Sakarya Havzası'nın tarihsel savunma sistemi, Bizans kaleleri ve bölgenin askerî coğrafyası üzerine araştırma derlemesi.
Sakarya bölgesi, antik dönemdeki adıyla Bithynia, Geç Roma Dönemi'nden Bizans İmparatorluğu'nun çöküşüne kadar Konstantinopolis (İstanbul) için hem askerî güzergâhların kesişim noktası hem de doğudan gelen istilalara karşı stratejik bir tampon bölge ve savunma hattı olarak önemini korumuştur. İmparatorluğun başkentini doğuya bağlayan ana yolların buradan geçmesi, bölgeyi hem imparatorluk orduları için önemli bir lojistik merkez hem de düşman akınları için doğal bir hedef hâline getirmiştir.
Bölgenin tarihsel gelişiminde coğrafi koşullar belirleyici olmuştur. Günümüzde ilin merkezi olan Adapazarı Ovası (Akova), Sakarya Nehri'nin sık sık taşması ve arazinin bataklık yapısı nedeniyle büyük ve kalıcı yerleşimlerin gelişmesine elverişli olmamıştır. Buna karşılık, güneyde yer alan Pamukova Ovası'nda Roma Dönemi'ne ait yerleşim izlerine rastlanması, bu alanın daha istikrarlı bir yerleşim profiline sahip olduğunu göstermektedir.
Kalelerin inşası, farklı dönemlerde ortaya çıkan askerî tehditlerle ilişkilidir. Bu gelişim erken dönem, Orta Bizans Dönemi ve Geç Bizans Dönemi olmak üzere üç evrede ele alınabilir.
III. yüzyıldaki Got akınları, Roma İmparatorluğu'nun Pax Romana olarak bilinen barış döneminin sona ermesinde etkili olmuş ve Anadolu'da savunma yapılarının önemini artırmıştır. Paşalar Kalesi'nin en alt katmanlarında tespit edildiği belirtilen kiklopik duvar izleri, erken dönemlere ait olabilecek bir tahkimat çalışmasına işaret etmektedir. Bu tarihlendirme, arkeolojik verilerle ayrıca değerlendirilmelidir.
VII. yüzyılda yoğunlaşan Pers ve ardından Arap akınları, bölgenin stratejik önemini artırmıştır. Konstantinopolis'i hedef alan saldırılar karşısında Sakarya hattı, başkentin savunması bakımından önemli bir konum kazanmıştır. Bu tehditler, bölgedeki savunma yapılarının geliştirilmesinde ve Bizans'ın askerî-idari örgütlenmesinde etkili olmuştur. Bölgenin Opsikion Theması ile ilişkisi de bu çerçevede ele alınmaktadır.
Paşalar Kalesi'nde devşirme (spolia) malzeme kullanılarak inşa edildiği belirtilen duvarlar, bölgenin savunma mimarisinin incelenmesi açısından önem taşımaktadır.
1071 Malazgirt Savaşı sonrasında Selçuklu Türklerinin Anadolu'daki ilerleyişi, Bizans İmparatorluğu'nun bölgedeki savunma faaliyetlerini etkilemiştir. İmparatorluk, Anadolu'daki topraklarını korumak amacıyla askerî tedbirler almıştır. Kaynaklarda, 1095 yılında İmparator I. Aleksios'un Sapanca Gölü'nün doğusunda bir kale inşa ettirdiğine ilişkin bilgiler bulunmaktadır. İmparator Manuel Komnenos döneminde mevcut kalelerin onarılması ve yeni tahkimatların yapılmasıyla sürdürülen faaliyetler, XIII. yüzyılda İznik İmparatorluğu ve sonraki Bizans yönetimleri döneminde de devam etmiştir.
Sakarya Nehri'nin doğal bir engel olarak kullanıldığı bu savunma sistemi, bölgedeki kalelerin birbirleriyle ilişkili biçimde değerlendirilmesini gerektirmektedir.
Malagina bölgesi, Bizans İmparatorluğu'nun askerî ve idari yapısında önemli bir rol oynamıştır. Burası, imparatorluk ordularının doğu seferleri öncesinde toplandığı ve hazırlık yaptığı aplekta adı verilen askerî merkezlerden biri olarak bilinmektedir. Aynı zamanda ordunun lojistik gücünü destekleyen imparatorluk ahırlarıyla da ilişkilendirilmiştir. Bu işlevleri, Malagina'yı stratejik açıdan önemli bir merkez hâline getirmiştir.
Konstantinos Porphyrogenetos gibi Bizans tarihçilerinin ve İbn Hurdadbih gibi Arap coğrafyacıların kayıtları, Malagina'nın tarihini ve işlevini anlamaya yardımcı olmaktadır. Kaynaklar, bölgenin VII. yüzyıldan itibaren askerî açıdan önem taşıdığını, Arap akınları sırasında hedef alındığını ve imparatorluk atlarının burada barındırıldığını göstermektedir. Bölge, Norman komutanı Roussel de Bailleul gibi isyancıların faaliyetleri bakımından da stratejik önem taşımıştır.
Zamanla askerî işlevinin yanında idari ve dinî bir merkez niteliği de kazanan Malagina, XII. yüzyılda piskoposluk, Laskarisler döneminde ise kısa süreliğine metropolitlik statüsüyle ilişkilendirilmiştir.
Tarihsel metinlerdeki coğrafi ipuçları, Malagina'nın günümüzdeki konumunu belirleme çalışmalarında önemlidir. İznik'e yakınlığı, askerî birlikleri ve atları barındırabilecek otlaklara sahip olması ve Sophon (Sapanca) Dağı'nın etekleriyle ilişkilendirilmesi, bölgenin Pamukova Ovası ile örtüştüğü görüşünü desteklemektedir.
Malagina Kalesi, Geyve Boğazı'nın güney çıkışı ve Sakarya Nehri'nin suladığı ova çevresindeki stratejik konumuyla ilişkilendirilmektedir. Konstantinopolis'ten başlayarak İznik üzerinden Anadolu içlerine uzanan askerî güzergâhların kontrolü bakımından bölgenin önemli bir geçiş alanı olduğu düşünülmektedir. Geniş meralar ve su kaynakları, askerî birliklerin toplanması ve lojistik ihtiyaçların karşılanması açısından avantaj sağlamıştır.
Malagina'nın VII. yüzyıldan itibaren askerî önem kazandığı bilinmektedir. Bununla birlikte, Malagina ile Metabole adlarının tarihsel ve coğrafi ilişkisi, kale kalıntılarının konumu ve yazılı kaynakların yorumlanması çerçevesinde değerlendirilmelidir. Yapının XI–XII. yüzyıllarda yeniden tahkim edildiği yönündeki iddialar, ilgili tarihsel kaynaklarla karşılaştırılarak ele alınmalıdır.
1204 yılındaki IV. Haçlı Seferi'nin ardından İznik merkezli bir Bizans devleti kurulmuş ve bölgedeki savunma yapıları yeni siyasi koşullar içinde önemini sürdürmüştür. XIV. yüzyılın başlarında bölgenin Osmanlı hâkimiyetine girmesiyle kalelerin askerî işlevleri değişmiştir. Ancak kalenin kesin fetih tarihi ve sonraki kullanımı konusunda doğrudan kanıtlar bulunmadan kesin yargılara varılmamalıdır.
Malagina ile ilişkilendirilen kalıntıların, iç kale ve dış surlardan oluşan daha geniş bir savunma düzeninin parçası olabileceği düşünülmektedir. Devşirme taş, kireç harcı ve tuğla sıralarının kullanımı Bizans savunma mimarisinde karşılaşılan özelliklerdir. Bununla birlikte, belirli mimari unsurların bu kaleye ait olduğunun kesinleştirilmesi için ayrıntılı arkeolojik belgeleme gereklidir.
Bölgedeki kale kalıntılarının tarım, ulaşım altyapısı, bitki örtüsü, erozyon ve kaçak kazılar nedeniyle zarar görmüş olabileceği belirtilmektedir. Clive Foss'un çalışmaları, Malagina'nın tarihsel coğrafyasının değerlendirilmesinde önemli bir başvuru kaynağıdır. Alanın mevcut durumunun belirlenmesi için güncel saha araştırmalarına ihtiyaç bulunmaktadır.
Foss, C. (1990). Byzantine Malagina and the lower Sangarius. Anatolian Studies, 40, 161–183.
Foss, C., & Winfield, D. (1986). Byzantine fortifications: An introduction. University of South Africa.
Sakarya Şehir Hafızası. (2026, 27 Ekim). Askerî Mimari: Sakarya Kaleleri. İçeriği görüntüle.
Şahin, S. (1987). Katalog der antiken Inschriften des Museums von Iznik (Nikaia) II.3. Bonn.
Yıldırım, F. (2004). Sakarya Kaleleri. Adapazarı Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Yayınları.
Mekece, Sakarya il merkezine yaklaşık 43 km, Pamukova ilçesine ise yaklaşık 13 km uzaklıktadır. Mekece Kalesi, Sakarya Nehri'nin güneyinde, İznik ile Orta Anadolu arasındaki doğal geçit yollarına yakın bir konumda yer almaktadır. Bölge, tarih boyunca doğu-batı doğrultusunda uzanan askerî ve ticari güzergâhlar bakımından önem taşımıştır.
Sakarya Havzası, özellikle Bizans Dönemi'nde Anadolu içlerine uzanan askerî lojistik ağların bir parçası olmuştur (Foss, 1990). Kalenin konumu; vadi kontrolü, haberleşme hatlarının güvenliği ve güzergâhların gözetimi açısından değerlendirilmelidir.
Kalenin inşa kitabesi bulunmadığından kesin yapım tarihi bilinmemektedir. Günümüze ulaşan kalıntılar üzerinden yapılan mimari değerlendirmeler, yapının Bizans'ın geç dönem savunma mimarisiyle benzerlikler taşıdığını düşündürmektedir (Yıldırım, 2004, ss. 43–45). Yapı tekniği, duvar kalınlıkları ve konumu temelinde XI–XIII. yüzyıllar arasına tarihlendirme önerileri bulunmaktadır. Ancak bu önerilerin doğrudan arkeolojik kazı bulgularına değil, büyük ölçüde mimari karşılaştırmalara dayandığı dikkate alınmalıdır.
XI–XIII. yüzyıllarda Sakarya Havzası, Bizans ile Türk siyasi güçleri arasındaki mücadelelerin yaşandığı bir bölge olmuştur. XIV. yüzyılın başlarında bölgenin Osmanlı hâkimiyetine girmesiyle kalenin askerî işlevi değişmiş olabilir. Bununla birlikte, Mekece Kalesi'nin fethini doğrudan anlatan ayrıntılı tarihsel kayıtlar bulunmadığından, kalenin ele geçirilme biçimi ve terk edilme süreci kesin olarak belirlenememektedir.
Günümüze ulaşan kalıntılar sınırlıdır. Saha gözlemlerine ilişkin aktarımlarda duvar kalınlıklarının yer yer 2–2,5 metreyi aştığı belirtilmektedir (Yıldırım, 2004, ss. 43–45). Duvar örgüsünde düzensiz moloz taş ve kireç harcı kullanıldığı, yapının arazinin doğal eğiminden yararlanacak şekilde konumlandırıldığı ifade edilmektedir. Kalenin planının belirlenebilmesi için sistematik arkeolojik araştırmalara ihtiyaç vardır.
Mekece Kalesi, Sakarya bölgesindeki kaleler üzerine yapılan araştırmalarda sınırlı ölçüde ele alınmıştır. Fahri Yıldırım'ın Sakarya kaleleri üzerine çalışması, yapının literatürde değerlendirilmesi açısından başvurulan kaynaklardan biridir. Kalenin günümüzdeki fiziksel durumu, tarım faaliyetleri, yerleşim baskısı ve doğal aşınma gibi etkenler bakımından belgelenmelidir.
Foss, C. (1990). Byzantine Malagina and the lower Sangarius. Anatolian Studies, 40, 161–183.
Yıldırım, F. (2003). Sakarya ilindeki Bizans dönemi kaleleri (Yayımlanmamış yüksek lisans tezi). Anadolu Üniversitesi, Eskişehir.
Yıldırım, F. (2004). Sakarya Kaleleri. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Yayınları.
Paşalar Kalesi, Sakarya'nın Pamukova ilçesine bağlı Paşalar köyünün yaklaşık 8 km kuzeybatısında, vadiye ve Sakarya Nehri'ne hâkim sarp bir tepe üzerinde konumlanmaktadır (Yıldırım, 2004, s. 25). Kale, İstanbul'u Anadolu'nun iç kesimlerine bağlayan tarihsel güzergâhlarla ilişkilidir. Konumu, Sakarya Nehri'nin batı yakasındaki geçişleri denetleme ve çevredeki savunma noktalarıyla bağlantı kurma bakımından önem taşımaktadır (Foss, 1990, s. 162).
Paşalar Kalesi'nin Bizans kaynaklarında geçen Metabole Kalesi olup olmadığı, bölgenin tarihsel coğrafyası ve arkeolojik verileriyle birlikte değerlendirilmesi gereken bir konudur. Malagina'nın askerî lojistik işlevi göz önüne alındığında, çevredeki kalelerin bu merkezin güvenliğiyle ilişkili olması mümkündür. Ancak bu özdeşleştirmenin kesin kabul edilebilmesi için yazılı kaynaklar ile arkeolojik bulguların birbiriyle örtüşmesi gerekir.
Kalede farklı dönemlere ait olabilecek mimari izlerin bulunduğu ve yapının Bizans'ın bölgedeki savunma faaliyetleri çerçevesinde önem taşıdığı ileri sürülmektedir. Kalenin belirli bir tarihte yeniden inşa edildiği yönündeki görüşler, ilgili tarihsel kaynaklara dayandırılarak değerlendirilmelidir.
Duvarlarda taş ve tuğlanın birlikte kullanıldığı örgü tekniklerinin bulunduğu belirtilmektedir. Bu tür uygulamalar, Bizans askerî mimarisinin farklı dönemlerinde görülebilmektedir (Foss, 1990).
Kalenin kuzeydoğu köşesindeki büyük bloklu bölümün ağır savunma araçlarıyla ilişkili olabileceği ileri sürülmektedir. Bununla birlikte, bu bölümün işlevinin kesinleştirilmesi için ayrıntılı mimari inceleme gereklidir.
Kalenin inşasında Roma Dönemi'ne ait mezar taşları ve mimari parçaların devşirme malzeme olarak kullanıldığı belirtilmektedir. Sencer Şahin'in İznik çevresindeki antik yazıtlar üzerine çalışması, bölgenin tarihsel ve epigrafik bağlamı açısından önem taşımaktadır (Şahin, 1987).
Paşalar Kalesi'nin bitki örtüsü ve kaçak kazılar nedeniyle zarar gördüğü, bazı mimari bölümlerinin yıkıldığı bildirilmektedir. Kalıntıların mevcut durumunun belgelenmesi ve korunmasına yönelik çalışmalar, yapının tarihsel değerinin gelecek kuşaklara aktarılması bakımından önemlidir.
Aşıkpaşazade. (1332 H.). Tevârîh-i Âl-i Osman (Ali Bey, Ed.). İstanbul.
Foss, C. (1990). Byzantine Malagina and the lower Sangarius. Anatolian Studies, 40, 161–183.
Foss, C., & Winfield, D. (1986). Byzantine fortifications: An introduction. Pretoria: University of South Africa.
Hammer, J. V. (2002). Büyük Osmanlı tarihi (M. Ata, Çev.). İstanbul: Medya Ofset Yayınları.
Şahin, S. (1987). Katalog der antiken Inschriften des Museums von Iznik (Nikaia) II.3. Bonn: Habelt.
Yıldırım, F. (2004). Sakarya Kaleleri. Adapazarı Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Yayınları.
Mekece ve Paşalar kaleleri; coğrafi konumları, mimari özellikleri ve Sakarya Havzası'nın savunma sistemi içindeki muhtemel işlevleri bakımından birlikte değerlendirilmelidir. Paşalar Kalesi'nin tarihsel Metabole Kalesi olduğu görüşü, bölgenin tarihsel coğrafyasıyla ilişkilendirilen bir araştırma önerisidir. Bu özdeşleştirme, kesin bir sonuç olarak sunulmadan önce arkeolojik ve yazılı kanıtlar üzerinden sınanmalıdır.
Pamukova yerleşiminin geçmişte Akhisar adıyla anılması, kale ve yerleşim adları arasındaki ilişkinin araştırılması bakımından dikkate değer bir konudur. Ancak yerleşim adının tarihsel sürekliliği tek başına kalenin kimliğini kanıtlamaz.
Sakarya'nın savunma sistemi, tek bir büyük kaleden ziyade stratejik geçitleri ve yolları kontrol etmek üzere konumlandırılmış kaleler ağı çerçevesinde değerlendirilebilir. Bu yapılar, coğrafi konumları bakımından Geyve Boğazı'nı kontrol eden kaleler ve Adapazarı Ovası'nı (Akova) koruyan kaleler şeklinde iki ana grupta incelenmektedir.
Geyve Boğazı, Sakarya Nehri'nin dar bir vadiye girdiği, askerî ve ticari yollar açısından önemli bir geçiş alanıdır. Bağlarbaşı, Çoban ve Adliye kaleleri, bu koridorun savunulmasıyla ilişkilendirilen başlıca yapılardır.
Bağlarbaşı Kalesi, Geyve ilçesinin yaklaşık 8 km kuzeybatısında, Yukarı Bağlarbaşı köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Yaklaşık 180 metre yükseklikteki, üç tarafı dik ve üçgen biçimli bir tepenin zirvesinde konumlanan kale, Geyve Boğazı'nın girişini gözlemlemeye elverişli bir noktadadır.
Kalenin kesin inşa tarihini belirleyen bir yazıt bilinmemektedir. Mimari özellikleri ve bölgedeki diğer kalelerle benzerlikleri, Bizans'ın geç dönem savunma faaliyetleriyle ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Ancak yapının belirli bir imparator döneminde inşa edildiğini kesinleştirmek için daha fazla kanıt gereklidir.
Sur duvarlarında yöresel kaba taşların kullanıldığı, duvar kalınlığının yaklaşık 160 cm olduğu ve harç içinde taş parçaları bulunduğu aktarılmaktadır. Doğu yamacında uçuruma doğru yatmış yuvarlak burç kalıntısı dikkat çekmektedir. Yol açma çalışmaları, tarım ve yapılaşma nedeniyle kalenin bazı bölümlerinin zarar gördüğü belirtilmektedir.
Foss, C. (1990). Byzantine Malagina and the lower Sangarius. Anatolian Studies, 40, 161–183.
Foss, C., & Winfield, D. (1986). Byzantine fortifications: An introduction. University of South Africa.
Şahin, S. (1987). Katalog der antiken Inschriften des Museums von Iznik (Nikaia) II.3. Bonn.
Texier, C. (2002). Küçük Asya (A. Çev., Cilt 1). Ankara: Dokümantasyon ve Enformasyon Merkezi Yayınları.
Yıldırım, F. (2004). Sakarya Kaleleri. Adapazarı Büyükşehir Belediyesi Yayınları.
Çoban Kalesi, Geyve ilçesi Şerefiye köyü yakınlarında, Adapazarı–Bilecik karayolunun Boğazkesen mevkiinde bulunmaktadır. Sakarya Nehri ile karayolu arasındaki dar alanda yer alması, boğazdan geçişin kontrolü bakımından önemlidir.
Kaleye ilişkin bilgilerin bir bölümü seyyah kayıtlarına ve modern araştırmalara dayanmaktadır. Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde bölgedeki kale ve çevresine ilişkin anlatımlar bulunduğu belirtilmektedir. Clive Foss'un değerlendirmeleri de yapının tarihsel kimliğinin araştırılmasında önem taşımaktadır.
Tuğla ve kireç harcı kullanılan tonozlu bir bölümün günümüze ulaştığı, kalıntıların önemli bir kısmının ise toprak ve bitki örtüsü altında kaldığı aktarılmaktadır. Yol çalışmaları, kum ocağı faaliyetleri, bitki örtüsü ve kaçak kazılar, yapının korunması açısından araştırılması gereken tehditlerdir.
Foss, C. (1990). Byzantine Malagina and the lower Sangarius. Anatolian Studies, 40, 161–183.
Geyve Medya. (2026, 27 Ekim). Çobankale tarihin sayfalarına gömüldü.
Türkiye Kültür Portalı. (t.y.). Kale kalıntısı (Çoban Kale).
Sakarya Şehir Hafızası. (2026, 27 Ekim). Askerî Mimari. İçeriği görüntüle.
Yıldırım, F. (2004). Sakarya Kaleleri. Adapazarı Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Yayınları.
Adliye Kalesi, Adapazarı Ovası ile Geyve Boğazı arasındaki geçiş koridorunda, Sakarya Nehri çevresinde yer almaktadır. Yakınından demiryolu hattının geçmesi ve nehrin bazı yönlerden kaleyi çevrelemesi, konumunun tarihsel coğrafya açısından önemini artırmaktadır.
Kesin inşa tarihini belirleyen bir kitabe bilinmemektedir. Bölgedeki benzer yapılarla yapılan karşılaştırmalar, kalenin Bizans'ın geç dönem savunma sistemi içinde değerlendirilmesine imkân vermektedir. Dikdörtgen planlı olduğu belirtilen yapıda moloz taş, kireç harcı ve tuğla tonozlu giriş bölümüne ilişkin mimari izler aktarılmaktadır.
Yoğun bitki örtüsü, surların bazı bölümlerindeki yıkılmalar ve tarım faaliyetleri, kalenin korunması ve ayrıntılı biçimde belgelenmesi bakımından dikkate alınmalıdır.
Türkiye Kültür Portalı. (t.y.). Adliye Kalesi – Sakarya. İçeriği görüntüle.
Sakarya Şehir Hafızası. (2026, 27 Ekim). Askerî Mimari: Kaleler ve Koruganlar. İçeriği görüntüle.
Sakarya Valiliği. (t.y.). Sakarya Kaleleri ve Paşalar Kalesi. İçeriği görüntüle.
Yıldırım, F. (2004). Sakarya Kaleleri. Adapazarı Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Yayınları.
Tarihsel kaynaklarda Mesenessos olarak anıldığı düşünülen ova, Sakarya Nehri ile Çark Suyu arasında uzanmaktadır. Bölgenin nehir geçişlerini ve iç yolları kontrol eden kalelerle korunduğu değerlendirilmektedir.
Seyifler Kalesi, Söğütlü ilçesinin yaklaşık 4 km kuzeydoğusunda, Sakarya Nehri'nin batı kıyısında yer almaktadır. Nehir ile Çark Suyu'nun birleştiği alanla ilişkilendirilen konumu, nehir ulaşımının ve çevredeki güzergâhların kontrolü bakımından önemlidir.
Yapı tekniği ve sur duvarlarının özellikleri üzerinden kalenin Bizans Dönemi'nde inşa edilmiş veya yenilenmiş olabileceği ileri sürülmektedir. Planının nehrin kıvrımına uyum sağladığı, duvarlarda taş ve kireç harcı kullanıldığı ve bazı bölümlerde ahşap hatıl izlerinin bulunduğu aktarılmaktadır.
Güncel koruma durumunun, bitki örtüsü ve insan faaliyetlerinin etkileri dikkate alınarak ayrıntılı biçimde belgelenmesi gerekmektedir.
Foss, C. (1990). Byzantine Malagina and the lower Sangarius. Anatolian Studies, 40, 161–183.
Türkiye Kültür Portalı. (t.y.). Söğütlü Seyifler Kalesi arkeolojik verileri.
Sakarya Şehir Hafızası. (t.y.). Askerî Mimari: Seyifler Kalesi. İçeriği görüntüle.
Yıldırım, F. (2004). Sakarya Kaleleri. Adapazarı Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Yayınları.
Söğütlü Kaymakamlığı. (t.y.). Söğütlü Kalesi. İçeriği görüntüle.
Mağara-Güney Kalesi, Söğütlü ilçesine bağlı Mağara köyünün güneyinde, Sakarya Nehri'nin derin bir kıvrım yaptığı alanda yer almaktadır. Köyün kuzeyinde bulunduğu belirtilen ve günümüzde ortadan kalkmış olan Mağara-Kuzey Kalesi'nden ayrılması amacıyla bu adla anılmaktadır.
Yapının 1982 yılında Clive Foss tarafından bilim dünyasına tanıtıldığı aktarılmaktadır. Konumu ve mimari özellikleri, kalenin Sakarya Nehri boyunca uzanan Bizans savunma sistemiyle ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Ancak kesin tarihlendirme ve işlev değerlendirmesi için saha araştırmaları önem taşımaktadır.
Sur izlerinin tarla sınırlarında yer yer takip edilebildiği, kalıntıların yoğun bitki örtüsü altında kaldığı belirtilmektedir. Alanın belgelenmesi ve koruma durumunun değerlendirilmesi, nehir hattındaki savunma yapılarının bütüncül biçimde anlaşılmasına katkı sağlayacaktır.
Diest, W. von. (1889). Von Pergamon über den Dindymos zum Pontos. Petermanns Mitteilungen.
Foss, C. (1990). Byzantine Malagina and the lower Sangarius. Anatolian Studies, 40, 161–183.
Yıldırım, F. (2004). Sakarya Kaleleri. Adapazarı Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Yayınları.
Harmantepe Kalesi, Adapazarı'nın kuzeyinde, günümüzde kendi adıyla anılan köyün sınırları içerisinde bulunmaktadır. Çark Suyu ile Sakarya Nehri arasında kalan konumu, bölgenin tarihsel ulaşım güzergâhları ve savunma coğrafyası bakımından önem taşımaktadır.
Harmantepe Kalesi'nin, 1204 yılındaki Latin istilası sonrasında İznik merkezli kurulan devletin savunma faaliyetleriyle ilişkili olabileceği değerlendirilmektedir. Daha sonraki Bizans döneminde Sakarya Nehri'nin doğal engel olarak kullanıldığı savunma düzeni içerisinde ele alınmaktadır. Bununla birlikte, yapının inşa ve kullanım evrelerinin ayrıntılı biçimde belirlenmesi için arkeolojik verilere ihtiyaç vardır.
Kalenin yaklaşık 150 × 100 metre ölçülerinde ve kabaca dikdörtgen planlı olduğu aktarılmaktadır. Sur ve kulelerde taş işçiliği, harç kullanımı ve ahşap kiriş izleri gibi özellikler bildirilmektedir. Bu unsurların yapıdaki dönemsel farklılıklarla birlikte incelenmesi gerekmektedir.
Bitki örtüsü, kaçak kazılar ve doğal etkenlerin duvarlarda tahribata yol açtığı belirtilmektedir. Kalıntıların belgelenmesi, alanın korunması ve arkeolojik değerinin ortaya çıkarılması bakımından önemlidir.
Foss, C. (1990). Byzantine Malagina and the lower Sangarius. Anatolian Studies, 40, 161–183.
Foss, C., & Winfield, D. (1986). Byzantine fortifications: An introduction. University of South Africa.
Şahin, S. (1985). Adapazarı / Beşköprü mevkiindeki antik köprü ve çevre tarihi coğrafyasında yarattığı sorunlu durum. III. Araştırma Sonuçları Toplantısı, 173–179.
Yıldırım, F. (2004). Sakarya Kaleleri. Adapazarı Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Yayınları.
Günümüzde ayakta olan kaleler, Bizans'ın Sakarya hattındaki savunma sisteminin tamamını temsil etmemektedir. XIX. yüzyılda bölgeyi gezen araştırmacıların kayıtları ve daha eski tarihsel kaynaklar, zamanla ortadan kalkmış başka savunma yapılarının da bulunduğuna işaret etmektedir. Bu kayıp kaleler, özgün savunma ağının kapsamını anlamak bakımından önemlidir.
W. von Diest, Mağara köyünün kuzeyindeki bir kaleden söz etmiş ve yapının nehir üzerindeki dar bir geçiş noktasını koruduğunu belirtmiştir. C. Foss'un kalıntıları tespit etmeye yönelik araştırmalarının sonuç vermediği, yerel anlatımlara göre yapının defineciler tarafından kazılarak ortadan kaldırıldığı aktarılmaktadır.
Yıldırım, F. (2004). Sakarya Kaleleri. Adapazarı Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Yayınları.
Domuztepe Kalesi'nin kalıntılarının defineci tahribatı, yoğun bitki örtüsü ve doğal etkenler nedeniyle zarar gördüğü belirtilmektedir. Alanın arkeolojik değerinin belirlenmesi, mevcut kalıntıların belgelenmesi ve koruma statüsünün güncel kayıtlar üzerinden incelenmesi gerekmektedir.
Foss, C. (1990). Byzantine Malagina and the lower Sangarius. Anatolian Studies, 40, 161–183.
Sakarya Şehir Hafızası. (2024, 8 Kasım). Askerî Mimari: Domuztepe Kalesi. İçeriği görüntüle.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı. (t.y.). Sakarya arkeolojik envanter kayıtları.
Yıldırım, F. (2004). Sakarya Kaleleri. Adapazarı Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Yayınları.
Tersiye Kalesi, Adapazarı'nın güneydoğusunda, Aşağı Sakarya Vadisi içinde ve Tersiye Tepesi üzerinde bulunduğu belirtilen bir savunma yapısıdır. Konumunun ovayı gözlemlemeye elverişli olduğu ve Sakarya Nehri boyunca uzanan savunma hattıyla ilişkili olabileceği düşünülmektedir.
Kaleye ilişkin bilgilerin önemli bir bölümü, XIX. yüzyılda bölgeyi ziyaret eden W. von Diest'in kayıtlarına dayanmaktadır. Bizans dönemindeki savunma faaliyetleriyle ilişkilendirilmesi mümkün olmakla birlikte, yapının belirli bir dönemde güçlendirildiği ve Osmanlı hâkimiyeti sırasında işlevini yitirdiği yönündeki değerlendirmeler ek kanıtlarla desteklenmelidir.
Foss, C. (1990). Byzantine Malagina and the lower Sangarius. Anatolian Studies, 40, 161–183.
Diest, W. von. (1898). Von Tilsitt nach Angora. Petermanns Mitteilungen.
Yıldırım, F. (2004). Sakarya Kaleleri. Adapazarı Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Yayınları.
Geyve Kalesi, Konstantinopolis'ten Anadolu içlerine uzanan tarihsel güzergâhın Geyve Boğazı bölümünün güvenliğiyle ilişkilendirilmektedir. Adını antik Kabaia yerleşiminden aldığı yönündeki görüş, bölgenin tarihsel coğrafyası çerçevesinde ele alınmaktadır.
Roma dönemine uzanan bir geçmişi olabileceği ve Bizans döneminde yeniden kullanılmış veya güçlendirilmiş olabileceği ileri sürülmektedir. Bu değerlendirmelerin arkeolojik ve epigrafik bulgularla desteklenmesi gerekmektedir.
Aşıkpaşazade. (1332 H.). Tevârîh-i Âl-i Osman (Ali Bey, Ed.). İstanbul.
Foss, C. (1990). Byzantine Malagina and the lower Sangarius. Anatolian Studies, 40, 161–183.
Şahin, S. (1987). Katalog der antiken Inschriften des Museums von Iznik (Nikaia). Bonn.
Diest, W. von. (1898). Von Tilsitt nach Angora. Petermanns Mitteilungen.
Yıldırım, F. (2004). Sakarya Kaleleri. Adapazarı Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Yayınları.
Taraklı Kalesi, ilçe merkezinin yakınındaki Hisar Tepesi üzerinde yer almaktadır. Tepe, çevredeki vadilere ve tarihsel yol güzergâhlarına hâkim bir konumdadır. Kalenin İç Anadolu ile İstanbul arasındaki geçiş güzergâhını kontrol etmek amacıyla kullanılmış olabileceği düşünülmektedir.
Kalenin temellerinin antik dönemlere uzandığı, Bizans döneminde ise farklı savunma faaliyetleri kapsamında kullanılmış olabileceği ileri sürülmektedir. Taraklı'nın Osmanlı hâkimiyetine girmesinden sonra kalenin askerî işlevinin sürüp sürmediği, tarihsel kaynaklar çerçevesinde ayrıca incelenmelidir.
Hisar Tepesi çevresinde sur kalıntıları bulunduğu, bunların büyük bölümünün günümüzde yıkılmış olduğu aktarılmaktadır. Kentsel gelişim, erozyon ve bilinçsiz müdahaleler karşısında kalıntıların belgelenmesi ve korunması önemlidir.
Aşıkpaşazade. (1332 H.). Tevârîh-i Âl-i Osman (Ali Bey, Ed.). İstanbul.
Evliya Çelebi. (1896). Müntehabât-ı Evliya Çelebi. İstanbul.
Foss, C. (1990). Byzantine Malagina and the lower Sangarius. Anatolian Studies, 40, 161–183.
Sakarya Şehir Hafızası. (2026, 27 Ekim). Askerî Mimari: Taraklı Kalesi. İçeriği görüntüle.
Yıldırım, F. (2004). Sakarya Kaleleri. Adapazarı Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Yayınları.
Kaynarca Kalesi'nin, ilçenin güneyinde, halk arasında Hisar olarak bilinen yükselti üzerinde bulunduğu belirtilmektedir. Sarıbeyli ve Okçular köyleri arasında tarif edilen bu konum, çevredeki yolların ve geniş bir coğrafi alanın gözlemlenmesine elverişli olabilir.
Çevredeki tümülüsler, Roma dönemi mezar stelleri ve diğer arkeolojik buluntular, bölgenin eski çağlardaki yerleşim tarihi açısından önemlidir. Bununla birlikte, bu buluntular kalenin doğrudan Roma döneminde inşa edildiğini tek başına kanıtlamaz.
Bizans döneminde kullanım gördüğü ve Osmanlı döneminde yerleşimin devam ettiği yönündeki değerlendirmeler, mevcut arkeolojik ve arşiv kaynaklarıyla birlikte ele alınmalıdır. Günümüzde kale yapısının büyük ölçüde ortadan kalktığı belirtilmektedir. Alanın belgelenmesi ve arkeolojik araştırmalarla değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sakarya Şehir Hafızası. (2024, 8 Kasım). Askerî Mimari: Kaynarca Şeyhler Kalesi. İçeriği görüntüle.
T.C. Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü. (1530). 438 Numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Anadolu Defteri. Ankara.
Yıldırım, F. (2004). Sakarya Kaleleri. Adapazarı Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Yayınları.