tamamının isimleri, yapılan bütün araştırmalara rağmen tespit edilememiştir. Ancak II. Mahmut devrinden Balkan Harbine (1912) kadar isim yapan Başpehlivan olarak tespit edilebilenler; II. Mahmut devrinde Yozgatlı Kel Hasan ve Sultan Abdülaziz döneminde Kavasoğlu İbrahim (1867 yılında Sultan Abdülaziz’le birlikte Avrupa’ya gitmiştir). Akkoyunlu Kazıkçı Karabekir, Şamdancıbaşı Kara İbrahim. Sultan II. Abdülhamit devrinde Kel Aliço (27 sene üst üste Kırkpınar Başpehlivanı olarak kırılması güç bir rekorun sahibi olmuştur). Kara Süleyman (Sülo), Yörük Ali, Büyük Yaşar, Makarnacı Hüseyin, Koca Yusuf (Avrupa ve Amerika’da güreşler yapmıştır), Hergeleci İbrahim ile Adalı Halil ve Kurtdereli Mehmet pehlivanlar ki; bunlar da Avrupa’da güreşerek milletimizi alınlarının akıyla temsil etmişlerdir. Kara Mehmet, Çolak Molla Mümin, Kara Murat, Koca Rüstem, Geçkinli Yusuf, Kırkpınar’da Başpehlivan olmuşlardır.
http://www.tgf.gov.tr/
İnsanlık tarihi boyunca pek çok millette insanlar güç gösterileri yapmak için çeşitli faaliyetlerde yapılmıştır. Halterin ilkel çeşitleri olarak ağırlık kaldırma, büyük taşları kaldırıp atmak veya gürz gibi savaş aletler ile yapılan türleri sayılabilir (Yazıcı, 1997: 1). Osmanlı’da da padişahların arasında ağırlık kaldırmaya ilgili olanların varlığı bilinmektedir. Gürzlerin ağrılığına göre fark eden türlerde gürz kaldırma müsabakaları yapılmaktaydı (Kahraman, 1995:596).
Türkiye’de ise halter sporu Osmanlı’nın son dönemlerinde yine yabancıların kurduğu spor tesislerinde gelişmeye başlamıştır. Faik Üstünidman’ın çabaları bu sporun Türkiye’de gelişmesine çok fazla katkı sağlamıştır (Yazıcı, 1997: 1). Ama Türkiye’de asıl patlama Naim Süleymanoğlu ile yaşanmıştır. Bulgaristan’da doğup büyüyen bir Türk olan Naim Süleymanoğlu, 1986 Avusturya’da düzenlenen Dünya Olimpiyatları sırasında baskı gördüğü Bulgaristan Hükümetinden kaçmak için Türk yetkililere sığınmıştı. Turgut Özal’ın da girişimleri ile Türkiye’ye getirilmiştir (Atabeyoğlu, 2003: 32-37). Naim Süleymanoğlu’nun Türkiye’ye gelip ardından pek çok başarıya imza atması Türkiye’deki sporcuların da haltere olan ilgisini arttırmıştır (Yıldız, 2002: 394).
Sakarya’da halter sporunun ne zaman icra edilmeye başlandığı ise tam olarak bilinmemektedir. Fakat büyük başarılar elden Sakaryalı sporcuların günden güne artması sebebiyle merak daha da artmaktadır. Sakarya’da Türkiye Halter Federasyonu tarafından bünyesinde faaliyet gösteren Sakarya Büyükşehir Belediyesi SK Derneği, Sakarya Gençlik Spor Kulübü ve Sakarya Türk Telekom Spor Kulübü adı altında 3 resmi kulüp bulunmaktadır. Bu kulüplerde ise lisanslı toplam 54 sporcu bulunmaktadır.
Halterde Başarılar
Âtıf Kahraman, Osmanlı Devleti’nde Spor ¸ T.C. Kültür Bakanlığı Başvuru Eserleri, Ankara 1995.
Bir Büyük Şampiyon ve Rekortmen Naim Süleymanoğlu , haz. Cem Atabeyoğlu, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Yayınları: 12,
Çınar Yazıcı, Halter: Temel Ağırlık Çalışmaları ve Güç Geliştirme , Ertem Basım, 1997 Ankara.
Doğan Yıldız, Çağlarboyu Türkler’de Spor, Telebasım Yayıncılık, İstanbul 2002.
https://halter.gov.tr/sporcudetay/?id=45010 (Erişim Tarihi 29.12.2021).
https://halter.gov.tr/sporcular/ (Erişim Tarihi 29.12.2021).
İnsanoğlunun havacılığa hakim olmaları 1800’lü yılların sonuna doğru adım adım başlamıştır. Özellikle Avrupa’da pek çok girişimin bulunması neticelerinde ilkel olarak pek çok hava taşıtı icat edilmiştir (Yıldız, 2002: 411). Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’nın ardından havacılık sektöründe işin spor kısmı da gelişme göstermeye başlamıştır. Türkiye’de ise Atatürk döneminden itibaren havacılık sektörü gelişmeye başlamış ve faaliyetler de ilk olarak bu zamanda başlamıştır. Taşıtlı sporların yanı sıra paraşüt gibi branşlar da zamanla ortaya çıkmış ve hem askeri hem de sivil olarak çeşitli gelişmeler kaydetmiştir. Günümüzde de varlığını koruyan Türkiye Hava Sporları Federasyonu yamaç paraşütü, microlight, planör ve sıcak hava balonu gibi pek çok dalda sporcular yetiştirmektedir.
Sakarya’nın coğrafyasının yamaç paraşütü, microlight gibi sporlara uygun olması nedeniyle pek çok noktada bu sporlar yürütülmektedir. Son zamanlarda pek çok anlamda yıldızı parlayan bir ilçe olan Serdivan’da bulunan Serdivan Tepe ve Kırantepe gibi noktalarda havacılık sporu pek farklı yönleri ile gerçekleşmektedir. Ayrıca bir yayla şehri olan Sakarya’nın başta Taraklı Karagöl Yaylası ve Sapanca Soğucak Yaylası olmak üzere pek çok farklı noktada hava sporlarının yapılması için uygun yerler bulunmaktadır. Ayrıca Fenomen Air Sports Yamaç Paraşütü Uçuş Okulu ve Kırantepe Sivil Havacılık Merkezi gibi kuruluşlar vasıtasıyla da pek çok farklı proje yürütülmekte ve sporcular da yetiştirilmektedir.
Hava Sporlarında Başarılar
Kaynak
https://www.thsf.org.tr/tr/kuluplerimiz (Erişim Tarihi 06.01.2022).
https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/sampiyon-belli-oldu-274236 (Erişim Tarihi 06.01.2022).
https://www.aa.com.tr/tr/yasam/sakaryada-yamac-parasutculerinin-gozde-adresi-kirantepe/2394571 (Erişim Tarihi 06.01.2022).
Hentbol, Avrupa’nın Dünya’ya bir armağanı olan eğitsel ve jimnastik bir spordur. İlk zamanlar açık havada oynanırken 1934’de Danimarka Kopenhang’da kapalı mekanda oynanmaya başlayarak salon sporu olarak da klasmana ayrılmıştır (Sevim, 1997: 3). İlk olarak 1910’lu yıllarda Almanya’da uygulanmaya başlamıştır (Yıldız, 2002: 533). Hentbol spor olarak Türkiye’de 1923 yılında okul sporu olarak oynanmaya başlamıştır.
Sakarya’da ise hentbol, daha çok profesyonelce büyük takımlar tarafından yürütülmektedir. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü ve 1954 Hendek Spor Kulübü adları altında profesyonelce Türkiye Hentbol Federasyonu bünyesinde faaliyetler göstermektedirler. Daha çok ulusal anlamda başarılar elde eden her iki takım ufak yaşlarda bünyesine kattığı sporcuları şampiyonluğa
Teknik Adamlar
Adı Soyadı: Tevfik Karagözoğlu
İl: Sakarya
Kılasman: 1.Kademe
Doğan Yıldız, Çağlarboyu Türkler’de Spor, Telebasım Yayıncılık, İstanbul 2002.
Yaşar Sevim, Hentbol: Teknik- Taktik , Tutibay Ltd. Şti, Ankara 1997.
http://www.thf.org.tr/thf/hakkinda/tarihce/1 (Erişim Tarihi 9.12.2021).
http://www.thf.org.tr/kulup/yeni-1954-hendek-spor-kulubu/361 (Erişim Tarihi 9.12.2021).
http://www.thf.org.tr/kulup/yeni-sakarya-buyuksehir-belediyesi-spor-kulubu/395 (Erişim Tarihi 9.12.2021).
İl Spor Dalı Temsilcilerinin Görevleri Kısaca Şunlardır:
Federasyonun branşlarında mahalli spor temasları programları hazırlar, federasyon onayı ve il – ilçe müdürlükleri eşgüdümü ile bu programları uygular, denetler ve sonuçlarını tescil ederek federasyona bilgi verir ve mahalli spor temasları programını hazırlar, il ve ilçe müdürlüğünün onayından sonra uygular, denetler, sonuçlarının tescilini sağlar. Spor temasları içinde yer alan tüm fahri antrenör, eğitmen, hakem gibi spor teması görevlilerine dair eğitim hizmetlerini, federasyon ile işbirliği yaparak programlar ve yürütür. Federasyonun o mahalde tesisleşmesi ve yerel ölçekte yayınlar yapılması için çalışır. Mahalli spor temaslarının tüm kayıtlarının tutulmasını sağlar. Mahallerindeki en başarılı sporcu ve spor teşekküllerinin ili temsil kabiliyetlerinin geliştirilmesini sağlayıcı ve idame ettirici tedbirleri alır.
http://www.tbbdf.gov.tr/mahalli_temsilcilikler_talimati
Sakarya İli Spor Dalı Temsilcileri listesine ulaşmak için tıklayınız.
Judo Japonca kökenli olup “Ju” kibarlık, nezaket anlamına gelip “Do” ise prensip ve yol anlamına gelmektedir (Öztek, 2011: 33). Judo, 1860 yılında Jigora Kano tarafından, Jiu-Jitsu adındaki silahsız savunma teknikleri öğreten kavga sporundan esinlenilerek geliştirilen bir spordur. Japonya’da doğan Judo sporu ilk kez 1967 Tokyo Olimpiyatları oyunlarına katılmıştır (Olimpik Sporlar, 2003: 148). “Judo, 1966 yılında Türkiye’de bağımsız bir federasyon olmuştur. Judo Federasyonu’nun kurulmasının ardından ilk başkanlığa da Hakkı Isıgöllü atanmış ve 1967’de ilk Türkiye Şampiyonası düzenlenmiştir. 1969-1979 yılları arasında Judo ve Taekwondo, 1980-1990 arasında ise Judo ve Karate Federasyonu olarak faaliyetlerini yürüten federasyon, 1990 yılından itibaren Judo Federasyonu adı altında hizmet vermiştir. 1997 yılından itibaren Judo Federasyonu bünyesinde sırasıyla Wuhsu, Aikido ve Kurash branşları yer almış, Wushu ve Aikido 2006 yılında ayrılmış, Federasyonumuz 2011 yılına kadar Judo ve Kurash Federasyonu olarak faaliyetlerini sürdürmüştür” ( https://www.judo.gov.tr/kurumsal/tarihcesi ).Sakarya’da Judo sporu
Judoda Başarılar
Antikiteden Moderniteye Olimpiyat Oyunlar: Olimpik Sporlar , Boyut Kitapları, İstanbul 2003.
Doğan Yıldız, Çağlarboyu Türkler’de Spor, Telebasım Yayıncılık, İstanbul 2002.
İbrahim Öztek, Bilimsel Kuraş: Judo, Sambo, Aba Güreşi, Kuşak Güreşleri , Antakya Belediyesi Kültür Yayınları, Antakya 2011.
https://www.judo.gov.tr/kurumsal/tarihcesi (Erişim Tarihi 24.12.2021).
https://www.sakaryadanhaber.com/haber/3022505/judo-seremonisi-yapildi-ve-ilk-gun-sonuclari-aciklandi (Erişim Tarihi 24.12.2021).
https://www.sakaryahaber.com/spor/akyazi-belediyesi-judo-sporculari-sampiyon-oldu (Erişim Tarihi 24.12.2021).
https://www.sakaryayenihaber.com/haber/7759458/judocular-sakaryayi-gururlandirdi (Erişim Tarihi 24.12.2021).
“Kara” boş, “te” el anlamında olup, silahsız el olarak bütünleştirilir. “Kara” aynı zamanda “sonu gözükmeyen boşluk” olarak da ifade edilmektedir. En son şekillenmesi ve ifadesi ise “boş, silahsız el” manasına gelmektedir (karate.gov.tr). Kore menşeili olan karate sporu Dünyaya da 20. yüzyıl itibari ile yayılmış ve popülerlik kazanmıştır (Yıldız, 2002: 515).
Türkiye’de ise Koreli sporcuların ülkeye 1964’de gelip çeşitli gösteriler yapmalarından sonra popülerlik kazanmıştır. Şükrü Gencel, Nazım Canca gibi bu sporun Türkiye’deki öncüleri sayesinde büyük bir ilgi toplayan karate sporu hızla gelişme göstermiştir (Yıldız, 2002: 515). Ardından 1981 yılında Türkiye Karate Federasyonu’nun kurulması ile Türk sporcular ulusal ve uluslararası mecrada pek çok madalya kazanmışlardır. Günümüzde de halen karate sporu popülerliğini korumaktadır.
Sakarya’da ise karate sporu yerel anlamda 2000’li yılların başında popülerlik kazandığı söylenebilir. Sakarya’da mevcut olarak karate sporunun icra edildiği pek çok spor salonu bulunmaktadır. Sakarya Anadolu Gençlik Spor Kulübü, Sakarya Büyükşehir Belediye Spor Kulübü, Sakarya Cesur Spor Kulübü, Sakarya Çakırlar Spor Kulübü, Sakarya Diriliş Spor Kulübü, Sakarya Ellidört Spor Kulübü, Sakarya Fidan Spor Kulübü, Sakarya Gençlik Merkezi Gençlik Ve Spor, Sakarya Güreş İhtisas Spor Kulübü, Sakarya İnanç Spor Kulübü, Sakarya Karate İhtisas Spor Kulübü, Sakarya Serdivan Merkezi Gençlik Ve Spor, Sakarya Taekwondo Spor Kulübü, Yenikent Karate Spor Kulübü, Sapanca Karate Spor Kulübü, Sportif Spor Kulübü, Sakaryagücü Spor Kulübü, Geyve Akademi Gençlik Ve Spor Kulübü, Ferizli Karate İhtisas Spor Kulübü Gibi Pek Çok Spor Kulüpleri Bünyelerinde Başarılı Sakaryalı Sporcular Yetiştirmektedirler.
Ayrıca Sakarya’da bölgesel, ulusal ve uluslararası pek çok alanda hakem ve antrenörler yetişmiştir. Mevcut olarak ise Sakarya’da 38 adet antrenör ve 29 adet de hakem bulunmaktadır (karate.gov.tr).
Karatede Başarılar
Doğan Yıldız, Çağlarboyu Türkler’de Spor, Telebasım Yayıncılık, İstanbul 2002.
http://www.karate.gov.tr/sporcu/?id=9&sporcu=enes-erkan (Erişim Tarihi 05.01.2022).
http://ebilgi.karate.gov.tr/sonuc/sporcu.asp?sporcu_id=139&s=dereceler&/hafsa-seyda-burucu (Erişim Tarihi 05.01.2022).
http://www.karate.gov.tr/sporcu/?id=2&sporcu=serap-oezcelik-arapoglu (Erişim Tarihi 05.01.2022).
http://ebilgi.karate.gov.tr/sonuc/sporcu.asp?sporcu_id=6022&s=dereceler&/abdulkerim-balikcioglu (Erişim Tarihi 05.01.2022).
http://ebilgi.karate.gov.tr/FedWeb/Klup.asp (Erişim Tarihi 05.01.2022).
http://www.karate.gov.tr/?s=karate-do (Erişim Tarihi 05.01.2022).
http://ebilgi.karate.gov.tr/FedWeb/hakem.asp (Erişim Tarihi 05.01.2022).
http://ebilgi.karate.gov.tr/FedWeb/Ant.asp (Erişim Tarihi 05.01.2022).
http://ebilgi.karate.gov.tr/FedWeb/turnuva.asp (Erişim Tarihi 05.01.2022).
Kick Boks tarihsel olarak Karate, Thai Boks (Tayland boksu) ve batı boksu sporlarından geliştirilmiş, genellikle kendini savunma amacıyla, tekme ve yumruğa dayalı ayakta yapılan bir dövüş sporudur. Spor 1970’li yıllardan beri artarak kick boks sporu popüler hale gelmiştir. 1990’lı yıllardan beri ise kick boks, değişik dövüş tekniklerinin birleşmesiyle karma dövüş sporlarının ortaya çıkmasında katkıda bulunmuştur (Karadağ, 1). Türkiye’nin Kick Boks macerası ise çok köklü halde değildir. Son 30 senede gelişme göstermekle beraber Kick Boks Federasyonu’nun 2004’de kurulması ile daha farklı mecralarda kişisel ve takımlar olarak faaliyetler artmıştır.
Sakarya’da ise Kick Boks sporu son 10-15 sene içinde gelişmeler yaşanmıştır. Sakarya’da özel ve kamusal spor tesislerinde hem minikler kategorisinde hem de yetişkin kategorisinde pek çok sporcu alanında uzman antrenörler tarafından yetiştirilmektedir.
Kick Boksda Başarılar
Mustafa Karadağ, A’dan Z’ye Kick Boks, Ed. Yüksel Savucu, Çağlar Ofset.
https://kickboks.gov.tr/sayfa/hakkimizda.html (Erişim Tarihi 8.12.2021).
https://www.aa.com.tr/tr/spor/kick-boks-hem-oz-guven-hem-sampiyonluk-kazandirdi/1585012 (Erişim Tarihi 8.12.2021).
http://sakarya.gov.tr/sampiyon-kick-bokscular-basarilarini-vali-nayir-ile-paylasti (Erişim Tarihi 8.12.2021).
http://sakarya.gsb.gov.tr/HaberDetaylari/1/103215/kick-boksta-altin-basari.aspx Erişim Tarihi 8.12.2021).
Dünya genelinde de öncelikle taşıma aracı olarak kullanılan kürek neredeyse son 100- 150 senedir bir taşıt olarak spor dalı olarak da sayılmaya başlamıştır. Bu durum Osmanlı’da da 1800’lü yılların sonunda görülmeye başlanmıştır. Osmanlı ve Türk tarihi içinde kürek sporunun önemli noktalarından biri de Ertuğrul Fırkateyni’dir. Osmanlı Devleti tarafından gönderilen Ertuğrul Fırkateyni’ni Japonya Seyahati yolunda Singapur’da organize edilen bir kürek yarışına katılıp birinci olmuşlardır. Resmi olmayan bu başarı bir öncü niyetinde olmuştur. Bu tarihten sonra ve Cumhuriyet’in kuruluşu ile de büyük kulüplerin bünyesinde pek çok sporcu yetiştirilmiştir (Yıldız, 2002: 347).
Sakarya’da ise coğrafi uygunluk nedeniyle kürek sporu uzun zamandır takip edilen ve çeşitli müsabakaların uygulandığı bir bölge olmuştur. Karadeniz kıyıları olmak üzere özellikle Sapanca Gölü’nde uzun zamandır yılın farklı dönemlerinde müsabakalar ve etkinlikler yapılmaktadır. Sakarya’da günümüzde aktif olarak pek çok kulüp de bulunmaktadır. Bunlar Sakarya Olimpik Su Sporları Kulübü, Sakarya Kürek ve Kano Spor Kulübü, Sakarya Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü, Sakarya Gençlik Merkezi Spor Kulübü ve Ferdi Sporcular olarak kulüpler faaliyet göstermektedirler.
Kürekde Başarılar
Merve Nur Uslu & Elis Özbay – Polonya 2021 , 23 Yaş Altı Avrupa Kürek Şampiyonası – BLW 2x (Hafif Kilo Ümit Kadınlar İki Çifte) Kategorisi – Dünya Şampiyonu.
Sakarya’daki Kürek Sporu Hakemleri
| Adı Soyadı | Lisans No | Hakemlik Derecesi | Bölgesi |
| Ahmet ÇOTUR | 477 | ADAY | Sakarya |
| Barış KOTAN | 279 | ULUSAL | Sakarya |
| Berat KONYER | 482 | ADAY | Sakarya |
| Çiğdem KOTAN | 350 | ULUSAL | Sakarya |
| Dündar KESKİN | 253 | ULUSAL | Sakarya |
| Ebrar YAVUZ | 487 | ADAY | Sakarya |
| Elif Beşlioğlu SALMAN | 490 | ADAY | Sakarya |
| Erkan KOTAN | 252 | ULUSAL | Sakarya |
| Hakan OKUMUŞ | 343 | ULUSAL | Sakarya |
| Namık EŞER | 221 | ULUSAL | Sakarya |
| Nurhan ÜNALAN | 340 | ULUSAL | Sakarya |
| Özcan TÜRKÜM | 213 | ULUSAL | Sakarya |
| Sedat SERT | 280 | ULUSAL | Sakarya |
| Sinan AKALIN | 506 | ADAY | Sakarya |
| Yusuf Serhat SERT | 475 | İL | Sakarya |
| Zeki ÇOTUR | 220 | ULUSAL | Sakarya |
Doğan Yıldız, Çağlarboyu Türkler’de Spor, Telebasım Yayıncılık, İstanbul 2002.
https://www.tkf.gov.tr/1/federasyontarihcesi-377.aspx (Erişim Tarihi 16.02.2022).
https://www.tkf.gov.tr/Kluplerimiz (Erişim Tarihi 16.02.2022).
https://www.netgaste.com/video/7537232/dunya-kurek-sampiyonu-bir-sakaryali (Erişim Tarihi 16.02.2022).
Bisikletin insanların kullanımına sürülmesinden sonra bisikletin motor gücü ile çalışan versiyonu olarak motosikletler piyasaya sürülmüştür. Bisikletler ve arabalar gibi de motosiklet de ilk olarak taşıma ve askeri amaçla kullanıma sunuldu. Yaklaşık olarak 1800’lü yılların sonunda ortaya çıkmış ve Osmanlı’nın son dönemlerine de yetişmiştir. Hem ordu da hem de ulaşım için kullanılsa da 1920’lü yıllardan itibaren spor için de kullanılmaya başlamıştır.
Sakarya’da ise motorun spor olarak gelişiminin tam olarak ne zaman başladığı hakkında bilgiler net değildir. Fakat günümüzdeki durumu hakkında bilhassa Sofuoğlu ailesinin faaliyetleri şehirde motorun sevilip yeni başarılar sağlanmasının önünü açmıştır. Sakarya Akyazı doğumlu olan Kenan Sofuoğlu bir motosiklet tamircisi olan İrfan Sofuoğlu’nun oğludur. Bir motosiklet kazasında hayatını kaybeden Bahattin Sofuoğlu da bir motor sevdalısı olup Kenan Sofuoğlu’nun gelişmesinde ve Sakarya’da motorun sevilmesinde çok büyük faydalar sağlamıştır. Sakarya’da Kenan Sofuoğlu’nun bizzat yetiştirdiği öğrencilerin yanı sıra kendi imkanları ve başka profesyonel sporcuların yanında yetişmekte olan pek çok motorcu bulunmaktadır. Ayrıca Kenan Sofuoğlu doğduğu yer olan Sakarya Akyazı’da Dünya standartları düzeyinde bir yarış pisti de yaptırmıştır.
Ayrıca Sakarya’da Kenan Sofuoğlu’nun başkanlığını yürüttüğü KNN 54 Motor Sporları Kulübü – (KNN54) ve başkanlığını Adem Koç’un yürüttüğü Sakarya Motosikletçiler Spor Kulübü – (SMSK) adları altında iki adet profesyonel spor kulübü bulunmaktadır.
Kenan Sofuoğlu’nun Dünya Çapındaki Başarıları
Kenan Sofuoğlu’nun Diğer Büyük Başarıları
Toprak Razgatlıoğlu’nun Başarıları
Doğan Yıldız, Çağlarboyu Türkler’de Spor, Telebasım Yayıncılık, İstanbul 2002.
https://www.tmf.org.tr/kulupler/kuluplerimizin-listesi/ (Erişim Tarihi 17.02.2022).
https://www.redbull.com/tr-tr/athlete/toprak-razgatlioglu (Erişim Tarihi 17.02.2022).
https://www.biyografi.info/kisi/kenan-sofuoglu (Erişim Tarihi 17.02.2022).
Satrancın ilk olarak ne zaman ortaya çıktığı tam olarak bilinmemektedir. Fakat Antik Mısır, Antik Hindistan ve Antik İran’da belli ölçüler ile bölünmüş tahtalar üzerinde oynanan ve satrancın ilkel hali sayılabilecek oyunlar oynandığı bilinmektedir. Zamanla farklı coğrafyalarda farklı şekiller almıştır. Günümüz haliyle bildiğimiz satranç ise 15. yüzyıl itibariyle şekillenmiştir. Avrupa’da 1800’lü yıllar itibariyle satrancın büyük ustaları oraya çıkmaya başlamıştır. İlk Dünya Satranç Şampiyonu, Prag doğumlu Wilhelm Steinitz’dir (1836- 1900).
Türkiye’de ise ilk olarak 1936’da Ankara Satranç Kulübünün kurulması ile satranç resmi bir statü kazanmıştır (Yıldız, 2002: 503). Ardından İstanbul’da ve diğer bazı yerlerde kulüplerin kurulması ile satranç, ağır bir şekilde de olsa gelişme kazanmıştır.
Sakarya’da ise satranç sporunun gelişimi son 20- 30 senenin ürünüdür. Mevcut olarak da Sakarya’da 4 adet kulüp bulunmaktadır. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Satranç Kulübü, Elit Satranç Kulübü, Sakarya Analiz Satranç Spor Kulübü, Karesim Satranç Spor Kulübü Sakarya’da faaliyet gösteren satranç kulüpleridir.
Sakarya Aktif Hakem Listesi
| Lisans No | Adı Soyadı | Sınıfı | Vize Durumu |
| 2024 | AYHAN KARTAL | FA | GEÇERLİ |
| 9952 | CENGİZ KAN | İL | GEÇERLİ |
| 5533 | ENVER MÜCAHİT GÜNER | İL | GEÇERLİ |
| 10701 | MELEK GÜLSEVEN | ADAY | GEÇERLİ |
| 12278 | MERVE ANTEPLİ | ADAY | GEÇERLİ |
| 8494 | MURAT TOSUN | ADAY | GEÇERLİ |
| 10694 | ŞEYMA DİLARA CAMCI | ADAY | GEÇERLİ |
| 1698 | UĞUR ELBİR | İL | GEÇERLİ |
| 6124 | VELİ ASLAN | ULUSAL | GEÇERLİ |
| 12279 | ZEYNEL ABİDİN ANTEPLİ | ADAY | GEÇERLİ |
Sakarya Vizeli Antrenörler
| Sıra | Ad | Soyad | Kademe | Vize | Vize Tar. |
| 1 | SEYHAN | ŞENOCAK | KIDEMLİ ANTRENÖR (3. KADEME) | GEÇERLİ | 2021-12-04 |
Sakarya Kadınlar Satranç İl Birincileri
| 2016-2017 | Büşra ARIĞ |
| 2017-2018 | Zeynep Delfinay AYDIN |
| 2018-2019 | Zeynep Delfinay AYDIN |
| 2019-2020 | Zeynep DURMAZ |
| 2020-2021 | Zeynep Duru ÇELİK (Online Turnuva) |
| 2021-2022 | Ela Ceren İYİCAN |
Sakarya Erkekler Satranç İl Birincileri
| 1991-1992 | M. Evrensel BİLGİN |
| 1992-1993 | Murat YURTBİLİR |
| 1993-1994 | M. Evrensel BİLGİN |
| 1994-1995 | Erhan GÖÇMEZ |
| 1997-1998 | M. Evrensel BİLGİN |
| 1998-1999 | M. Evrensel BİLGİN |
| 2000-2001 | M. Evrensel BİLGİN |
| 2001-2002 | Kadir SERT |
| 2002-2003 | Cem TOZ |
| 2003-2004 | M. Evrensel BİLGİN |
| 2005-2006 | Mustafa KILIÇBAY |
| 2007-2008 | Mustafa KILIÇBAY |
| 2008-2009 | Bülent ÇOPUR |
| 2009-2010 | Mustafa KARABAYIR |
| 2010-2011 | Ferdi SERT |
| 2011-2012 | Efe Mert KILIÇ |
| 2012-2013 | Berkay ÇELİK |
| 2013-2014 | Emre GÖK |
| 2014-2015 | Berkay ÇELİK |
| 2015-2016 | Ali Ammar CAMCI |
| 2016-2017 | Efe Mert KILIÇ |
| 2017-2018 | Berkay ÇELİK |
| 2019-2020 | Can IŞIK |
| 2021-2022 | Emre KOCAKAPLAN |
Doğan Yıldız, Çağlarboyu Türkler’de Spor, Telebasım Yayıncılık, İstanbul 2002.
https://www.tsf.org.tr/federasyon/tarihce (Erişim Tarihi 11.01.2022).
http://sakarya.tsf.org.tr/hakemlerimiz (Erişim Tarihi 11.01.2022).
http://sakarya.tsf.org.tr/antrenoerlerimiz (Erişim Tarihi 11.01.2022).
http://sakarya.tsf.org.tr/sakarya-il-birincileri (Erişim Tarihi 11.01.2022).
http://sakarya.tsf.org.tr/sakarya-kadnlar-il-birincileri (Erişim Tarihi 11.01.2022).
Kore menşeili olan Taekwondo kelime anlamıyla el ve ayaklarla uygulanan savunma ve vuruş tekniklerinden oluşan, sporcuda ahlaki değerlerin yüceltilmesine katkıda bulunan bir spor dalıdır. TAE; Ayak, KWON; El anlamına gelmektedir. DO ise, ahlak ve fazilete ulaşmak için takip edilmesi gereken düşünce ve davranış biçimidir. Taekwondo 20. yüzyıla kadar geçirdiği değişimler neticesinde bugünkü şeklini almış ve 1905’te yarışma sporu olarak onaylanmıştır (Yıldırır, 2021: 5).
Türkiye’de Taekwondo ile ilk kez 1964 yılında görülmeye başlanmıştır. Kore’den gelen General Coi-Honghi öncülüğünde ülkeye tanıtım için gelen taekwondo ekibi büyük ilgi toplamış ve halka taekwondo sporunu tanıtmışlardır. Bu tarihten sonra Nazım Canca ve Şükrü Gençel Türkiye’de taekwondoyu tanıtma ve geliştirme girişimlerine başlamışlardır. Sporun Türkiye’de resmileşmesi ise 1981 yılında Judo Federasyonu’ndan ayrılarak müstakil Federasyon olarak faaliyetlerine başlaması ile gerçekleşmiştir.
Sakarya’da ise hem kamusal hem de özel spor salonlarında yetkin antrenörler tarafından pek çok şampiyonlar yetiştirilmiş ve halen daha yetiştirilmektedir.
Taekwandoda Başarılar
Tuğçe Yıldırır, Profesyonel Ve Amatör Taekwondo Sporcularında Kassal Kuvvet, Denge Ve Sıçrama Performanslarının Araştırılması , Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2021.
Tenis, düzgün ve sert bir saha üzerinde raketler ve keçe kaplı bir top ile oynanan bir spordur (Kermen, 1998: 3). Sahanın belli yerlerinde oynayışın kurallar bütünüyle sağlanması için beyaz çizgiler bulunmaktadır. Ayrıca sahanın tam ortasında 1,07 m yüksekliğinde iki direğe asılı bir file bulunmaktadır. Dünyada tenisin gelişmesi 18. ve 19. yüzyıllarda Avrupa Saraylarında soylular arasında amatör olarak ortaya çıkıp geliştiği düşünülmektedir. Tenis resmi halini ilk olarak İngiliz Albay C. Wingfield tarafından 1873’de patentini almıştır. Daha sonradan olimpiyatlara düzensiz olarak katılan tenis, gelişimini tam olarak ancak 1988 yılında tamamlayıp artık olimpiyatların daimi bir spor dalı olmuştur (Olimpik Sporlar, 2003: 186).
Osmanlı’da da tenis diğer pek çok spor gibi ilk olarak Avrupalı aileler tarafından oynanmaya başlanmıştı. Robert Koleji ve diğer bazı eğitim kurumlarında amatör olarak oynanmaya başlanmıştır. Cumhuriyetin ilk dönemlerinde ise Osman Kermen, Şirinyan, Mehmet Karakaş gibi sporcular ve hocalar sayesinde spor gelişme kaydetmiştir (Kermen, 1998: 13). Daha önce farklı federasyonlar bünyesinde çalışmaları devam eden tenis, federasyon olarak 2004 senesinde kurulup ulusal ve uluslararası faaliyetlerini yürütmeye devam etmişlerdir.
Sakarya’da tenis sporu son derece sevilen bir spor dalıdır. Günümüzde de Türkiye Tenis Federasyonu bünyesinde Adapazarı Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü, Sakarya Star Spor Kulübü, Sakarya Tenis Kulübü ve Serdivan Mavi Tenis Kulübü adı altında spor kulüpleri bulunmaktadır. Ayrıca Sakarya’da yaşayıp federasyona kayıtlı 604 adet ferdi veya spor kulüplerine bağlı sporcu bulunmaktadır.
Sakarya’da Kayıtlı Hakemler
| İsim Soyisim | Çizgi Kademesi | Gözlem Kademesi | Kule Kademesi |
| Ahmet Müsenna Arı | 1. Kademe | 1. Kademe |
|
| Bahar Dikmenoğlu | 1. Kademe |
|
|
| Berker Açık | 1. Kademe |
|
|
| Betül Keskin Ayrıksa | 1. Kademe | 1. Kademe | 1. Kademe |
| Bünyamin Örgen |
| 1. Kademe |
|
| Cemal Mete Yanar | 1. Kademe | 1. Kademe |
|
| Çiğdem Günder | 1. Kademe | 1. Kademe | 1. Kademe |
| Cumhur Erbudak | 1. Kademe | 1. Kademe |
|
| Deniz Anık Sunmaz |
| 1. Kademe |
|
| Ercan Özkarayaka |
| 1. Kademe |
|
| Erden Çolakoğlu |
| 1. Kademe |
|
| Feridun Uğur |
| 1. Kademe |
|
| Gökhan Yılmaz |
| 1. Kademe |
|
| Gülay Durmuş | 1. Kademe | 1. Kademe |
|
| Gülcan Çetin | 1. Kademe | 1. Kademe | 1. Kademe |
| Halil Karayiğitler |
| 1. Kademe |
|
| Mehmet Ali Özer |
| 1. Kademe |
|
| Muhammed Özkan | 1. Kademe | 1. Kademe |
|
| Muhammet Akbal |
| 1. Kademe |
|
| Mustafa Atasoy | 1. Kademe | 1. Kademe | 1. Kademe |
| Mustafa Feridun Terzioğlu | 1. Kademe | 1. Kademe | 1. Kademe |
| Nezih Altan | 1. Kademe |
|
|
| Nurdan İlhan | 1. Kademe | 1. Kademe | 1. Kademe |
| Şebnem Öztürk | 1. Kademe |
|
|
| Sema Kuru | 1. Kademe | 1. Kademe |
|
| Simge Töre | 1. Kademe | 1. Kademe |
|
| Sinan Kuş | 1. Kademe | 1. Kademe |
|
| Şükran Yıldırım |
| 1. Kademe |
|
| Tanju Kılıç | 1. Kademe | 1. Kademe |
|
| Tülin Ebru Yanar | 1. Kademe | 1. Kademe |
|
| Tunay Mert |
| 1. Kademe |
|
| Ulvican Yazar | 1. Kademe | 1. Kademe | 1. Kademe |
| Yusuf Gökdemir |
| 1. Kademe |
|
Sakarya’da Kayıtlı Antrenörler
Tenisde Başarılar
Antikiteden Moderniteye Olimpiyat Oyunlar: Olimpik Sporlar , Boyut Kitapları, İstanbul 2003.
Doğan Yıldız, Çağlarboyu Türkler’de Spor, Telebasım Yayıncılık, İstanbul 2002.
Osman Kermen, Tenis: Teknik ve Taktikleri , Ed. Billur Yarsuvat Yavuz, Bağırgan Yayımevi, Ankara 1998.
https://i-kort.ttf.org.tr/players (Erişim Tarihi 29.12.2021).
https://www.ttf.org.tr/kurumsal/hakk-m-zda (Erişim Tarihi 29.12.2021).
https://www.ttf.org.tr/paydaslar/kulupler (Erişim Tarihi 29.12.2021).
https://i-kort.ttf.org.tr/coaches (Erişim Tarihi 29.12.2021).
https://i-kort.ttf.org.tr/referees (Erişim Tarihi 29.12.2021).
Voleybol, erkekler için 2.43 m bayanlar için 2.24 m uzunluğundaki bir file ile ikiye bölünmüş bir sahada takımlar şeklinde oynanan bir spordur. Sahada her takımda altışar oyuncu olmak üzere toplam 12 oyuncu bulunmakta ve oyun toplam 5 set sürmektedir (Korkmaz, 2003: 3). Voleybolun Dünyada gelişimi ise William G. Morgan’ın 1895 senesinde tenis sporunu daha geliştirerek bulması ile olmuştur (Korkmaz, 2003: 4). Voleybolun Dünyada gelişimi ise bulunduğu topraklar olan Amerika’dan yayılması ile gerçekleşmiştir. Ardından Amerika’da 1916 senesinde voleybol kuralları ile ilgili ilk kitap da yazılmıştır. Daha sonra zaman içinde kuralları tamamlanan voleybol sporu 1947’de uluslararası olimpiyatlara katılarak dünya üzerinde kabul gören bir spor olmaya başlamıştır.
Türkiye’de ise voleybol sporu, ilk olarak 1919’da yabancıların kuruluşu olan Y.M.C.A. tarafından oynanmaya başlanmıştır. Ayrıca Selim Sırrı (Tarcan) Bey tarafından desteklenen voleybol Öğretmen Okulu öğrencilerine ders olarak verilmiş ve mezun olan öğrencilerin de öğretmen olduktan sonra sporu tanıtmasıyla kabul görmeye başlamıştır (Yıldız, 2002: 571). 1924-1948 arası bölgesel olarak yürütülen voleybol şampiyonaları, 1948-1970 arası Türkiye Voleybol Şampiyonası olarak organize edildi. Erkeklerde 1970-1971 sezonundan itibaren, kadınlarda ise 1984-1985 sezonundan itibaren Türkiye’de Deplasmanlı Voleybol Ligi’ne geçildi (tvf.org.tr).
Sakarya’da ise voleybolun ne zaman oynanmaya başlandığı tam olarak bilinmemektedir. Fakat günümüzde pek çok farklı voleybol kulüpleri bulunmaktadır. Bunların arasında en çok öne çıkan takımlar: Sakarya Voleybol, Generali Sigorta Sakarya Voleybol ve Sakarya Gelişim Spor’dur.
Başarılar
Doğan Yıldız, Çağlarboyu Türkler’de Spor, Telebasım Yayıncılık, İstanbul 2002.
Faruk Korkmaz, Voleybol: Teknik- Taktik , Ekin Kitapevi, İstanbul 2003.
https://www.tvf.org.tr/tarihce/ (Erişim Tarihi 29.12.2021).
https://haber.sakarya.edu.tr/voleybolda-cifte-kupa-h29730.html (Erişim Tarihi 29.12.2021).
İnsanlığın ilk devirlerinden itibaren yüzmeye aşina oldukları bilinmektedir. Çünkü hem ulaşım hem de avlanma için son derece önemli olan suları geçmek için yüzmenin ilkel hali ilk topluluklarda görüldüğü aşikardır (Urartu, 1997: 9). Diğer pek çok spor gibi farklı topluluklarda kendi disiplinini oluşturan yüzme sporu günümüze kadar gelmiş ve popülerlik seviyesini korumuştur. Modern anlamda ilk yüzme faaliyetleri 1837’de Londra’da açılışı yapılan havuzlarda gerçekleşmiştir (Urartu, 1997: 10).
Osmanlı’da da yüzme sporu görülmüştür. Bireysel faaliyetlerin yanı sıra tesis sayılabilecek düzeylerde deniz hamamları da bulunmaktadır (Beyoğlu, 2004: 53). Coğrafyanın pek bölgesinin sulara kıyılarının olması nedeniyle yüzme faaliyetleri de bu oranda artmıştır. Osmanlı’nın son dönemlerinde de Bahriye Teşkilatı vasıtasıyla yüzme sporu icra edilmişti (Yıldız, 2002: 327). Türkiye Cumhuriyeti’nin erken dönemlerinden itibaren de yüzme sporunun pek çok takipçisi bulunmaktaydı. Bu durum aynı şekilde devam etmektedir. En başta İstanbul olmak üzere pek çok yerde gerek havuzlarda gerekse de açık mevkilerde yüzme sporu pek çok katılımcı ile gerçekleştirilmektedir.
Sakarya’da ise hem Karadeniz’e olan kıyısı hem de bünyesinde başta Sapanca olmak üzere pek çok göller ve akarsular bulundurmasından ötürü yüzme faaliyetleri yoğun bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Özellikle Sapaca, Karasu ve Kocaali ilçelerinde genellikle bahar ve yaz mevsimlerinde düzenlenen ve çoğu şenlik havasında geçen faaliyetler sayesinde yüzme sporu hem profesyonel olarak hem de halk arasında amatör olarak icra edilmektedir. Amatör düzeyde uzun yıllardır Sakarya’da yüzme faaliyetlerinin gerçekleştirildiği bilinmektedir. Fakat kurumsal olarak ve spor düzeyinde ise günümüzde pek çok farklı tesis sayesinde Sakarya’da yüzmeye olan ilgi artmaktadır. Türkiye Yüzme Federasyonunca tescilli: Rota Su Sporları Kulübü ( Yüzme ), Sakarya Atlantis Su Sporları Kulübü ( Yüzme – Açıksu ), Sakarya Su Sporları Kulübü ( Yüzme ), Sakarya T2S Su Sporları Kulübü ( Yüzme – Açıksu ), Alice Yüzme Kulübü ( Yüzme ), Sakarya Yüzme Spor Kulübü ( Yüzme – Açıksu ), Kelebek Yüzme Spor Kulübü ( Yüzme ), Kobaş Yüzme Kulübü ( Yüzme ) ve 1954 Hendekspor ( Yüzme – Açıksu ) kulüpleri aracılığıyla Sakarya’da pek çok faaliyetler yürütülmektedir. Ayrıca yüzme sporu hakemleri olarak Sakarya’da belgeli 54 hakem bulunmaktadır.
Yüzmede Başarılar
Doğan Yıldız, Çağlarboyu Türkler’de Spor, Telebasım Yayıncılık, İstanbul 2002. s
Süleyman Beyoğlu, “Osmanlı Deniz Hamamları”, Yakın Dönem Türkiye Araştırmaları , S. 5, 2004, ss. 53-73.
Ümit Urartu, Yüzme: Teknik Taktik Kondisyon , İnkılâp Kitabevi, Ankara 1997.
http://sakarya.gov.tr/sampiyonlar-vali-nayire-misafir-oldular (Erişim Tarihi 13.01.2022).
https://www.netgaste.com/haber/7978275/4-dunya-rekoru-ile-sakaryayi-gururlandirdi (Erişim Tarihi 13.01.2022).
http://www.swim54.com/ (Erişim Tarihi 13.01.2022).